Altın 6370.28 %0.42
BIST 14421.15 %0
Dolar 46.4338 %0.04
Euro 53.4476 %-0.34
Sterlin 61.4755 %0

Bebeklere bile maaş bağlamıştı

Bebeklere bile maaş bağlamıştı

Bu konuda Hz. Ali “Her sene sende toplanan malı dağıtıyorsun ve ondan hiçbir şeyi saklamıyorsun”, Hz. Osman “İnsanlara bolca yetecek çok mal görüyorum. Şayet insanların sayımı yapılmazsa -ki o takdirde malı alanla almayanı birbirinden ayırt edemezsin- işin dağılmasından endişe ediyorum” şeklinde yorumda bulunmuştu.

Dünden devam

El-Velîd b. Hişâm b. el-Muğîre'nin “Ey Müminlerin Emiri! Ben Şam bölgesine vardım. Oranın idarecilerinin nüfus kütüğü oluşturduklarını ve asker topladıklarını gördüm. Sen de nüfus kütüğünü oluştur ve asker topla!” sözleri üzerine Hz. Ömer, Akîl b. Ebû Tâlib, Mahreme b. Nevfel ve Cübeyr b. Mut'im'i çağırdı. Bunlar nesep bilgisine sahip kimselerdi. Onlara, “İnsanları derecelerine göre yazın” dedi. Hâşimoğullarıyla başlayarak listeleri hazırladılar. Arkasından hilafet sırasına göre Ebubekir ve kabilesi Teymoğullarını, akabinde Ömer ve kabilesi Adîoğullarını yazdılar.
Ömer bu listeye bakınca şöyle dedi: “Vallahi bu şekilde olmasını çok arzu ederdim. Ancak Hz. Peygamber'e akrabalığı esas alarak başlayın. Önce en yakın akrabayı, ardından da onu takip eden yakın akrabayı yazın. Sonunda böylece Ömer'i, Allah'ın koyduğu sıraya koyarsınız.”
Adîoğulları'nın şu sözleri dönemin hakim bakış açısını gösteriyordu: “Sen Ebubekir'in halifesisin. O da Allah Resûlü'nün halifesidir. Durum böyle! Keşke kendini şu insanların koyduğu yere koysan!” Ömer ise şu çarpıcı cevabı verecekti: “Sizler benim sırtımdan nemalanmak istiyorsunuz. Böylece yaptığım iyilikleri ziyan edeceksiniz! Hayır, vallahi defter sizinle kapansa bile atıyye (maaş) almak için çağrıdaki sıranızı bekleyeceksiniz. Benim, bir yol tutan iki arkadaşım vardı. Şayet onlara muhalefet edersem, bana da muhalefet edilir. Vallahi dünyada fazileti ve yaptıklarımıza karşılık ahirette Allah'ın sevabından umduğumuz şeyleri sadece Muhammed'in vasıtasıyla elde ettik. O bizim şerefimizdir. Onun aşireti Arapların en şereflisidir. Fazilet sırası, ona en yakın olan akrabası ve ardından onu takip edenindir. Şüphesiz Araplar Allah Resûlü ile şeref kazandılar.” (Hz. Ömer'in neseple ilgili bu tasnifi atıyye alma sırasını belirmek içindi. Yoksa kendisinin de ifade ettiği gibi “Ameli kendisini eksik bırakan kişiyi nesebi koşturmaz”.) Sürecek
Hicrî 20. senenin Muharrem (Ocak 641) ayında Hz. Ömer divanın oluşturulmasına karar verdiğinde atıyye çağrı sırasına Hâşimoğullarıyla başladı. Sonra Allah Resûlü'ne en yakın olanı, ardından onu takip edeni sıraladı. Allah Resûlü'ne akrabalık yönüyle eşit olanlar arasındaysa İslam'da kıdemli olanlar öne geçirildi.
Ömer, divana kaydettiği kişilere maaş tayin ederek İslam'da kıdemli olanların ve seferlere katılanların paylarını artırdı. Halbuki Ebubekir Sıddık devlet gelirlerini insanlar arasında eşit dağıtıyordu. Bu durumun gündeme gelmesi üzerine Hz. Ömer uygulamaya “Allah Resûlü'ne karşı savaşanları, onunla beraber savaşanlarla bir tutmam!” sözleriyle açıklık getirdi. Şu örnek de dikkat değer: Hz. Ömer Üsâme b. Zeyd'e 4 bin dirhem takdir etmişti. Hz. Ömer'in oğlu Abdullah b. Ömer de bunun üzerine “Bana 3 bin dirhem, Üsâme'ye 4 bin dirhem takdir ettin. Halbuki ben Üsâme'nin katılmadığı savaşlara katıldım!” diyerek karşı çıktı. Hz. Ömer'in cevabı ise yine adaletten yanaydı: “Ona fazla verdim. Çünkü Allah Resûlü onu senden, onun babasını da senin babandan daha çok seviyordu!”
Hz. Ömer'in ibretlik uygulamalarından biri de her yeni doğan bebek için 100 dirhem gelir bağlamasıydı. Çocuk 10 yaş civarına gelince bu miktarı 200 dirheme çıkarıyor, ergenliğe girince daha da arttırıyordu. Kendisine buluntu çocuk getirildiğinde, ona 100 dirhem maaş bağlıyordu. Ayrıca velisinin her ay alacağı, onun durumunu iyileştirecek bir yiyecek de takdir ediyordu. Ayrıca onlara hayır tavsiye ediyor, emzirme giderlerini ve nafakalarını beytülmalden karşılıyordu. Ayrıca kişilerin yiyecekleri için de aynî ödemeler yapılıyordu.
Hz. Ömer, İslam'daki kıdemi ve hizmeti esas alarak yaptığı dağıtım sonucu zamanla zenginliğin ileri gelen bazı sahabiler arasında yoğunlaştığını görünce uygulamayı gözden geçirmeyi gerekli görerek vefatından önceki aylarda şöyle diyecekti: “Vallahi gelecek yıla kadar yaşarsam insanların en sonunu, mutlaka en baştakilere kavuşturacağım. Onları mutlaka eşitleyeceğim.” Ancak bir suikast sonucu şehit edilmesi bunu engelledi.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.