Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Çamlık TV’ye konuk oldu : YOZGAT İÇİN BAYRAK YARIŞI
Cumhurbaşkanı Yardımcısı hemşerimiz Fuat Oktay, Yozgat’ın son 18 yılda önemli yatırımları aldığını belirterek, “Biz bundan sonra da elimizden geleni, üzerimize düşeni yapacağız. Bu bir bayrak yarışı. Önemli olan insanlarımıza layık olabilmek” dedi.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı hemşerimiz Fuat Oktay, Yozgat’ın son 18 yılda önemli yatırımları aldığını belirterek, “Biz bundan sonra da elimizden geleni, üzerimize düşeni yapacağız. Bu bir bayrak yarışı. Önemli olan insanlarımıza layık olabilmek” dedi.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı hemşerimiz Fuat Oktay, Yozgat’ın dünyaya açılan kapısı Çamlık TV’ye konuk oldu. Tarık Yılmaz ve Basri Akdağ’ın hazırlayıp sunduğu Ramazan Özel programına konuk olan Oktay, hem ülke hem de Yozgat gündemine ilişkin önemli açıklamalar yaptı.
YETERLİ DEĞİL
Oktay, yapılan çalışmaların hiçbir zaman yeterli olmadığını hizmetlerin devam edeceğini söyledi. Hizmet anlamında yapılanların her zaman az olduğunu ve bu anlamda daha fazla hizmet yapmak için çalıştıklarını ifade eden Oktay, tüm siyasilerin, dönemin bakanlarının milletvekillerinin hizmet süreleri içerisinde ellerinden gelen gayreti gösterdiklerini anlattı.
BİRLİKTE KALKINACAĞIZ
Kalkınmanın birlikte topyekûn olacağını dile getiren Oktay, Ankara’dan veya Yozgat’ın dışından birisinin sadece yerele bir şey getirmesiyle kalkınma modelinin olmayacağını söyledi. Şehirlerin, insanların ve ülkelerin kendi kaderlerini çizmesi gerektiğine vurgu yapan Oktay, şunları kaydetti; “Kendi kaderimizi kendi ellerimizin içerisine almayla alakalı bir şey bu. “Kader gayrete aşıktır” diye güzel bir söz var. Yani biz gerçekten gayret edeceğiz ki o kaderimiz dediğimiz şey aslında gayrete aşıktır dediği orada önümüz açılacak. Bu nasıl olacakla alakalı biz çalışıyoruz aslında. Belki ilçeler bazında da salgın dolayısıyla da çok sık arzu ettiğimiz kadar memlekete gelemiyor olabiliriz ama buradaki sürekli gündemlerimizden birisi budur. Yaklaşık burada fili olarak küçük projeleri ben kastetmiyorum belirli bir seviyenin üzerindeki 89 projeyi filen adım adım takip ediyoruz. Her bir ilçesiyle alakalı ve merkezimizle alakalı projeler bunlar.”

VATANDAŞIN MESAJI
Programda ilçelerden vatandaşların düşünceleri ve Oktay’a iletmek istedikleri mesajlar da paylaşıldı. Çamlık TV ekibi 13 ilçe ve merkezde vatandaşa mikrofon uzattı, Oktay’a iletmek istedikleri mesajları sordu. Hemşerilerinin düşüncelerini dikkatle dinleyen Oktay’ın konuşmasından satır başları şöyle;
GERÇEKLEŞECEK ŞEYLER
Hemşerilerimizin güzel ifadeleri vardı. OOSB olarak ifade ediyor. Yani yatırımın nereye geleceği ile alakalı çözümü de veriyor. İstihdamın nereye geleceğiyle alakalı veya önünü açmaya çalıştığımız projelerde nereye gideceğiyle alakalı. Aydıncık’taki hemşerimiz ikinci Adana olacak inşallah diyor. Bunlar hayal değil. Bunlar gerçekleşecek ve gerçekleşebilecek şeyler aslında. Proje derken kastettiğimiz şeyler vardı. Bir vizyonumuzun bir Yozgat bakışımızın bütüncül olarak Yozgat’ın kalkınması dediğimiz şeyler bunlar. Yereldeki gerek belediye başkanlarımız olsun ilçe başkanları aynı şekilde mülki idare ve ilgili gerek il veya ilçe kamu görevlileri sivil toplum örgütleri sürekli çalışmalarda. Projeleri takip çalışmaları ve buradaki bakanlıktaki, kamu kurumlarıyla olan istişareler bizi aslında bir yere doğru yönlendiriyor.

