EMİSCO Sözcüsü Veysel Filiz: Fransa gündemini İslam üzerinden değiştiriyor
Fransa’da Macron yönetimi İslam’a ve Müslümanlara olan baskılarını artırıyor. Onlarca cami ve özel okul da bu baskılar neticesinde kapatılmaya başlandı.
Fransa’da Macron yönetimi İslam’a ve Müslümanlara olan baskılarını artırıyor. Onlarca cami ve özel okul da bu baskılar neticesinde kapatılmaya başlandı. İş yerleri, okullar ve hatta sokaklardaki baskılar gün geçtikçe daha da fazlalaşıyor. EMİSCO (Sosyal Uyum İçin Avrupalı Müslümanlar Girişimi) Sözcüsü ve Avrupa Yozgatlılar Federasyonu Genel Başkanı Veysel Filiz, Macron Hükümeti’nin bu girişimlerini ‘islamosaptırma’ olarak değerlendirdi. Filiz, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’ın Fransa’yı takip etmesini ve Müslümanlara sahip çıkmasını istedi.
GÜNDEMİ DEĞİŞTİRİYOR
Ülkenin içinde bulunduğu ekonomik, siyasi ve buna benzer sıkıntılardan kurtulmak, yaşadığı krize dikkat çekmemek için İslam’ı ve Müslümanlar’ı gündeme getirdiğini anlatan Filiz, “Fransa şuan gündemi değiştirme çabaları içerisinde. Fransa’da pandemi döneminin zayiatları çok fazla. 2 yıldır sarı yelekliler meselesi çözülebilmiş değil. Hal böyle iken gündemi değiştirme çabaları gün yüzüne çıkıyor. İslamofobinin geliştiği ülkelerde de bu her zaman tutar ve bir şekilde kamuoyunu meşgul eder” ifadelerine yer verdi.
GELİŞİM SÜRECİNİ ANLATTI
Avrupa’da özellikle Fransa’da İslam’a ve Müslümanlara karşı uygulanan bu şiddetin gündemi değiştirmeye yönelik olduğunu belirten Filiz, “Olayların gelişim süreci şöyle gerçekleşti; Fransa’da geçen hafta Peygamber Efendimiz’in bildik Charlie Hebdo karikatürlerinden bir tanesini Samuel Paty adlı bir öğretmen tabloya yansıtıyor ve öğrencilere ifade özgürlüğünün önemini anlatıyor. Ve bunun üzerine de birkaç gün içinde bir öğrenci çok sinirleniyor. Tabi birileri tarafından da şişiriliyor. ‘nasıl yapar nasıl eder? Hakaret’ diye. Çeçen asıllı Rusya’dan göçmüş bir ailenin çocuğu olan bu öğrenci öğretmeni öldürüyor ve başını kesiyor” dedi.
KABUL EDİLEMEZ
Filiz, bu tür bir olayın hiçbir Müslüman tarafından tasvip edilemeyeceğini hatırlatarak, “Buraya kadar fevri bir hadise, hunharca, barbarca bir katliamdan bahsedilebilir ve hiçbir Müslümanın böyle bir şeyi tasvip etmediğini vurgulamak gerekir. Bu kişisel bir olay olmasına rağmen. Tabi bizim kızdığımız nokta bütün Müslümanların tamamına yönlendirilen devlet tarafından ve siyaset tarafından bazı soru işaretlerine neden oldu. Yani siz Müslümanlar bunları kabul etmiyorsanız tek bir kişinin davranışından bütün Müslüman kesim sorumluymuş gibi bütün Müslüman kesimden kınama istendi. Biz EMİSCO olarak kınama yayınlamadık. Biz EMİSCO olarak zaten ‘bu karikatürler peygamber efendimizi temsil etmiyorlar ve biz karikatür üzerinden hiçbir provokasyona gelmeyeceğiz’ diye bizim bir duruşumuz var” şeklinde konuştu.
AVRUPA KONSEYİ ÜYESİ
Emisco olarak Avrupa Konseyi üyesi olduklarını anımsatan Filiz, “Biz EMİSCO olarak Avrupa Konseyi üyesi bir sivil toplum kuruluşuyuz. Ama bizim buradaki kızdığımız nokta bu tür karikatürler Müslüman toplumu sürekli provoke ettiği için hassasiyet içerdiğini ve insanları birbirine düşürdüğü için de dikkatli davranılması noktasındaydı” dedi.
