Bisikletli Thomas'ın Yozgat anıları
134 yıl önce bisikleti ile dünyayı dolaşan ilk insan olan ve Yozgat'tan da geçen Thomas Stevens'ın anıları, heyecan verici notlardan oluşuyor.

1884-1886 yılları arasında 2,5 sene iki tekerlek üzerinde dünyayı dolaşan ilk insan olan Thomas Stevens, güzergahında yer alan Yozgat’tan geçerken Sekili’nin tuzu, Muslubelen’in yokuşu, Yozgat insanının misafirperverliği gibi pek çok özelliğinden bahseden önemli seyyahlardan bir tanesi oluyor. Thomas’ın Yozgat’la ilgili 134 sene öncesine uzanan anıları, heyecan verici notlardan oluşuyor.
Bozok Üniversitesi’nin 160 akademisyenden oluşan dev bir katılımcı kadrosu ile başlattığı, 192 tebliğ sunulacak ‘3. Uluslarası Bozok Sempozyumu’nda, ‘Bölgesel Kalkınma ve Sosyo-Kültürel Yapı’, başlığı altında Yozgat’ı ilgilendiren önemli konulara mercek tutuldu. Yozgat Çamlık Gazetesi’nin tüm kadrosu ile takip ettiği sempozyum dikkat çeken konularından bir tanesi Amerikalı Seyyahın Yozgat anılarından oluşuyor.
Sakarya Üniversitesi’nden Prof. Dr. Haluk Selvi, “Tarihteki ilk bisikletli seyyah Thomas Stevens’in Yozgat izlenimleri” başlıklı konuşmasında bisikletli Seyyah’ın 2,5 sene süren, İngiltere ile başlayıp İstanbul’a, İran’dan Yozgat’a uzanan serüveni anlattı. Yozgat’a dair heyecan verici anıların yer aldığı konuşmasında Selvi, sempozyumun koordinatörü Prof. Dr. Taha Niyazi Karaca’ya teşekkür ederek başladığı ifadelerinde dünyada ilk defa 1884-1886 yılları arasında gerçekleşen bisiklet seyahatinde Yozgat’ın yer aldığını bildirdi.
22 NİSAN 1884’TE SABAH SAAT 08.00’DE BAŞLADI
Selvi, ilk defa iki tekerlek üzerinde gerçekleşen seyahatin, genç seyyahın 22 Nisan 1884’te saat 08.00’de San Francisco’daki evinden içinde bir yağmurluk, bir çift çorap, bir gömlek, bir silah olan küçük bir çanta ve bisikleti ile başladığını bildirdi.
Doğuya doğru yol almaya başlayan ve 103 gün sonra Boston’a ulaşan Thomas’ın, bisikletli gezginlere ilham veren, zor şartlar altında gerçekleşen sıra dışı dünya turunun Yozgat ayrıntılarından da bahsetti.
Önce İngiltere’ye, ardından Fransa, Almanya, Avusturya, Macaristan ve İstanbul’a kadar pedal çeviren seyyahın Anadolu’yu baştan sona geçip Irak’a ulaştığını, İran’da Şah’ın misafiri olarak kış aylarını geçirdiğini söyledi.
SEYAHATNAMENİN YARISI ANADOLU’YA AİT
Prof. Dr. Selvi, seyahatnamenin yarısının Anadolu’ya ait olduğuna dikkat çekti.
Selvi, şöyle konuştu: “1887 yılında Amerika’da kitap haline getiriliyor. Bisikletle dünya turu ismini taşıyor. Kitabın orijinalinde çizimler var. Türkçeye çevrilmiş olan kitapta bir şey yok. Stevens bu yolculuğa çıktığında 31 yaşındaydı. Japonya’da anılarının bir kısmı yayınlandı. Stevens, iki tekerlek üzerinde dünya turunu tamamlayan ilk insan oldu. Alpleri nasıl aştığını, harita olmadan bu kadar ülkeden nasıl geçtiğini bugün hayal bile etmek zor. 19 yy son çeyreğinde Anadolu’da İran’da seyahat etmek gerçekten çok zor bir işti. Güvenlik açısından tek başınasınız. Bazı günlerde yığınlar arasında geceleyeceksiniz. Bazen dağ kenarında elinde küçük bir kamp çadırı ile geceleyeceksiniz. Böyle ilginç bir yönü var. Osmanlı basını da bu seyahate dair bilgiler verdi bize. 10 Ağustos 1885 tarihinde şu bilgileri veriyor. Yuvarlak tekerlek tanımlaması yapmış. Osmanlı devletinde bu araba için isim kullanılıyor.”