BİRLİK MESAJI
Projeleri bu şekilde takip ediyoruz, bu çerçevede götürüyoruz. Yerelden kalkınma yani Yozgat, ilçeleri, beldeleri, köyleri ile birlikte kalkınma. Bu da anca birlik olma ile sağlanabilir. Yani vatandaşlarımızın takipleri, ilçelerine, köylerine, beldelerine sahip çıkıyor olmaları önemli. Sahip çıktığı anda o birlik beraberlikte dayanışmanın bizi göremeyeceği hiçbir yer yok. Bunu Yozgat özelinde söylüyorum. Biz Yozgat’ta bunu başardığımızda aslında bu diğer özellikle gelişmekte olan ekonomik boyutta biraz daha az şanslı olan illerimiz açısında da bir rol modele dönüşecektir. Türkiye’nin yerelden kalkınmasına da bir örnek teşkil edecektir. Bunun içinde önemli. Biz Yozgat veya ilçeleri derken sadece bir ilçeyi veya bir ili kastetmiyoruz. Burada bütün ülkenin kalkınmasının hayali de var biz de.
BİRLİKTE KALKINACAĞIZ
Neyi hayal ediyoruz bir bütün olarak kalkınmayı hayal ediyoruz. Ben hep şunu söyledim, Yozgat’ta bir ilçemizin gelişmesi bir başka ilçemizin gelişmesine katkı sağlayacaktır. Bir ilçemizin geriye gitmesi hemen yanı başında olan ilçe olmak üzere diğer bütün ilçelerin geriye gitmesine sebep olacaktır. İlçelerin gelişmesi veya geriye gitmesi de Yozgat’ın bir bütün olarak merkez ve bütün olarak gelişmesi ileriye gitmesi veya geriye gitmesi demektir. Yani bizim Yozgat’ta hiçbir ilçemizi geride bırakma şansımız yok. Bu dersi bana ilk veren belki benim kendi çocuklarım oldu. Yani Yozgat’la ilgili genelde ‘şu eksik, bu eksik dediğimiz şeylerde’ Ankara’dan memleketime giderken arabanın altı küt küt şikayet babında söyleyince çocuklar senin şikayet etmeye hakkın yok - o zaman kamuda falan da değilim - yani biz şikayet etsek olur ama senin şikayet etmeye hakkın yok. Sen ne yaptın? Aslında bu çok önemli bir sor. Yozgat merkezdeki, ilçelerdeki ve köylerdeki her bir hemşerimin bu soruyu kendisine sorması gerekiyor. Şikayet ettiğimiz veya ettiğin konularla ilgili sen ne yaptın? Her bir vatandaşın aynaya bakıp bu soruyu sorması gerekiyor. Yeşili olmayan bir yerde çıkıp kapının önüne ağaç diktin mi? Temiz değil dediğin yerde kapının önündeki sokağı temizledin mi? Veya herhangi bir şey yok dediğin yerde o konuyla iliği her neyse sen bunu düzeltmeyle alakalı ne yaptın? Ben bunu düzeltmeyle alakalı ne yaptım? Ben biraz bu soruyu sürekli kendisine soran birisiyim. Bunu Yozgat özelinde de ilçeler bazında da bütün Türkiye genelinde de bu soruyu sürekli soran birisiyim. Bu verdiğin cevaplara da ne yaparsan yap yeterli olmadığına inandım. Dolayısıyla yaptığım hiçbir şey mükemmel değildir, sürekli daha iyisi vardır. Yani yetinmemek gerekiyor. Daha ötesine gitmek lazım. Ne var dediğimizde ben şunu görüyorum.

