Altın 6441.34 %1.54
BIST 14421.15 %0
Dolar 46.4316 %0.03
Euro 53.5017 %-0.24
Sterlin 61.561 %0.14

Ankara Ulus Sebze Meyve Hal’inde İşler Nasıl?

Ankara Ulus Sebze Meyve Hal’inde İşler Nasıl?

Türkiye’de yaşanan ekonomik süreç devam ederken, akaryakıt zammı sonrası iğneden ipliğe gelen zam dalgası çığ gibi büyüyerek devam ediyor. Başkent Ankara’da dar gelirli vatandaş yaşamını sürdürebilmek için ucuzlukları takip ediyor. Ekonomik sıkıntı içerisinde bulunan insanlar daha ucuz ürün alabilmek için çarşı pazar dolaşıyor acaba daha ucuz nereden ve nasıl alabilirim düşüncesi ve kaygısıyla hareket ediyor.

Türkiye’de yaşanan ekonomik süreç devam ederken, akaryakıt zammı sonrası iğneden ipliğe gelen zam dalgası çığ gibi büyüyerek devam ediyor. Başkent Ankara’da dar gelirli vatandaş yaşamını sürdürebilmek için ucuzlukları takip ediyor. Ekonomik sıkıntı içerisinde bulunan insanlar daha ucuz ürün alabilmek için çarşı pazar dolaşıyor acaba daha ucuz nereden ve nasıl alabilirim düşüncesi ve kaygısıyla hareket ediyor. Bu kapsamda ucuz alabilmek adına dar gelirlinin uğrak yerlerinden biri olan Ulus meyve sebze halinde işler nasıl? Esnaf bu gelişmelere ne diyor?

Çamlık Ankara olarak bu kez de Ulus Sebze Meyve Haline gittik ve hem vatandaşa hem de esnafa mikrofon uzattık. Ankara Büyükşehir Belediyesi bünyesinde Ankara halkına hizmet veren halde işler ne durumda. Esnaf yeterince iş yapabiliyor mu? Yaşanan son zamlar hal esnafına nasıl yansıdı? Bu gelişmeleri hem vatandaş cephesinden hem de esnaf cephesinden ele alarak, son zamların ardından müşteri sıkıntısı çekiliyor mu? Ürünlerin fiyatları ne durumda zamlar kendilerini nasıl etkiledi? Vatandaş açısından ele alındığında ise fiyatlar nasıl uygun mu? Yeterli oranda alış veriş yapabiliyor mu? Özellikle yaz mevsimi dolayısıyla meyve ve sebzeyi uygun fiyata yeterince alıp tüketebiliyor mu? İşte tüm bunları öğrenmek adına Ulus semtinde bulunan Hal’e gidip mikrofonumuzu uzattık ve sorularımıza aldığımız yanıtlar şöyle;

Esnaf Bektaş Varol: Ben 34, 40 yıldır buradayım. Hiç memnun değilim bu esnaflarımızın içinde. Her gün bir fiyat oluyor. Bir şey kazanamıyoruz. Paça 50 lira, kelle 60 70 lira. Gel de bunun içinden çık. Emeklilere zam vermediler. Ancak kendilerini düşünüyorlar. Seni beni düşünen yok. Hiç kimse düşünmüyor.  Evim kira 4 bin 800’dü. Şimdi 10 bin istiyor.  Emekliyim sabah sekiz de geliyorum akşam sekize kadar çalışıyorum. 100, 150 lira yevmiye alıyorum. Gel de bunun içinden çık. Konuşuyorlar vay şöyledir, böyledir. Elimizden geleni, yaptık ama hiç memnun değiliz. Memurlara veriyor. Emekliye vermiyor. Garibana ver de düşünsün. Evime bir tane paça götüremiyorum. Bir tane tavuk götüremiyorum. Sattığım halde. Müşteri eskiden iyiydi şimdi yok. Kelleye bakıyor. Sorup gidiyor. Sorup gidiyor. Kaç lira diye soruyor 70 deyince gidiyor. Aslında değeri 30 35 lira. Her gün adam zam istiyor. Mal sahibi ne yapsın. Her gün adama fiyat veriyorlar. Etbalık her gün fiyat veriyor. Kesen kasaplarda her gün fiyat istiyor. Yazık günah. Adamlar haklı benzine zam gelince buna da zam geliyor. Mazota zam gelince her şeye geliyor. Vatandaş eskiden ufak tefek kokareç, bumbar alırdı. Şimdi yarım kilo alıyor. İşler o kadar düştü. Akşama kadar 20 bağ paçayı satamıyorum. 20 kelleyi satamıyorum. Samimi içten söylüyorum. Emeklilere gereğini yapacağım dedi. Emekliler onu meclise getirdi. Ama hiç bir şey yok. Sana bana yok. Son zamdan önce biraz olsun hareket vardı. Şimdi işler çokdüştü. Akşama kadar sinek avlıyoruz. Yevmiyemizi zor çıkartıyoruz.

