Çiğdemli Belediye Başkanı Ahmet Sungur: Zorlu Bir Süreci Geride Bıraktık
Sorgun İlçesi’ne bağlı Çiğdemli Belediye Başkanı Ahmet Sungur, belediyeyi borçla devraldıklarını belirterek, “31 Mart seçimleri ile beraber 3 ay sancılı bir dönem geçirdik. Ancak şuanda proje üreten, personel maaşlarında sıkıntı yaşamayan, kasasında parası olan personel maaşına zam yapan belediyenin ihtiyacını, hizmetini yapan bir belediye haline geldik” dedi.
Sorgun İlçesi’ne bağlı Çiğdemli Belediye Başkanı Ahmet Sungur, belediyeyi borçla devraldıklarını belirterek, “31 Mart seçimleri ile beraber 3 ay sancılı bir dönem geçirdik. Ancak şu anda proje üreten, personel maaşlarında sıkıntı yaşamayan, kasasında parası olan personel maaşına zam yapan belediyenin ihtiyacını, hizmetini yapan bir belediye haline geldik” dedi.
Çiğdemli Belediye Başkanı Ahmet Sungur Çamlık TV’de Tarık Yılmaz ve Basri Akdağ’ın hazırladığı Ramazan Özel programına konuk oldu. Belediye çalışmaları hakkında bilgi veren Sungur’un açıklamalarından satır başları şöyle;

YEMEĞİN MERKEZİ YOZGAT
Türk İslam aleminin Ramazan’ı şerifi hayırlı uğurlu olsun. Geçtiğimiz günlerde Fatih Altaylı’nın programında bir şey duydum ama inanamadım. Yemeğin merkezi Yozgat diyor. Geçmişteki bazı kültürler buralarda devam ediyor. Şehirleştikçe kültürümüzden, kimliğimizden uzaklaşıyoruz. Kültürümüzün dibine sanki demir, beton atılıyor.
HER İŞİN İÇİNDE OLACAKSINIZ1967 yılında Çiğdemli kasabasında doğdum. İlk ve orta öğrenimini burada yaptım. Ortaokula kısa bir süre ara verdim ve yurt dışına gittim. Sonrasında liseyi Yozgat Endüstri Meslek Lisesinde okudum. Üniversiteye gitmek nasip olmadı. Kayıt yaptırdık ama okumak nasip olmadı. Askere gidip geldikten sonra evlendim ve 3 çocuğum var. 1995 yılında ticarete atıldım. Ticareti sonlandırdıktan sonra tarım ile uğraştık. 1994 yılından bu tarafa siyaset ile ilgili bir hayalimiz vardı. Bu döneme nasip oldu. Daha önce 2 defa adaylığımız oldu ama kaybettik. Kısmet bu döneme oldu. Çok şükür bizde bazen bazı makamlar ağırdır. Neye ağırdır? Baktığınız zaman kolaydır. Emrediyorsun yapılıyor deniyor. Ama öyle değil. Bu sefer siz emek vermiyorsanız yaptığımız işten zevk alamıyorsunuz. Her işin içinde olacaksınız. İçinde olmadığınız bir işten başarı gelmiyor.
ESKİ YERLEŞİM YERLERİNDENÇiğdemli kasabası Yozgat’ın en eski kuruluş yerlerindendir. Selçuklu mimarisi olan bir camimiz vardır. Sorgun asıl burasıymış. O zaman Sorgun’un ismi Köhne imiş. Böyle isim olmaz isim verin diyorlar. Biz de ismimizi veriyoruz ve yıllarca Sorgun köyü olarak kalıyoruz. İsmini veriyorsun ilçelikten köye düşüyorsun. 72 yılında belediye oluyor. 2005-2006 altında çiğdemli adı geçiyor ama resmiyette 2006 yılında Sorgun köyünden kurtuluyoruz. Çiğdemli kasabası resmi olarak ismi geçiyor. Yozgat’ta hemen hemen ender ve belki de bir tanedir. Her evin Almancısı vardır. Her evin de bahçesi vardır. Çilek dediğiniz gibi daha önceki dönemlerde devlet destekli olarak başlandı ve güzel verim alındı. Bizim dönemimizde de 4 bin metre kare bir sera getirmek nasip oldu. Bu yılda tekrar çileklerde e seralarda sıkıntı eve afet oluştu. Çilek fidanı için gerekli girişimleri yaptık.

