'66 senedir Yozgat'tayım'
Çamlık Gazetesi’nde esnaf köşesinin konuğu Saygı Emlak sahibi Mehmet Saygı oldu. Saygı, mesleğinin geçmişten günümüze yaşadığı değişimleri anlattı.
Mehmet Saygı, 1949 Yozgat doğumlu. 68 yaşında. Askerlik hariç 66 senedir Yozgat’ta yaşıyor.
“ORTAOKULDA
TİCARET
HAYATINA
BAŞLADIM”
Ortaokulda iken fazla okumadım ve ayrıldım. Hükümet konağının yanında Yozgat’ın ilk Saygı muhasebe büromuz vardı. Ağabeyim ile beraber muhasebe büromuzda çalıştım. Daha sonra Tekel bayiliği yaptık. Biz küçüklüğümüzde rahmetli ağabeyim Şahin Saygı ile beraber şimdiki saygılar Sitesinin olduğu yerde evimiz vardı. Ağabeyim ile birlikte eski gazetelerden, ekmekleri ıslayarak kese kağıdı yapardık. Pazarlarda bunları satardık. Un pazarındaki yazanemizde çalıştık. Esentepe’de arsa alarak oraya benzinlik yaptık. Lastik ve akaryakıt, araba bayiliği yaptık.
“HACI
ADAYLARINI
KILIÇ KALKAN
EKİBİ İLE
UĞURLADIK”
Yozgat’ta ilk defa o zaman kalkan burada otobüsler vardı. Otobüslerle 3 otobüs Adliyeye kadar giderdik. Babam o zaman Yozgat Adliyesinde çalışıyordu. Hakkı Havuz da vardı. Hacıların ellerine birer tane şemsiye ve kılıç kalkan ekibi ile otobüslere bindirdik ve Ankara’ya gönderdik. Gazetelerde köşe yazıları yaptım.
“DERNEKÇİLİK
FAALİYETİ
SÜRDÜRÜYO-
RUM”
1992 yılından bu tarafa da Yozgat sanayici ve İşadamları Derneği başkanlığını yapıyorum. 26 senedir dernek faaliyetim var. Dernekçilik bana babam vahit Saygı’dan geçti. THK başkanlığına, Kızılay başkanlığına bakardı. Çalışkan çocuklara Çamlık Milli parkında kamp yaptırırdı. Orada kampta kalırdı. Uzağa gidemeyen kişileri de Kızılay marifeti ile denize gönderirdi. Bundan dolayı da babam altın madalya ile taltif edildi. Kızılay genel başkanı geldiğinde babamın aldığı belgeleri gösterince bunlardan Kızılay müzesinde yok dedi. Bende bunların renkli fotokopilerini çektirerek oraya verdim. Hatta beni Kızılay üyesi belgesi verildi.
“SİYASETTE
BULUNDUM”
Tansu Çiller döneminde Doğruyol partisinde 4 sene il sekreterliği, muhasiplik, Demokrat parti döneminde başkan yardımcılığı yaptım. Hayatımızı şimdi ekonomik değişim olduğu için emlak işi ile uğraşıyorum. Hayıtımızdan da çok memnunum.
“EKONOMİ
ÇOK DAR
ESNAF
PERİŞAN”
Şimdi hayatımızda ekonomimiz çok dar ve esnaf perişan. Vergiler, faizler aldı başını gidiyor. Dolarla dışarıdan girişler oluyor. Senin paran düşüyor. Bunu vatandaşa anlatamıyorsun. Herkes mağdur olacak. Mağdurlar da daha çoğalacak.
“AZ ÖĞRENCİ
GELDİ
DENİLİYOR”
Yozgat üniversite şehri ama tam kapasitesi Yozgat’ta yok. Yozgat’a bu sene çok az sayıda öğrenci geldi deniliyor. Bu da üniversitenin neyinden oluyor bilemiyorum. Yozgat Bozok Üniversitesinin önünde diğer illerin reklamı olduğu halde Yozgat Üniversite talebeleri neden burayı istemiyorlar. 2030 yılında da 25 bin olunca çok hayal bile deniliyor. Üniversite rektörünün bunlara daha iyi bakmasını istiyoruz. Yaz okullarının açılmasını istiyoruz. Ekonomimizin çok güzel olmasını istiyoruz.