Esnaf Ramazan Aytaç: Hal esnafı olarak, alış veriş durumu şuan çok güzel. Son 5 yılın en iyi yazını geçiriyoruz diyebiliriz. Hal olarak fiyatlarımız gayet uygun. Geçen bir  markete baktım, şok oldum. Uzun zamandır marketlere uğramıyordum. Market’e girdim baktım kayısı 80 lira ben burada 25 liraya satıyorum. Kiraz 60 lira. Ben burada 15’e satıyorum. Burada 30 lira, 60’a üzüm satıyorlar. Market’te pahalı. Bizde uygun olduğu için vatandaş bizi tercih ediyor. Vatandaş bizi bunaltıyor. Ucuz veriyoruz hala üstümüze geliyor. Daha da ucuz almak istiyorlar. Biz zaten ucuz veriyoruz. Bizi bunalmasınlar biz onlara iyi hizmet veriyoruz. Vatandaş emeğimize saygı gösterirse biz onlara daha iyi daha uygun fiyata hizmet vereceğiz. Vatandaş bizi anlasın sıkıntı yok. Emeğimize değer vermiyor, ona üzülüyoruz. Ekonomi iyiyken de aynı şeyleri yaşıyoruz. Sıkıntı çeken bir kesim var ama Türkiye’deki vatandaşın yüzde 70’i 80’ni iyi durumda.

Esnaf Yusuf İşitmez: Şuan işler kesat iş yok. Yaz olduğu için havada sıcak. Sıcak’tan dolayı biraz fiyat da pahalı olduğu için. İnşallah Bir aya kadar düzelir. Yaz olduğu için normal ama kış olunca yoğunlaşıyor.

Esnaf Ergün Dur: 40 senedir hal esnafıyım. Yaz mevsimi olduğu için işler düşük olur. Biz sakatatçı olduğumuz için bizim işlerimiz biraz daha düşük oluyor. Kış mevsimi geldiğinde balık ve sakatat burası daha canlı oluyor. Burası halk pazarı. Bütün dünya ülkelerinden gelen insanlar var. Yabancılar burada çok oluyor. Çok güzel de alışverişleri oluyor. Sakatat 11’nci ay başlar 4’ncü aya kadar. Ondan sonra işler düşer. 3, 4 ay yatarız. Ama sebze meyve için ucuz olduğundan buraya yoğunlaşıyorlar. Daha çok yabancılar yoğunlaşıyor. Burada alışveriş yapan müşterilerin yüzde 60, 70’i yabancı ülkelerden gelenler. Yabancı ülkelerden ve konsolosluktan çalışanlar gelip alışveriş yapıyor. Onlar burayı daha cazip görüyor.

Fatma Kalmaz: Hal, Pazar fiyatlarından daha indirimli, daha uygun. Dün pazara gittim. Kiraz 50 liraydı, burada 35 lira.  Daha uygun marketlere göre. Vatandaş burayı tercih eder. En basitinden 7, 8 lira bir demet maydanoz burada 5 lira. Herkes gelip alsın. Biz de gelip alıyoruz. Her şey alamıyoruz zaten. Seçip en önemli şeyleri alıyoruz. Her şeyi almaya kalsak alamayız.

