Allah Rızası için kurallara uyun!
Çin’in Wuhan kentinde ortaya çıkan ve Mart ayından bu tarafa ülkemizi de etkisi altına alan covid19 salgınında Yozgat’ta da artışlar yaşanmaya devam ediyor.
Çin’in Wuhan kentinde ortaya çıkan ve Mart ayından bu tarafa ülkemizi de etkisi altına alan covid19 salgınında Yozgat’ta da artışlar yaşanmaya devam ediyor. Yozgat Valiliği tarafından da sıkı tedbirler alınıyor.
Kamu kurumlarına girişlerde HES kodu uygulaması zorunluluğu getirildi. Denetimler artırıldı, covid19 testi pozitif çıkıp karantinada olması gereken vatandaşların tespit edilmesi halinde ise KYK yurtlarında karantinaya alınması kararı alındı. Bunun yanında maske takmayanlara uyarı cezası kalktı, direkt cezalar yazılmaya başlandı. Yozgat Valisi Ziya Polat, cezaların tahsil edileceğini, gerekirse icra takibi başlanacağını belirtti. Tüm bunlar yaşanırken Yozgat’ta halen kurallara uymayanlar, tedbirleri almayanlar ve hastalığa davetiye çıkaranlar ne yazık ki mevcut. Umursamaz tavırlar ise hastalığın yayılmasına davetiye çıkarıyor. Sağlık personelleri son demlerinde hastalıkla mücadele etmeye devam ediyor. Mart, Nisan ayında balkonlarda alkışladığımız sağlık çalışanlarının şu günlerde en büyük isteği alkışlanmak değil, kurallara uyulması. Kurallara uymayan her bir vatandaş, enfekte olan bir çok insan demek.
Devletin kuralları vatandaşını düşündüğü için uyguladığını dile getiren sokaktaki vatandaş da kurallara uyulmamasını ‘kul hakkı’ olarak görüyor. İnsanların kurala uymaması kul hakkı değil mi? Sorusuna Yozgatlı vatandaşın verdiği cevap şöyle;

Sait Erbay: Bu hep hata insanlarda. Devlet hep çalışıyor insanlar için. Ben teşekkür ediyorum. Devletimize ve sağlık Bakanımıza teşekkür ediyorum. Her gün yayın yapıyorlar ağzınıza maske alın uzak durun diyor. İnsanlar uymuyor. İnsanların benliklerinde şişme var.

Davut Gülbahçe: Kul hakkı ama. Gerçek manada şehir içerisinde uyanlar var. Ama uymayanlarda var. Uymayanlara da bir şekilde ikna etmek gerekiyor ama nasıl olacak bende bilmiyorum. Yakınlarımızda ölenler var. Çok yakın olmasa da duyduğumuz ve tanıdıklarımız var.

Kemal kılıçarslan: Yakınlarımda ölen olmadı. O kendine ait bir sorumluluktur. Eğer kendisi bilse kendi sıhhatini düşünebilse mesafeli durur. Hijyenini yapar. Maskesini takar. Ondan sonra hastalık bulaşmaz. Yapmazsa o sorumluluğu kendi üzerinden atmış oluyor ama bir başkasına da bulaştırır.

Göksal Bulut: Var. Yozgat ateş gibi yanıyor. Millet tedbirini almıyorlar. Maske çok koruyucu bir şeymiş. Maske olmazsa olmuyor. Ben telefondan da bakıyorum. Yozgat alev gibi yanıyor. Türkiye genelinde Yozgat ikinci sıradaymış. Günlük 125 kişi ölüm varmış şehir hastanesinde. Başhekim tarafından açıklanmıyor. Tedbirsiz geziyorlar. Bizim emniyet yok. Sağlık tedbiri yok. Niye tedbir almıyorsunuz. Alev gibi yanacak bu insan nereye gidecek.

Mustafa Demir: Millet olmanın devlet olmanın gereği birlik ve beraberliktir. Devletin vermiş olduğu emir Allah’ın vermiş olduğu emir kadar kıymetlidir. Bu nedenle milletleri millet yapan birlik ve beraberliktir. Mensubu olduğumuz milliyet ve dinin gereklerini yapmak lazım. Bu da ülkenin ve milletin şahsi menfaatleri ile alakalıdır. İnşallah milletimiz bu ibreti alem için ders alır da devletin emirlerini riayet ederse kısa zamanda bu olaydan kurtulmuş oluruz.

Osmanpaşa Ekici: Yakınlarımda vefat eden yok ama yakalanan var. Bende işyerinde kaptım. Annem, babam, eşim, çocuklarım virüse yakalandılar. Çok şükür kurtuldular. Kul hakkı. İnsanlar biraz daha dikkat etmesi yasım. Kalabalık yerlerden uzak durmaları, maske takmaları lazım. Bunlara dikkat ettiğimiz sürece Allah’ın izniyle inşallah kurtulacağız.

Osman Kaya: Çevremde yok. Kurala uymak şart. İnsanların kurala uymaması kendi lehine. Kendi şerefine. Yaparsa yapar yapmazsa yapmaz.

İhsan Karadaş: Var ama çok üzerine gitmiyorlar. Başınayayla köyünde 7-8 tane korona hastası var. Bazı insanlar inanmıyor ki. Bu korona olduğuna inanmıyor ki. Bundan birkaç sene önce domuz gribi vardı. Bir anda geçti ve gitti. Herkes onun gibi zannediyor. Daha doğrusu bunlar gerçek.

Kazım Er: Giriyor. Bizim insanımız biraz duyarlı. Olabildiğince mesafeye ve maskeye riayet ediyorlar. Sıkıntı çıkaranları ben rastlamıyorum.

Murat Turgut: Yakınımda olmadı. Kul hakkını ne yapacaksın ki. İnsan aldırış etmiyor ki. Vatandaş hastalanıyor. Benim başkasına niye zarar olsun. Onda düşünce yok. Takmak zorundayız ama takmayanlarda var tabi.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.