Çin'den papyonlu gelince Gerçeği Yozgat'ta yapıldı
Çin’de yaptırılan Seyit Onbaşı heykelleri papyonlu ve smokin giydirilmiş olarak üretilince devreye Yozgat girdi. Aydıncık Sanat Atolyesi’nde en ince ayrıntılar dikkate alınarak bir destanın kahramanı Seyit Onbaşı’nın gerçek heykelleri üretilerek Çanakkale’ye gönderildi.
Çin’de yaptırılan Seyit Onbaşı heykelleri papyonlu ve smokin giydirilmiş olarak üretilince devreye Yozgat girdi. Aydıncık Sanat Atolyesi’nde en ince ayrıntılar dikkate alınarak bir destanın kahramanı Seyit Onbaşı’nın gerçek heykelleri üretilerek Çanakkale’ye gönderildi.

Yozgat’ın Aydıncık İlçesi’nde 4 yıl önce kurulan sanat atölyesinde üretilen heykeller önemli kurum ve kuruluşlar aracılığı ile Türkiye’nin dört bir yanına gönderiliyor. 2008 yılında Çanakkale için Çin’de yaptırılan Seyit Onbaşı heykellerinin papyon ve smokinli yaptırılmasının ardından devreye Aydıncık Sanat Atölyesi girdi ve Seyit Onbaşı’yı yansıtan gerçek heykeller üretildi.
Aydıncık Sanat Atölyesi Heykel Tıraşı Erol Gürgen, Yozgat Çamlık Gazetesi’ne Çin’de üretilen heykel tıraşlarla ortaya çıkan tarihi hata ve gafı anlattı.

Çinlilerin Seyit Onbaşı’nın boynundaki muskayı papyon zannettiğini söyleyen Gürgen; “Bu sene Çanakkale’ye Seyit Onbaşı’nın heykel çalışmasını yaptım. Bunun sebebi oradan gelen bir istek üzerineydi. Çin’e model yaptırmak için gönderiyor bir kurum boynundaki muskayı Çinliler papyon zannediyor ve tırlar dolusu papyonlu Seyit Onbaşı geliyor, hatta smokinli geliyor. Ve diyorlar ki papyonun bir tarafı herhalde kırıldı bu şekilde papyona tamamlayarak gönderiyorlar. Bu sene yaptığımız Seyit Onbaşı heykeli de Çanakkale’de kullanıldı” dedi.

Aydıncık Sanat Atölyesinde üretilen Seyit Onbaşı heykelinde her türlü ayrıntıya dikkat edildiğini söyleyen Gürgen, şunları söyledi; “Seyit Onbaşı’nın heykelini yorumladığımda yüzde bir acı ifade olması gerekiyordu ve iman gücü. Dişlerini sıkması ve aynı zamanda bir mermiyi kaldırdığında kabaca kaldırma değil de hemen kalçanın üzerindeki kemiğe mermiyi koyarak, yükü orada taşıyarak (Bu ergonomik olarak da çünkü insan yükü kaldırdığında direk kalça üzerinde kullanarak kaldırır) kaldırması. Hikayeyi okuduğumda kaldırış şeklini de anlatıyordu çünkü. Aynı şekilde ben heykele yansıttım. Çin’de yapılan Seyit Onbaşı heykellerine baktığımızda komedi, gerçekten komedi modelleri ortaya çıkmış adeta dalga geçilmişti. O ruhla yaptım bu çalışmayı.”

Heykeltıraş Gürgen, türkünün dahi hikayesi ile dinlenmesi gerektiğini hatırlattı.
Yaptığı her eserin hikayesini mutlaka dinlediğini, araştırdığını ifade eden Erol Gürgen; “Bir türküyü dahi dinlerken hikayesini dinlediğinizde türkü başka bir şekilde algılanıyor o zamana gitmemiz gerekiyor. Seyit Onbaşı Heykelini yaparken de aynı şekilde. Keza Milli İrade Heykelimi yaptığımızda da o günü yaşayarak yaptık. Çünkü orada bayrağı koruma, kitabı koruma, toprağı koruma, vatanı koruma, bu amaçla zaten halk çıktı dışarı. Bir siyasi amaçla çıkmadı dışarı. Benim görüşüm oydu ve ona yönelik heykeller çıkıyor, ona yönelik çalışmalar çıkıyor. Buradaki de ona yönelik yapılmış bir çalışma” diye konuştu.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.