ELEŞTİRİLMESİ GEREKEN MACRON
Filiz, bu noktada asıl eleştirilmesi gerekenin Cumhurbaşkanı Macron ile İçişleri Bakanı Darmanin olduğunu belirterek, şunları kaydetti; “Burada şimdi bazı insan hakları derneklerine, bazı yardım derneklerine yapılmak istenen baskılar bazı cami yöneticilerine. Özellikle şu açıklama bu işle alakası olmayan kişilere bile gözdağı verilmesi gerekir gibi bir yaklaşım geldi Fransa’dan. Ki bu yaklaşım hukuk devleti prensiplerine aykırı. Yani siyasi bir saldırı altında bugün Müslümanlar. Müslümanlara diz çöktürülmek isteniyor. İnançları ve hassasiyetleri yok sayılıyor. Oysa adalet sistemi hukuk çerçevesi içinde saldırıya imkan verir. Hukuk dışındaki herhangi bir yaptırım olmaması lazım. Siyasi yaptırımlar var. Ve Fransa’da Eifel kulesinin yakınlarında 4 tane bayana karşı saldırı. Sokakta saldırdılar. Devletin bugünkü yaklaşımı da islamofobik nefret çevrelerini de cesaretlendirerek bugün bir sürü suç işlenmeye başladı.”
ERDOĞAN’A SESLENDİ
“Türkiye’yi de EMİSCO olarak Fransa’daki Müslümanları hedef alan bu gelişmelere karşı özellikle Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı biz dikkatli olmasını ve burayı takip etmesine çağırıyoruz” diyen Filiz, şöyle devam etti; “Müslümanlar böyle hedef alındığı yerde maalesef ki biz dışarıdan da bize sahip çıkılması gerektiğine inanıyoruz. Hukukun yetmediği yerde hükümetler arası kuruluşların sessiz kalmayı tercihe ettikleri yerde Müslümanların bugün itibarı ile 1930’ların Yahudi toplulukları gibi hedef alınmasına göz yumulmaması gerektiğine inanıyoruz. Bu gidişat islamofobik kavganın ve daha Yeni Zelanda saldırısı akıllardayken bizleri endişeye düşürüyor. EMİSCO olarak hükümetler arası kuruluşlara çağrı yaptık. Aynı zamanda da bu konuyu bizimle oturup Avrupa Konseyi nezdinde konuşmak isteyen tartışmak isteyen STK’larla da bir toplantı çağrısında bulunduk. Yanıt bekliyoruz. Pandemi döneminin zayiatları bu kadar yüksek iken Fransa’da 30 bini aştı. Günlük 30 bini aşkın insan covid19’a yakalanırken, 2 yıldır sarı yelekliler meselesi çözülmemişken, ve sosyal buhran devam ederken tekrar sokağa çıkma yasakları gündemdeyken. Birdenbire Müslümanları hedef alarak insanları islamosaptırma yapılması aleni bir şekilde ne bir hukuk devletine ne bir demokratik anlayışa uyumlu değildir.”
AVRUPA’NIN YÜZ KARASI
Filiz, Macron hükümetinin hükümetler arası kuruluşların tavsiyelerine de uymadığını belirterek, “Maalesef Macron hükümeti hükümetler arası kuruluşların tavsiyelerine uymayarak uluslararası alanda gelip de dünyaya yön vermeye çalışırken içeride de İslam dünyasını Müslümanları hedef alan açık bazı gidişatın içine girdi ve söylemlerde bulunuyor. Bu bugünkü Avrupa’nın yüz karası olmaya giden bir yönetim anlayışını ortaya koyuyor diyebiliriz” ifadelerini kullandı.
EMİSCO DA HEDEF ALINIYOR
Fransa’da yaşayan EMİSCO Yönetim Kurulu Üyelerinin de hedef alındığını anlatan Filiz, “Bu devam ederse Türkiye ve bir çok Avrupa Ülkesinde Fransa Büyük elçilikleri önünde insan hakları alanında İslam karşıtlığı ve nefret suçları karşıtlığı çalışmaları yapan STK’larla birlikte bir protesto yapmayı planlıyoruz. Bu konuda destek verecek olan STK’lara da buradan çağrımızı yönlendirmek istiyoruz” şeklinde konuştu. Eda DEMİREL
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.