“İTİBARIMIZ
PARAMIZDAN
ÇOK DAHA
KIYMETLİDİR”
Hayalimde iyi bir insan olmak var. Soyadımız Saygı. İnsanlara, yaşlılara hürmettir. Bizim düsturumuzda itibarımız paramızdan çok daha kıymetlidir. Babam derdi ki insanların masasında gözünüz kalmasın. Sen hayatta devletin men ettiği bir işi yapma. Hayatında namusunla ne kazanırsa kazan. Yozgat’ta gezerken arkandan kimse laf söylemesin. O düsturda gidiyoruz.
“EKONOMİ EL
DEĞİŞTİRDİ”
Yozgat’ta ekonomi el değiştirdi. Mesela Abbas sayar teyzemin oğlu. Onun kitapları yazdıklarının hepsi bende var. Dışarıdan gelenler bizlere Yozgat ekonomisi nasıl diye soruyor. Ekonomi dönmüyor. Vatandaş parasını bankaya yatırıyor. Bura memur, talebe, emekli şehri diyoruz. Üretim yok. Köyden buraya geliyorlar. Dışarıdan gelenler arabamı koyacak yer bulamıyoruz. Kibrit kutusu gibi ev yapılıyor. Bu ekonomi neden böyle deniyor. Yozgat’ta büyük iş merkezleri yok. Dönerci, telefoncu, market var.
“YOZGAT’IN
TOPTANCISI
YOK”
Yozgat’ın toptancısı yok. Yozgat’ın kazalarla irtibatı olmadığı için Yozgat ekonomide ilerleme yapamıyor. Üretim yok. Bizim insanımız tembel. Kimse çalışmıyor. Herkes memur. Adam geliyor buraya. Benim köyde tarlam, traktörüm, biçerim var. Çocuklarım oturmuyor. Gelinler Yozgat’a gidelim diyorlar geliyorlar diyor. Hayvancılık kalmadı. Yozgat’ın mercimeği dünyada bir numaraydı ama yetişmiyor. Devletimiz bunlara teşvik verip geri faaliyete geçirirse canlılık olur.
“MÜLTECİLER
KAMPI
OLARAK
TÜRKİYE’NİN
İKİNCİ ŞEHRİ
YOZGAT”
Mülteciler kampı için Yozgat Türkiye’nin ikinci şehri deniyor. Ondan dolayı buraya mülteciler çok geliyor. Mülteciler buraya gelmese ev kiraları çok düşer. Buraya gelen mülteciler ve Ermeniler de var. Bunlar burada bir müddet kalıyor. Tahsilleri iyi olanlar Amerika İngiltere’ye gidiyor. İşi gücü olmayan insanların çoğu burada.
“AHİLİK
YAPTIĞI İŞİN
EHLİNE
DERLER”
Ahilik eskiden yaptığı işin ehline derlerdi. İnsanların vatandaşın hile hurda yapmayanlara belge verilir. Bundan sonra gelen nesillere devam edilsin denildi. Ama şimdi onlardan bir şey kalmadı.
“SERMAYE DE
ESNAF DA EL
DEĞİŞTİRDİ”
Yozgat’ta esnaf ve sanatkarlarımızda hiçbir müessese anne ve babasının dışında müessesemi yor. Anne ve babanın emrinde oluyor. Otur deyince oturuyor kalk deyince kalkıyor. Adam camide en ön safa oturuyor. Ticarette banka banka geziyor. Çok para nere veriyor oraya yatırıyor. Ticarethane açmaya insanımız korkuyor. Yozgat’ta ekonomi yok. Yastık altında para kalmadı. Herkes ticarethane kurmayı bıraktı. Apartman yapıyor. Bunda para çok. 10-15 kat yaptığı yapan misli para kazanıyor. Bu dururken adam ticaret yapmaz tabi.
“ESNAFIMIZ
UYUYOR”
Esnafımız oturuyor. Adam Kayseri’den 200 km geliyor. 200 km’de geri gidiyor. Daha buradaki esnaf yatağından kalkıp bürosunu açmıyor. Köyleri geziyor. Malını bitiriyor. Çekini, senetini alıp geri dönüyor. 400 km yapıyor. Esnafımız uyuyor. Sen uyursan adam gelir parayı kazanır gider. Sende böyle uyuya uyuya hiçbir şey olmaz.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.