Altın 6370.28 %0.42
BIST 14421.15 %0
Dolar 46.4338 %0.04
Euro 53.4476 %-0.34
Sterlin 61.4755 %0

Eroğlu’nun yeni Kitabı Satışa Çıktı

Eroğlu’nun yeni Kitabı Satışa Çıktı

Kenan Eroğlu, Şubat 2020 tarihinde çıkan ve çok kısa sürede 2. Baskısını yapan “Bizi Biz Yapan Hayallerimiz Vardı” kitabımdan bazı bölümleri hakkında bilgi verdi.

Eroğlu, “Bize göre burası tıpkı “mabet” gibi “kutsal” bir yerdi “Ocak”tı. Buraya çok şey verilir, çok fedakârlık yapılır ancak buradan sadece ve sadece “terbiye”, “dürüstlük”, “ahlak”,” fazilet”, “ülkü-ideal” ve “Milli şuur” alınırdı ve biz bunları bol bol almıştık. Burası “Ocak”tı burada sadece “Olunur” du. Dürüst olunur, çalışkan olunur, faziletli olunur, Ülkücü olunur, Milliyetçi olunur, Türk Milletini sever olunur, Türk’ün büyüklüğüne inanılır olunur, İslam’a saygılı olunur, hayata ve dünyaya Milli bir pencereden bakılır olunur, “Türk Cihan Hâkimiyeti Mefkûresi” ne inanılır olunur, hasbi olunur, dost olunur, arkadaş olunur, vefalı olunur, dava adamı olunur. Evet, her şey olunur fakat asla “Fitne-firak” olunmazdı.”

“Eskiden bazı arkadaşlar eğer kendileri bir kavganın içindeyseler o kavgayı büyük bir kavga ve büyük bir kahramanlık gibi takdim ederlerdi. Eğer kendileri kavganın içinde değillerse, o kavgayı kim yaparsa yapsın önemsemezlerdi. Bu arkadaşlarda kendileri nerede iseler orayı önemli hale getiriyor, önemli görüyorlar, Eğitim Enstitüsüne ağırlık veriyorlardı. Ama Yozgat sadece Eğitim Enstitüsü’nden ibaret değildi. Dernek okuldan idare edilemezdi, dernek de okul da dernekten idare edilmeliydi, hatta diğer tüm işler de dernekten idare edilmeli tüm temsilcilerin, tüm arkadaşların dernekle irtibatı olmalıydı.”

“İşin garip tarafı, “Vatanım; ha ekmeğini yemişim ha uğruna kurşun” sloganını benimseyen Ülkücü düşünceye sahip olduklarını ifade eden bazı Ülkücü arkadaşlar, öğretmen olarak tayinleri yapılan köyleri beğenmeme gibi bir tavır içine girmişlerdi. Bir “Ülkücü olarak vatan toprağının her yeri birdir, neresi olursa orada görev yaparız” düşüncesinde olanların ne yazık ki bu düşüncelerinden ayrılmış görünüyorlar ve görevlendirildikleri köylere gitmek yerine Ülkü-Bir Derneğinde beklemeyi aracılar ve çeşitli torpiller bulma gayreti içinde olmayı tercih ediyorlardı.”

“Bir bilinmeyene, sonrasını fazla göremediğimiz bir yere doğru koşar adım ilerliyorduk. Fakat biz mi gidiyorduk, arkadan bizi itekliyorlar/kovalıyorlar mıydı? Bizi birileri götürüyorlar mıydı, önümüzden birileri çekiyorlar mıydı pek bilmiyorduk. Ama biliyoruz ki şöyle ya da böyle biz de gidiyorduk, bu gidiş normal bir gidiş miydi, yoksa belirsizliğe doğru sürükleniş miydi pek belli değildi.”

“Türkiye genelinde kanlı terör devam ederken; Biz Yozgat’ta bu gibi olayların olmamasına seviniyor, her yerde ve her durumda, her mecliste aklıselimden, sükûnetten söz ediyor hiçbir şekilde teröre ve anarşiye bulaşmamak gerektiğini öğütlüyorduk. Biz ve pek çok aklı başında insan böyle söylemiş olmasına rağmen bizim gibi düşünmeyen insanlar da vardı. Türkiye’nin herhangi bir yerinde bir olay meydana gelmişse biz Yozgat’tan o olayın cevabını vermeliydik. Böyle düşünüyor ve vukuat istiyorlardı. Bazı “buyurgan”ların ilerde olması muhtemel çatışmalara hazırlamak gibi bir ortamın içine giriyor oldukları söyleniyordu.”

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.