PROJE GELİŞTİRİYORUZ
Buranın esas alanlarından birisi de bağcılıktır. En eski bağcılık eri burasıdır. Ama geçim şartları insanları şehre doğru yittikçe bağlarımızı da yitirdik. Bununla ilgili proje geliştiriyoruz. Önümüzdeki yıl fide manasında orman bakanlığı ile irtibat halindeyiz. Tekrar bağları canlandırıp üretim olacak. Üretimin ne olduğunu pandemi ve kriz döneminde dünyada tarımın ne olduğu tekrar anlaşıldı. O yüzden şunu unutmayalım ki, İstanbul Şişli, Beyoğlu’ mu köy mü derseniz bundan sonra köyler daha cazip olacak. Buranın üzümünün kökeni Hasandede’dir. Hasandede buraya uygun sofralık üzümdür. Çok tatlıdır. Pazarlarda çiğdemli pekmezi deyince meşhurdur. Bizden sonra burada kalmayınca Faraşlı üzümü denmeye başlandı. Ama zamanında Çiğdemli üzümü ve pekmezi deyince herkes gözü kapalı alırdı.
İYİ YÖNETİLMELİBizim tarım politikalarında da öngörülmezliğimiz yok. Hangi bölgede hangi mahsul yetişir o yöne doğru gitme imkanı olursa daha iyi olur. Bir çiftçiye bakıyorsun her şeyi yetiştirmeye kalkıyor. Ama sen bu bölgede, sen şu bölgede denilirse başarı daha iyi gelir. Örneğin bir nohutun gübrelemesi farklı, buğdayınki farkı, bağcılığın ki farklı. Hepsini birden öğrenme zor. Ama bir iki alanda gidilirse öğrenilir. Ona göre gübreleme yapılır daha iyi olur. Mesela bu sene patates para ediyor. Bir sene sonra patates ekiliyor elinde kalıyor. Soğan aynı şekilde elinde kalıyor. Maalesef bizde kimin ne ektiği konusunda kayıtlarda da sıkıntı var. Bütün üretilen her şeyin kayıt altına girmesi gerekiyor. Maalesef o zaman çiftçi çok büyük sıkıntı yaşıyor.
SADE BİR HAYATIMIZ VARBiz şatafatlı bir hayat yaşamadık. Babamız yurt dışındaydı. Almancı çocuğuydum ama hep köylü çocuğu olduk. Bazı göründüğü gibi yaşam tarzımız olmadı. Babamız çalıştı. Bizlere baktı. Biz babamızdan babamız bizden memnundu.
Belediyede İşin içinde mutfağında olmak aslı budur. Dünyanın en iyi ustasısınız ama mutfaktan haberiniz yok. Hiçbir manası yok. O işler nasıl dönüyor işin başsında olmadığın sürece eseri, ürünün evini, tadını almadığın sürece bir manası yok.