GÖÇ VERMEK İSTEMİYORUZ
Yatırım dedik, istihdam dedik, arzu ettiğim şey şu benim Yozgat’la alakalı ve Yozgat gibi olan diğer tüm illerimizle ilgili. Benim hiçbir gencim, hiçbir hemşerim zorunlu olduğu için ilçesini veya ilini terk etmemeli. Zorunluluk ne demek, iş bulmak için, aş bulmak için, karnını doyurmak için kendi memleketini istemeye istemeye terk etmemeli. Dışa göç vermekten bahsediyorum. Ama onun ötesinde yerelde işinizi bulursunuz istihdam vardır ama siz gitmek istersiniz dünyayı dolaşmak istersiniz farklı yerlerde çalışmak istersiniz bu güzel bir şey kötü bir şey değil olması gereken de bir şey zaten. Gitmelisiniz bütün dünyaya açılmalısınız. Ama zorunlu olduğunuz için değil. Gitmek istediğiniz için kendinizi geliştirmek için olmalı bu. Yöntemi sürekli geliştiren yapımız var bizim geldiğim noktada ben şunu gördüm bu çerçevede de odaklanıyoruz yoğunlaşıyoruz. Ben hemşehrilerimde de bunu duyduğum için çok mutlu oldum. Yozgat’ın devlet olarak kamu olarak zaten belirli alanlar var ki devlet bunu yapmak zorunda. Güvenlik hizmetlerini sağlamak zorunda, eğitim hizmetlerini vermek zorunda, sağlık hizmetlerini vermek zorunda adalet hizmetlerini vermek zorunda, er veya geç bunu mutlak getirmek zorunda, altyapıyı getirmek zorunda, yollarından bahsediyorum. Ama sonrasına geldiğinizde yatırımı devletin gelip de artık fabrika kurma diye bir şey yok bunları yaptıktan sonra artık yerelin kendi kaderini diye ifade ettiğimiz şey, kendi sorunluluğunu aldığı yer dediğimiz şey bu birlik beraberlik, dayanışma burada gerekiyor zaten. Ben ne yaptım demeli, kamusuyla, STK’sıyla yatırıma odaklanmalı. Kendisi yatırıma odaklanmalı esnafı iş insanını, iş insanı yatırımı yeterli olmayan yerde dışarıdan, yeterliyse de dışarıdan yatırım, sermaye çekiyor olabilmeli.
SAĞLIK ALT YAPISI SAĞLAM
Türkiye'nin sağlık alt yapısı korona virüsle mücadeleye elverişli. Şehir hastaneleri bu mücadelede önemli rol oynuyor. Sağlık Bakanlığımız başta olmak üzere aldığımız tedbirler çerçevesinde tüm bakanlıklarımız, güvenlik güçlerimizle birlikte çok yoğun bir şekilde bu işle ilgileniyoruz. Aldığımız tedbirlerle birlikte Türkiye'nin son 19 yılına baktığımızda kurduğu güçlü sağlık altyapısıyla birlikte, salgının iniş ve çıkışlarında sağlık altyapısı olarak bir sıkıntı yaşamıyoruz. Hastanelerimiz buna elverişli durumda. Biz şunu da biliyoruz ki, şu anda geldiğimiz noktada asıl tedbir aşılarla alakalı. Yoğun olarak son zamanlarda buna odaklanmış durumdayız. Cumhurbaşkanımızın da yakın takipleriyle bizlerde buna odaklanmış durumdayız.

YERLİ AŞIDA UMUT VERİCİ GELİŞME
Yerli aşıda çalışmalarımız devam ediyor. Bu anlamda 18 tane aşı çalışmamız var, 7 tanesi ise umut verici. Dünyada aşılar var ve o aşılarda sıkıntılar olduğunu biliyoruz. Özellikle dar gelirli ülkelerdeki insanların ve ülkelerin aşılara erişimle ilgili sıkıntılar olduğunu biliyoruz. Aşıyı geliştiren ülkelerin de, bunu gelişmiş ülkeler nezdinde kullanmaya çalıştıkları, orada da hemen bir gelir dağılımı ayrımını görüyorsunuz. Ne yazık ki bazı aşılarda da 'Artık bu aşıyı kullanmıyoruz, pıhtı vs. sıkıntıları var. Dolayısıyla dar gelirli veya düşük gelirli ülkelere gönderelim' gibi bir planın olmasına kadar giden bir fikir, bir bakış açısı bulunuyor. Baktığımızda Türkiye burada kendisini ayrıştırıyor. Cumhurbaşkanımızın bu konuyla yakından ilgilenmesinin sebeplerinden birincisi tabi ki kendi milletimiz ve bizim virüsle mücadelemiz. Aynı zamanda da aşının bir siyasi güç olarak, bir ekonomik baskı aracı olarak bir sosyal baskı aracı olarak kullanılmasının önüne de geçmeyle alakalı. Kendi gönül coğrafyamızda da bunu geliştirdiğimiz zaman, ulaştırma açısından da yoğun gayretlerimiz var. Son zamanlarda üzerine yoğunlaşmış durumdayız. 18 tane aşı çalışmamız devam ediyor. Bunu 7’si çok daha umut verici. Bir tanesi Erciyes Üniversitemizin geliştirdiği bir aşı. Hamdolsun o son aşamaya gelmiş durumda. Kısmet olursa sona yaklaşıyoruz. Çok sıkı takip ediyoruz. Türkiye Tıbbi İlaç ve Cihaz Kurumumuz var. Oradan onayların alınması, etik kurullarından onayların alınması süreci. 7 aşı bu aşamada. Bunlardan 4'ü klinik aşamasını tamamladı. İnsan uygulamalarına başlıyor. Bugün de güzel bir haberimiz var. Hamdolsun, Selçuk Üniversitesinden Osman Erganiş hocamızın da bir aşamayı daha geçtiği klinik aşamasının tamamlandığı Faz-1'e başlayacağı müjdesini biraz önce aldık. Kısmet olursa, insan uygulamaları çarşamba günü fiilen başlamış olacak.

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.