'Eğitimde seferberlik istiyorum'
Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, Yozgat’ın eğitim seviyesinin yükseltilmesi adına, eğitim gören çocuklardan önce, öğretmen, okul müdürü ve milli eğitim müdürlerinin kontrol edilip, karnelerinin çıkarılacağını belirtti.
Eğitim, öğretim değerlendirme toplantısında konuşan Bekir Bozdağ, Yozgat’ın eğitimin gelecek hedeflerini anlattı.
Bozdağ, “İlçe milli eğitim müdürleriyle yılda en az iki defa toplantı yapılsın. Onlardan ilçelerinin eğitim karnesi istensin. Hem orta öğretime geçişteki başarıyı hem üniversiteye geçişteki başarıyı. Birde ilçe milli eğitim müdürleri ve tüm okul müdürlerinin katıldığı bir toplantı yapıp Yozgat’ın eğitimi masaya yatırılabilir. Ondan sonra da bölüm bölüm, fen lisesi müdürleri, Anadolu lisesi müdürleri, imam hatip lisesi müdürleri ile ayrı ayrı bir toplantı yapılıp durumları sorulsun. Birbirimizin eksiğini görelim. İlçe milli eğitim müdürleri de öğretmen öğretmen takip etmesi lazım. Tüm okullardaki öğretmenlerimizin öğrencilerini fen liselerindeki öğrenciler gibi kaliteli yetiştirebileceklerine inanıyorum. Emek verirlerse, üzerlerine düşerlerse yetiştirebilirler. Bu işin üzerinde inanarak durmamız lazım. Çocuklar iyi değil diyen öğretmenin kendi iyi değildir. O çocuk neden iyi olmasın. Acayip zeki çocuklarımız var. Köylere gidip bakıyorum. Öyle çocuklar var ki canavar gibi. Eğer onlar iyi işlenseler şehirlerdeki en iyi okullarda okuyan öğrencilerden daha iyi olurlar. Ama işlenmeyince köreliyor o çocuklar. Onun için burada çocuklarımızdan önce öğretmenlerimizi, okul müdürlerimizi, milli eğitim müdürlerimizi kontrol edip karnelerini çıkarmamız lazım. Her milli eğitim müdüründen karnesini alacağım ve her sene bu toplantıyı yaptığımız zaman karnesini önüne koyacağım. Burada ilçe kaymakamlarına ve belediye başkanlarına da önemli görevler düşüyor. Bütün arkadaşlarımızdan bu işin üzerine düşmelerini istiyorum” dedi.
“EHEMMİYET VERİLMELİ”
Yozgat’ta eğitimde kaliteyi artırmak için ilk, orta ve liselere ehemmiyet verilmesi gerektiğini ifade eden Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, “Biz Yozgat’ta başarılı lise öğrencilerinin elimizden kaçmasından korkuyoruz. Bundan korkmayın. Sosyal bilimler, fen lisesi, Anadolu lisesi gibi Türkiye’nin marka liselerini kazansın çocuklarımız, İstanbul’a gitsin, Ankara’ya gitsin. Siz yeter ki o liseleri kazanabilecek çocuklarımızı yetiştirin. Öğrencilerimizi en iyi liselere göndermek için bir rekabetimizin olması lazım. Çocuklarımızı iyi eğitim veren kurumlara yönlendirme konusunda işin üzerinde el birliği ile durmamız gerekir. Bizim dışarıya gönderdiğimiz öğrenciler kadar dışardan da Yozgat’a gelen öğrenciler var. Buda bizim için oldukça önemli. Bu kaynaşma bakımından da, sosyal bütünleşme bakımındın da son derece önemli” diye konuştu.
“262 MİLYON LİRA HARCANDI ANCAK”
Bozok Üniversitesinin 2006 yılında kurulduğunu hatırlatan Bekir Bozdağ, Üniversiteye bugüne kadar 262 milyon 233 bin lira harcandığını kaydetti.
Bozdağ, “Bu harcama ise sadece fiziki mekanlarla ilgi olan harcama. İlimiz öğrenci yurtları bakımından da iyi bir noktada. Önümüzdeki dönemlerden itibaren Bozok Üniversitesine gelen kız olsun erkek oluşun tüm öğrencilerimiz barınma sorunu yaşamayacaklar. Yozgat bu yönde de Türkiye’de çok önemli bir noktaya geldi. Bozok üniversitesi her geçen gün daha iyi bir noktaya doğru ilerliyor” şeklinde konuştu.
“YETERSİZ!”
Öğrenci sayısındaki artışın yetersiz olduğunu vurgulayan Bekir Bozdağ, “Bizim bu rakamın üzerine çıkmamız gerekiyor. Bir ikinci konu ise bizim takip ve kontrolü Yozgat’ta çoğaltmamız lazım. Bir ilçe milli eğitim müdürü hangi okulda matematik ortalaması kaç, hangi okuldan kaç kişi fen lisesini kazanmış, üniversiteye kaç öğrenci yerleşmiş bunu bilmesi lazım. Bizim bu konuda takip ve kontrolü iyi yapmamızda fayda var” dedi.
“SEFERBERLİK İSTİYORUM”
Uyuşturucu ile mücadelenin çok önemli olduğuna dikkat çeken Bekir Bozdağ, herkesten seferberlik istediğini belirtti.
Bozdağ, “Uyuşturucu müptelası insanları gördükçe benim dünyam yıkılıyor. Bir çocuğun bu bataklığa düştüğünü bilip ilgililerle paylaşmak ahlaksızlık değildir. Kendini bataklığı sürükleyen birini kurtarmak ispiyonculuk değildir. Bu illeti getireni, satanı biliyorsanız söyleyin bizde tepesine binelim. Bu işin ticaretini yapanları alıp içeri atalım. Bu illetin kullanıcılarını da alıp tedavi ettirelim. Yeni kişilerinde kurban olmasını engelleyelim. Bu bakımdan okul müdürleri, öğretmenler, müstahdemler, güvenlik görevlilerinin dikkati çok önemli. Uyuşturucu ile ilgili her birimizin mücadele etmesi şarttır” diye konuştu.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.