Çiftçi Pasa ve Girdiye Yenildi: Milletvekili Lütfullah Kayalar'ın TBMM'deki Konuşması Gündem Oldu!
İYİ Parti Yozgat Milletvekili Lütfullah Kayalar, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) Plan ve Bütçe Komisyonunda 2024 yılı Tarım ve Orman Bakanlığı bütçesinin görüşüldüğü oturumda önemli bir konuşma yaptı
Siyaset hayatında Tarım, Orman ve Köyişleri Bakanlığı da yapan İYİ Parti Yozgat Milletvekili Lütfullah Kayalar, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda çiftinin sorunları, beklentileri ve çözüm önerilerine dair önemli paylaşımlarda bulundu.

Çiftçiler üretim ve hasat sezonunda mağdur oldu
Kayalar, çiftçilerin buğday ve arpa hasadında yaşadığı sıkıntılara işaret etti. Toprak Mahsulleri Ofisi'nin alım fiyatlarının gerçekleşmediğini ve randevu sistemi, kota uygulamaları, randıman ve nakliyeyle ilgili sorunların çiftçileri mağdur ettiğini belirtti. Ayrıca, ödemelerin gecikmesi ve iklim koşulları nedeniyle üretimde yaşanan düşüklüklerin üreticileri olumsuz etkilediğini vurguladı.

Kayalar, şöyle devam etti:
“Çiftçimizin durumuna baktığımız zaman, gördüğümüz manzara şu: buğday hasadı ve arpa hasadıyla birlikte, Sayın Bakanın ifade ettiği Toprak Mahsulleri Ofisinin alım fiyatlarının, sahada, Toprak Mahsulleri alım merkezlerinde gerçekleşmediğini ve gerçeği yansıtmadığını görüyoruz.
Buğday üretiminde, tahıl üretiminde bu sene inanılmaz sıkıntılar yaşanmıştır. Randevu sisteminde, kota sisteminde, özellikle randımanla ilgili olarak yani buğdaylarımızın kalitesiyle ilgili olarak alımlardaki yapılan uygulamalarda, alımların gecikmesinde, nakliyeyle ilgili olan sıkıntılarda ve özellikle de ödemelerle ilgili olan sıkıntılarda çiftçimiz inanılmaz şekilde mağdur olmuş durumdadır. Bunları sadece burada, meclisimizde, değerli komisyonumuzda konuşma hazırlayarak ifade eden birisi değilim; bunları kantar başında, sahada, çiftçilerimizin tarlasında bugüne kadar yaptığımız tespitler neticesinde söylüyorum.
Tarım Sektöründe Yaşanan Sorunlar Zorluklar Yaşatıyor
Kayalar, Türkiye'nin tarımsal üretimde ve ihracatta yaşadığı sıkıntılara değindi. Girdi maliyetlerindeki artışın çiftçiyi zor durumda bıraktığını, limon tarlalarının sökülmesi ve pancar üretimindeki düşük fiyatlandırmanın sektördeki krizi gösterdiğini ifade etti. Çiftçilerin kredi borçlarının ve tarımsal hasılanın durumuna dikkat çeken Kayalar, Ziraat Bankası'na olan borçların faizsiz olarak yeniden yapılandırılması gerektiğini savundu.
Kayalar;
“Çiftçilerin ihtiyaçları açısından daha kapsayıcı olmalı. Tüm desteklemeler mutlaka o üretim yılı içinde -bu çok önemli- gerçekleştirilmeli. Desteklemeler girdi maliyetleri kapsamında yapılmalı, üretim politikalarını yönlendirici nitelikte olmalı. Desteklemeler uzun dönemli periyotlar için açıklanmalıdır. Buradaki konuşmada, sunumda da yer alan, özellikle, toplulaştırma konusunda Türkiye olarak çok geride kaldık; bu desteklemelerin hem toplulaştırma hem de hukuksal zeminin hazırlanmasıyla birlikte yapılması en önemli konulardan birisidir.
Çok konu var, tabii ki vakti yetiştiremiyoruz. Sulama... Şimdi kuraklık dönemi başladı, bütün dünyada en önemli konu sulamayla ilgili konu. 123 milyar lira civarında -inşallah, bunu doğru söylüyorumdur- Devlet Su İşleri bütçesinin bu işlere yetme şansı yoktur” dedi.

"Çiftçilik bir iş değil meslek olmalı"
Kayalar, konuşmasının sonunda gençlerin çiftçiliğe teşvik edilmesi gerektiğini ve çiftçiliğin bir meslek olarak kabul edilmesi gerektiğini ifade etti. Bu açıklamalar, Türkiye'de tarım sektörünün mevcut durumunu ve bu alanda yaşanan sorunları ön plana çıkardı.
Kayalar, sözlerini şu şekilde tamamladı:
“Bir planlama işimiz var. Bu planlamada bütün konularda olması gereken şu: Bakanlığın bunları Türkiye'deki birlikler ve bütün sivil toplum kuruluşları, sanayi kuruluşlarıyla birlikte yapması gerekir. Doğrudan destek ve teşvikler aracılığıyla olması gerekir. Hukuksal altyapı hazırlanması gerekir. Üretim planlaması için Bakanlık kayıt sisteminin gerçekçi olarak tutulması gerekir ama en önemlisi, bunun için Bakanlıkta yeni ve bu işlerle hemhâl olacak, tecrübe kazanacak, bilgi birikimi olacak yeni bir ekibin kurulması gerekir.
Ve son sözüm: Türkiye'nin geleceği gençlerdir, tabii ki yüce Atatürk de -100'üncü yılda da ifade ediyoruz- geleceğimizi gençlere emanet etmiştir. Çiftçilik artık bir iş değil, çiftçilik bir meslek olmalı ve gençlerimizi çiftçiliğe özendirmeliyiz.”
Kaynak:Haber Merkezi
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.