ZOR KARARLAR ALDIK
31 Mart 2019 yılında seçimi aldık. 2 gün sonra ilçe seçim kurulunu ziyarete gittik mazbatayı almak için. O gün adliyede icra müdürü hoş geldin dedi. Tanımadığımız bir sima. Dedi ki mazbatayı nasıl olsa alırsın sohbet edelim dedi. Yakalama emri var araçlarda, hesaplarda bloke ve icra var. Bizim hiç haberimiz yok. Bir kısım borç olduğunu biliyorduk ama bu kadarını bilmiyorduk. 3 ay sancılı dönem geçirdim. Buradan nasıl çıkılacak. Eski belediye başkanı da diyordu. Masanın öbür tarafı ile bu tarafı farklı. Biz bunları biliyorduk. Ben meclis üyeliği dönemi de olduğu için yabancısı da değilim. Jandarma iki defa yakaladı. Birinde ilçe başkanı ile giderken diğeri de arabada eşim ve çocuklarım varken yakaladı. Nasıl çözüm bulabiliriz diye her yere gidiyoruz. Personel maaşını ödeyemedik. İlk maaşı arkadaştan emanet alarak cebimizden tamamladık. Üçüncü ay sonunda kararsızlık belirdi bende. Ciddi bir şekilde istifa düşündüm. Bakıyorsun diğer arkadaşlar güle oynaya kendime bakıyorum biz neyiz diyorum? Mevlam emin olun niyetiniz iyi olursa mutlaka bir çıkar yolu gösteriyor. Birilerinin canı yansa da kendiniz üzülseniz de önümüzde iki tane alternatif var. Ya personel çıkaracaksınız ya da güzel bir hizmet güneş enerjisi kurulmuş onu satacaksınız. 700 KW’lık Ges var. Üçüncü olarak da kepçeleri de satacaksınız. Çünkü icra kapıda. Kıpırdama şansınız da yok. Bu 5-6 ay gibi süre geçti. Sonucunda zor bir karar verdik. Personel çıkartma zorunda kaldık. Diğer beldeler 7-10 kişi ile çalışırken bizde 35 personel vardı. Bizde hizmet bekleyen insanlarımız var. Vatandaşları geri düzeldiği dönemlerde geri alma şansımız var. Ges’i sattığımızda o günü kurtarırız. Biz ikinci yolu seçtik. Çıkarttığımız arkadaşlar bunlara üzüldü. Oy vereni bıraktı vermeyeni çıkarttı dendi ama böyle bir şey yok. 35 personelden 30 tanesi giden arkadaşa 5 tanesi de bana oy verdi. Kalanda 20 personelim var. 16 tanesi giden arkadaşlara oy veren arkadaşlar. Biz toplantı yaptık. Adam çıkartmam gerekiyor. Kim işinde düzgün çalışıyorsa ona göre takip edeceğim dedim. Zor bir karardı ama bunu almak zorundayız. Hükümeti ve partimize gittik. Bize destek olun kaynak aktarın dedik ama bir çözüm bulamadık.
HERKES FEDAKARLIK YAPTIŞu anda kasasında parası olan personel maaşına zam yapan belediyenin ihtiyacını, hizmetini yapan bir belediye haline geldik. Örnek aldığımız belediyeler de borcumuz bir kenara önündeyiz de diyebilirim. Meclis üyelerimden Allah razı olsun. 3 yıl oldu. Ne ben harcırah aldım. Ne de onlar görev yerlerine oturduklarında yevmiye aldı. Kendimizden başlayacağız dedik. Hepsinden Allah razı olsun sen öyle uygun gördükten sen almadıktan sonra bize de almak olmaz dedi. Onlarda fedakarlık yaptı.
ACİL PROBLEMLERİ ÇÖZÜME KAVUŞTURDUKAcil problem bize göre herkesin durumuna göre öncelik. Bizim birinci sorunumuz belediyenin burada yağmur yağdığı zaman mahalleyi su basıyordu. Bunu genel başkan yardımcımız Sadir Durmaz Bey ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Genel Başkan Yardımcısı Özhaseki Bey ile birlikte bin 300 metre boru ile yağmur sularını dere yatağına bağladık. Yağmur suları dere yatağına bırakılıyor. Bütün beldelerin sıkıntısı nüfus yetmediği için yeni mahalleler oluşturuldu. Yeni mahalle demek yeni hizmet demek. Mahallelerin öncelikleri var. Mahallelerin su deposu sıkıntısı, yol sıkıntısı vardı. 2021 yılında mahalle adına ne talebe geldilerse fazlasıyla yaptık.

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.