Altın 6370.62 %0.43
BIST 14421.15 %0
Dolar 46.4342 %0.04
Euro 53.4447 %-0.35
Sterlin 61.48 %0.01

Deprem neden bu kadar ölümcül oldu?

Deprem neden bu kadar ölümcül oldu?

ABD'li deprem uzmanları, depremin bu kadar yıkıcı hale getiren faktörleri inceledi.

6 Şubat’ta sabah Kahramanmaraş‘ın Pazarcık ilçesini vuran deprem, hem Türkiye’de hem de komşu ülke Suriye’de yıkım ve ölümlere sebep oldu. Sarsıntılar, Kıbrıs ve Lübnan’da dahi hissedildi.

Türkiye’deki depremlerin sebebi ?

Türkiye, depremlerin çok aktif olduğu bir konumda bulunuyor. ABD’nin Colorado eyaletindeki Ulusal Deprem Bilgi Merkezi’nde görevli sismolog Yaareb Altaweel’e göre; Arap, Anadolu ve Afrika tektonik plakaları bu bölgede birleşiyor ve birbirlerine sürtünüp birbirlerini sıkıştırarak hareket ederlerken, bu esnada biriken sürtünme kuvveti ve gerilim daha sonra depreme dönüşerek dışarı atılıyor.

Londra Koleji Üniversitesi’nden sismolog Stephen Hicks’in belirttiği üzere Arap plakası, her yıl kuzey yönünde 11 milimetre ilerliyor. Bu durum da Anadolu plakası üzerinde bulunan Türkiye’nin batı yönüne doğru sıkıştırıldığı manasına geliyor.

Söz konusu hareketten yola çıkarak, Türkiye’deki depremlerin çıkış noktası olan iki ana fay hattı olduğunu görüyoruz: Yaklaşık 1.497 kilometre uzunluğundaki Kuzey Anadolu fay hattı ve tine yaklaşık 483 kilometre uzunluğundaki Doğu Anadolu fay hattı. Türkiye’deki en büyük depremlerin birçoğu kuzeydeki fay hattından kaynaklanıyor ve İstanbul’un nüfus yoğunluğunun bulunduğu noktaya yakın bir yerde gerçekleşme ihtimali olan depremden ötürü en çok ilgiyi bu söz konusu fay hattı çekiyor.

Bu son deprem ise, Hicks’in belirttiği üzere “en azından 1900’lerde sismik gözlem ağımız kurulduğundan bu yana 7’den büyük deprem görmediğinden ötürü” yakın zamanda pek göze çarpmamış olan Doğu Anadolu fay bölgesinde gerçekleştiği düşünülüyor.

Bu deprem, neden bu kadar ölümcül oldu

Korkunç ölü sayısı, birkaç faktörün ortak sonucu: depremin büyüklüğü; yüzeye nispeten yakın yerde meydana gelmesi ve yerleşim yerlerine yakınlığı. Pazartesi günkü deprem, yüzeyin yaklaşık yedi kilometre altında meydana geldi. Bu, sismik dalgaların çok uzağa yayılmadan yüzeydeki binalara ve insanlara ulaştığı ve daha yoğun sarsıntıya yol açtığı anlamına geliyor.

Altaweel, bu depremin artçı şoklarının da oldukça büyük olduğunu ve devam etmesinin beklendiğini belirtti. Altaweel, medyanın dikkatini büyük artçı sarsıntıların çektiğini, ama artçı sarsıntıların da yıkıcı olabildiğini açıkladı.

USGS, depremle ilgili raporunda, “bazı dirençli yapılar olmasına rağmen, bu bölgedeki nüfusun deprem sarsıntısına karşı son derece dayanıksız yapılarda yaşadığı” konusunda uyardı.

USGS, donatısız tuğla duvar ve alçak beton çerçeveler kullanan binaların en büyük risk altında olduğunu vurguladı. Bu malzemelerin sarsıntıda sallanamayacak kadar sert olduğunu ve bükülme olasılığının daha yüksek olduğunu ifade eden kurum, bu durumun feci çökmelere yol açtığını belirtti. Daha iyi bina yönetmeliklerinin faydası olabilecekken, yüzeye yakın ve 7,8 büyüklüğündeki bu deprem Türkiye’nin, kuzey bölgelerinin aksine, rutin olarak bu kadar büyük depremlerin yaşanmadığı bir bölgede çok yoğun sarsıntılara neden oldu.

Hicks, “Türkiye’nin güneydoğu kesiminde çoğu insan yaşamı boyunca güçlü bir deprem hissetmemişti” dedi.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.