YOZGAT-SİVAS VE ERZURUM
Thomas Stevens, yapılan haberde İstanbul Ankara, Yozgat, Sivas ve Erzurum’a geçeceğinin yazdığını anımsatan Selvi; “Kendisi Anadolu seyahatinde Rus memurları tarafından takip edilmemek ve engellenmemek üzere burası çok önemli anılarında sık sık Ruslara dair bilgiler var. Ruslara dair bilgi verirken Anadolu insanının Rusları sevmediğini, nefret ettiğini ve bir İngiliz kökenli olması hasebiyle onun dikkatini çekmek amacıyla Rus düşmanlığı yapıldığını görüyor. Özellikle Çerkezlerin kendisine gelerek Rus alçakları diye sık sık ifadelerde bulunduğunu yazıyor. 1877-78 Osmanlı Rus harbi henüz bitmiş 6 yıl sonrasında bahsediyoruz.
Thomas Stevens’in bindiği bisiklet üzerinde mesafe ölçer alet takılmıştır. Bugün yine bisikletlerde var. Anadolu’da ki seyahatinde tarihi yolu olan eski ipek yolunu kullanır. Yazdığında Ankara’da Sırrı Vali mükemmel bir vali. Ama Ankara’nın en önemli sorunu su sıkıntısı. Katırlar ile tepe üzerinde su taşıyor diye ilginç betimlemelerde bulunuyor. Elmadağ’ı üzerinden de geçerken ırmak dediğimiz bölgeye geçiş yeri yapıyor. Orada tarihi aslan figürünü görüyor. Yazdığında aslanı götürememişler. Sadece aslanın başını keserek götürmüşler diye tarihi eserlere Anadolu’da artık ne hale geldiğini vurguluyor” dedi.
DELİCE ÜZERİNDEN YOZGAT’A GELİYOR
Seyyahın Delice üzerinden Yozgat sınırlarına girdiğini bildiren Selvi, Sekili’nin tuz madeni ile başlayan Yozgat anılarından bazılarını şöyle anlattı:
“Delice üzerinden Yozgat sınırlarına girdiğini söylüyor. Sekili olan yere bir tuz madeni var. Orada Anadolu insanı tamamıyla katırlarla gelerek tuzları karşılıyorlar. Develer taşıma insanlarının vazgeçilmezi diyor.
İNSANLAR İLK DEFA BİSİKLET GÖRDÜ
İnsanlar ilk defa bisikleti görüyorlar. Ankara’da orada düzenlenen gösteri var. Yozgat’a geldiğinde karşılıyorlar. Lütfen bize bir gösteri yap diyorlar. Belediye önünde kalabalık arasında bir gösteri düzenliyor.
TİFTİKÇİOĞLU HANINDA KALDI
O gün akşam Yozgat’ta Tiftikcioğlu Hanı’nda kalıyor. Burada Ermenilerden bahsediyor. Papazdan bahsediyor. Tiftikcioğlu’nun kendisini iyi bir şekilde karşıladığını söylüyor. Buradan geçerken yarım saatte bir dağı tırmandım (Muslubelen’den) aşağıya doğru köhneye vardım Sorgun’a vardığını söylüyor. Sorgun çıkısında bir Ermeni aile olduğunu ifade ediyor. Köhne’de bu gösteriye imkan olmuyor.
KAVUN, DOMATES, SALATALIK YEDİ
Mevsim Ağustos sonu olduğu için bol bol kavun, domates ve salatalık yediğini söylüyor. Çerkezler burada daha farklı. Kendilerine daha has özellikleri olduğunu derli toplu olduğunu ifade ediyor. Yozgat’ın en önemli şeyi Yozgat ve çevresi güzel kadınları ile biliniyor.”
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.