Esnaf Mustafa: 20 yıldır buradayız. İşlerimiz iyi bir sıkıntı yok. Müşteri var. Her yerde müşteri var. Bizleri etkilemedi. İşler tıkırında. Onlara zam geldi. Bizim malzemelere de zam geliyor. Dolayısıyla sıkıntı yok. Şikâyet de yok. Herkes halinden memnun. Fiyatlarda gayet ucuz. 10 lira 15 lira domates. Hem de Ayaş domatesi.

alım gücü yok. O yüzden aşure ayı olmadı. İşsizlik var. Vatandaş ancak meyve sebze alıyor. Çerezin yanına yaklaşan dahi yok. Ülkenin birliği, dirliğini istiyoruz.

Esnaf Şemsi Canikli: İşler çok düşük. Durgun öyle ahım şahım bir iş yok. Son zamlar baya baya olumsuz etkiledi. İşler yarı yarıya düştü. Bugün 100 kilo sucuk satarken, 6, 7 kilo ancak satıyoruz.

Ahmet Koçak: Her şey çok pahalı. Alışveriş çok düştü. Her kes bildiği gibi satıyor, fiyatı. Her şeye zam geldi diyor. Her şeye zammı geldi. Kendi kendine mi geldi zam. Mazota zam geldi diyor ve istediği gibi zam yapıyor. Alamıyoruz. Şu peynire bak. Peynir mi ne belirsiz. Kilosu 85. Kireç mi peynir mi belli değil. Bizim memlekette böyle değil. Hatay İskenderun’da. Depremzedeyim. 6 aydan beri buradayım. Hal de pahalı burada. Memleket bitmiş. Herkesin alım gücü bitmiş. Herkes parasına göre alışveriş yapıyor.

Kübra Yalçın: Bence kötü fiyatlar. İki tane yeşillik aldık 20 lira verdik. Geçim zor. Perişan  durumdayız. Bence hükümetin bir şeyler yapması lazım. Asgari ücret yerinde dursun. Zam olmasın. O şekilde bir şeyler yapılabilir. İnsanlar ek işe gitmeyince geçim gerçekten zor. Ev kiraları arttı. Her şeyin fiyatı arttı. Bence marketle, Hal fiyatları hemen hemen aynı artık. Önceden zincir markete gittiğimizde ucuzluk var diyorduk ama artık aynı fark yok, her yerde fiyat aynı. Keşke düzeleceğine inansak  ama düzelmiyor.

Esnaf: İşler kötü. Yaprak kımıldamıyor. Fiyatlarda ucuz. Şeftali 25 lira. Yine de iş düşük. Alım gücü yok. İki kişi gelse buraya 70 lira. Verip gelemiyor. İşler tamamen bitti.

Para yok. Eskiden bambaşkaydı. marketler fazla yoktu. En güzel yer haldi. Pazar fazla yoktu. Burada Banka vardı. PTT vardı. Şu , bu vardı iş vardı. Şimdi kimse yok. Hepsi gittiler. Taşındılar. Burada modern çarşı vardı. Bütün esnaflar oraya geliyordu. Oradan da hal’e geliyordu. İşler iyiydi. Son zamlar bizi çok zarara soktu. Zararı çok dokunuyor. Şimdi emekliler geliyor, peynir zeytin alıyor. Hal çok ucuz ya. Hal bom boş kimse yok.

Esnaf: İş yok. Hayat biraz pahalı  idare ediyor millet ne yapsın. Birde hava sıcak. İşler iyi. Hayat güzel. Memleket güzel. Ne olacak. Millet iyi. Maaş alıyor bol bol ne olacak. Allah devletimizden razı olsun. Cumhurbaşkanı bakıyor.

Esnaf Zekeriya Hakbilen:  Biraz sıkıntılı. Hiç iş yok. Şu ulaşıma zam gelince işler iyice durdu. Sıcaklar bir yandan. Maaşlara zam vermedi bir yandan. Kiralar arttı bir yandan. Her şey çok pahalı hiçbir şey alınmıyor. İş yok. Para yok ki millette. Herkes köyünde. Para yok ki.

