Deprem haberini alır almaz ilk uçakla ülkelerine dönen iki gencin depremle mücadelesi Film değil gerçek
Deprem haberini alır almaz ilk uçakla ülkelerine dönen iki gencin depremle mücadelesi Film değil gerçek

Biri Arabistan’da Umre, diğer İrlanda’da yüksek lisans eğitimi için bulunan iki genç, deprem afetini haber alır almaz programlarını yarıda keserek ülkelerine dönerek deprem bölgesine koştular. Görev aldıkları sivil toplum kuruluşunda bir nefer gibi çalışan gençlerin filmlere konu olan hikayeleri Türk gencinin vatan ve millet sevdasının en güzel örneği oldu.
ANDA Derneği Proje Koordinatörü Murat Pehlivanoğlu, depremi aldığında İrlanda’da Yüksek Lisans eğitimi için, Asım Derneği Yardım Operasyon Sorumlusu Sezer Mert Karakuş da Umre vazifesi için Arabistan’da bulunuyordu. Her ikisi de depremi haber alır almaz ülkelerine dönerek, depremin vurduğu illerde canla başla görev almaktan geri durmadılar.

BİR AN BİLE TEREDDÜT ETMEDİLER
Pehlivanoğlu ve Karakuş’u ani bir kararla ülkelerine dönmelerini sağlayan deprem haberi bir çağrı niteliği taşımıştı. Bir an bile tereddüt etmeden depremin vurduğu bölgelere koştular ve enkazların arasında büyük bir mücadelenin içine girdiler.

DEPREMİN OLDUĞU GÜN İRLANDA’DAYDI
Çamlık TV’ye özel açıklamalarda bulunan ANDA Proje Koordinatörü Murat Pehlivanoğlu, depremin olduğu gün yüksek lisans eğitimi için İrlanda’da bulunduğunu söyledi.
Depremi haber alır almaz aynı gün ülkesine dönen Pehlivanoğlu, aslen Elbistanlı olduğu için ilk olarak Kahramanmaraş’taki arama-kurtarma faaliyetlerine katıldı.

BİN 700 KİŞİ İLE SAHADAYIZ
Arama, kurtarma ve insanı yardım derneği olan ANDA’da aynı zamanda görevli olduğunu hatırlatan Pehlivanoğlu; “Depremin ilk gününden itibaren Ben 1 haftadır Kahramanmaraş’tayım. Depremin olduğu ilk gün İrlanda’da yüksek lisans eğitimimi keserek ilk uçakla Türkiye’ye geldim. Aynı zamanda arama kurtarma ve insani yardımı derneğiyiz. 2016 yılında kurulduk. Geçtiğimiz yılda kamu yararına çalışan bir dernek haline geldik. Bin 700 personelimiz ile sahada insani yardım ve arama kurtarma faaliyetiyle depremin gerçekleştiği 10 ilde de faaliyetler yapmaya devam ediyoruz. Elbistan’da insani yardım depomuzda görev yapıyordum. Çocukların psikolojisini düzeltmek hedefiyle psiko-sosyal ekibimizle faaliyetlerimize başladık. Vatandaşların ihtiyaçları yüzde 90 şekilde karşılandı. Ufak tefek ihtiyaçlar olsa da acil olanlar karşılandı” dedi.
DEVLETİMİ BİZİM YAPTIĞIMIZDAN FAZLASINI HAK EDİYOR
“Bu hem devletin gücüyle hem de milletin milleti kendi kaderine terk etmemesiyle, Türk milletinin felaketler sonrası birbirine sarılmasıyla gerçekleştiğini ben sahada bir Türk evladı olarak gördüm” diyen Murat Pehlivanoğlu, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin yapılanlardan fazlasını hak eden, bnlerce kahramana sahip bir devlet olduğunu söyledi.

UMRE GÖREVİNİ YARIDA KESTİ
Depremi haber aldığı gün Umre görevinde olduğun hatırlatan Asım Derneği Yardım Operasyon Sorumlusu 31 yaşındaki Sezer Mert; “Deprem olduğu zaman o an için umredeydim. Sabah depremi duyunca bir an önce Türkiye’ye dönmem gerektiğini düşündüm ve orda Kabe-i Muazzama’nın bahçesinde Türk kardeşlerimize depremin olduğunu bildirdik, onlardan dua talep ettik ve ilk uçakla Türkiye’ye geldik” dedi.

İLK DURAK ADIYAMAN OLDU
Acil ihtiyaçlarla ilgili hazırlıkları gerçekleştirerek dernek arabalarıyla Adıyaman’a gelerek arama kurtarma çalışmalarına katıldıklarını söyleyen Karakuş; “İnsanlar başını sokacak bir yer arıyordu, ihtiyacını giderecek bir hastane. Biz de o ara en sağlıklı şekilde Kızılay’ın çadır kurduğu mevkie yönelmemiz gerektiğini düşündük. Çünkü çok ciddi bir insan akımı vardı oraya doğru. Adıyaman’da Kızılay’ın kurmuş olduğu Çadırkent’e yöneldik. Orda çok ciddi bir çalışmanın olduğunu gördük. Türkiye Cumhuriyeti Devletinin gücünü gördük aslında. İlk andan itibaren yapılan çalışmalarda orda belki 200’e yakın çadır hemen kurulmuştu ve kurulmaya devam ediyordu. Hem vatandaşların oraya gösterdiği ilgi alaka hem devletin top yekün olarak o harekete geçmesi gözlerle görülüyordu. Hem çok ciddi muazzam bir çalışma da enkaz üzerinde mevcuttu fakat biz enkazdan ziyade insanlara yardımcı olmayı tercih ettik çünkü o daha çok teknik elemanların teknik insanların yapacağı bir işti. Enkaz üzerinde çökmeleri de duymuştuk. Orda bir hayat koridoru oluşturmaya çalıştık ve gelen yardımları ihtiyaçlara göre tasnif edip insanlara iletmeye çalıştık” dedi.
Karakuş, devletin gücünü ilk andan itibaren sahada hissettirdiğine dikkat çekerek yaralar tamamen sarılıncaya kadar sahada olmaya görev almaya devam edeceklerini kaydetti.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.