Atatürk’te faniydi. Ama ne dedi. Ben bir gün öleceğim ama fikirlerim ilelebet olacak.  Ama şimdi ben emsal ve üstü tapıyorlar bir şeye. Neye tapıyorlarsa. Gençlerin durumunu ümitsiz görüyorum. Genç çocuğumda var. Asgari ücretle çalışıyor. Benim imkânlarım olmasa ne kız verirler, ne dam verirler. Bir asgari ücretli bir evde oturamıyorsa ben evi ona vermem. Alacağı 15, 20 bin liraya, benim kiramı mı verecek. Çoluk çocuğa… yazık yani. Biz emekli olduk bir anlamda rahatladık ama gençler. 10 bin lira alacak ki 10 bin emekli maaşı bağlanacak, zamanı gelince. 2008’de emekli bağlanma hakkını elimizden aldılar reform diye.  Hal’de  gelir oranına göre pahalı buluyorum. 30 liradan aşağı meyve yok. Memur maaşını dikkate alsak bile geçim çok zor gerçekten zor.

Esnaf: Durum, normal. Alma gücü normal. Millet daha krizden çıkmamış. Eskiden şu üzümden 2 kilo alıyordu, şimdi 1 kilo alıyor. Alma gücü var. Asgari ücrete zam şimdi 3 defa geliyor. Eskiden 1 defa geliyordu. ^milyarsa 5 milyar oluyordu. Eskiden dolmuş 10 liraysa 12 lira oluyordu, 17 lira olmuyordu. Fiyatlar şu ana kadar yüksek. Adam 20 milyara daire kiralayacak daire bulamıyor. Müşteri normal. Bütçesine göre. Eskiden 2 kilo alıyordu, şimdi 1 kilo alıyor. Şükrediyor. Ne yapalım. Listede ne var, yarısını alıyor. İster istemez idare ediyor.

destek bekliyoruz. İndirim bekliyoruz. Ekmek dünya para olmuş. Domates dünya para olmuş. Bugün aldığımızı yarın alamıyoruz. Biz Cumhurbaşkanımızdan eski elimize dönmemizi bekliyoruz. Gördüğümüz kuru kalabalık. Gelip gidiyorlar. Ellerinde poşet olanı göster. 5 kilo alacağına yarım kilo alıyor. Şuan iş yok ki. Şuan bir ekmek kaç para ki. 6 lira az paramı. Bir kira 7, 8 bin lira. Çocuğunun okula gitmesi bir para o nasıl olacak. Halk olarak bu durumdan hepimiz şikâyetçiyiz. Zamların önüne geçmek lazım. Cumhurbaşkanı yapacak. Zabıtaya bakacak, esnafa bakacak. Bu adam pahalı mı veriyor, ucuz mu veriyor kontrol etmesi lazım, hepsini. Tüm memleketi. Sabah kalkıyoruz marketten bir su alıyoruz 5 lira‘1 saat sonra 15 lira, bu nasıl oluyor. Teftiş etseler ceza yazsalar onlara hiçbir şey olmuyor. Bizde esnafa diyemiyoruz aldığımız fiyat bu, size şu rakamı yazacağız diyemiyoruz.  Esnaf malımızı alamadığı zaman boynu bükük kalıyor. O zaman bizim de boynumuz bükük kalıyor.

Vedat Ardıç: Her şey pahalı. Köyde ucuz burada pahalı. Ben köylü çocuğuyum yeni bıraktım geldim. Kazanamıyoruz. Ürettiğimiz bizden bedava alıyorlar. Bize kazandırmıyorlar. Kazandırmadıkları için bura böyle pahalı. Buradakiler yapıyor ne yapıyorlarsa. Peynir aldım kilosu 200 lira. Bunu ben üretiyordum. 5 kilo sütten 1 kilo peynir oluyor. Süt’ün kilosu şimdi benim köyümde kilosu 10 lira. 50 Lira yapar. Bu 150 lira fark nereden geliyor. Ben yediriyorum içiriyorum, 50 liraya mal ettiğim burada 200 lira. Buradaki fiyatlar ortama göre normal. Memnun değilim. Şuan burada ortama göre normal.

Kaynak:Haber Merkezi

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.