Altın 6369.22 %0.41
BIST 14421.15 %0
Dolar 46.4397 %0.03
Euro 53.425 %-0.37
Sterlin 61.4614 %-0.02

Gazi Üniversitesi Öğretim Üyesi hemşerimiz Prof. Dr. Mustafa İlbaş, Rusya Ukrayna krizini değerlendirdi

Gazi Üniversitesi  Öğretim Üyesi hemşerimiz Prof. Dr. Mustafa İlbaş, Rusya Ukrayna krizini değerlendirdi

Gazi Üniversitesi Enerji Sistemleri Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi hemşerimiz Prof. Dr. Mustafa İlbaş, CNN Türk ekranlarında Rusya-Ukrayna krizini değerlendirdi.

Gazi Üniversitesi Enerji Sistemleri Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi hemşerimiz Prof. Dr. Mustafa İlbaş, CNN Türk ekranlarında Rusya-Ukrayna krizini değerlendirdi. İlbaş, esas krizin enerji krizi olmadığını belirterek, “ Rusya’nın çok büyük bir enerji tedarikçisi olması, işte Ukrayna’nın da enerji geçiş güzergahında olmasından dolayı konu enerji krizine doğru gitti. Özellikle Avrupa’nın malum Rusya’ya enerjide çok büyük bir bağımlılığı söz konusu” dedi.

ÇÖPE ATILACAK BİR PROJE DEĞİL

Rusya’dan Avrupa’ya giden 4 tane boru hattı olduğunu anlatan İlbaş, “Tabi beşincisi de KUZEY AKIM-2. KUZEY AKIM-2 çok önemli. Yani aslında şu anda kilit konu krizde belki de. Biliyorsunuz KUZEY AKIM-2 projesi Rusya ile Almanya’yı doğrudan doğalgazla bağlıyor. Baltık denizinden geçen bin 230 km uzunluğunda 10 milyar dolar civarındaki bir proje. Aslında Eylül ayında bitmişti. İçerisinde gaz da var boru hattının. Tabi artık Rusya bu boru hattının açılmasını bekliyor. Almanya sonuç olarak kilitlendiği yer. Almanya Enerji Piyasası Kurumunun onayını bekliyor. Fakat aslında işin arkasında Amerika Birleşik Devletleri’nin rezervleri var. Çünkü Amerika Birleşik Devletleri KUZEY AKIM-2 projesini çok da desteklemiyor hatta karşı çıkıyor, engellemek istediğini de söylüyor. Fakat proje çöpe atılacak bir proje değil. Nihayetinde geldiğimiz noktada bana göre de artık kriz enerji krizine doğru gittiğine göre çözümde biraz KUZEY AKIM-2 projesiyle olacak gibi gözüküyor” şeklinde konuştu.

AÇILACAĞINI DÜŞÜNÜYORUM

İlbaş, bu projenin açılacağını düşündüğünü belirttiği konuşmasında, şunları kaydetti; “Eğer ki Rusya’nın stratejik hedefi başka bir hedefi yoksa ki askeri oraya sınıra yığdığına göre saldırı veya işgal hedefi yoksa bir stratejik hedefi vardır. Onu kullanmaya çalışıyor. Krizin tırmanmasının sebebinin de bu olduğunu düşünüyorum. Çünkü Ukrayna üzerinden giden yaklaşık yıllık 45 milyar metreküplük doğalgaz önemli Avrupa için. Burada ki bir kriz veya buradaki sıcak bir çatışma ya da bu tartışmaların çatışmaya dönmeye durumunda Ukrayna üzerinden gaz akışında bazı aksamalar veya bazı kesintiler durumu olabilir. Bunu telafi edecek hat aslında biraz daha KUZEY AKIM-2 olacaktır. Burada bir KUZEY AKIM çatışması, tartışması yaşanıyor diye değerlendiriyorum. Sonuç olarak burada anlaşıldığı zaman yani KUZEY AKIM-2 yılda 55 milyar metreküplük bir doğalgazı doğrudan bir transit ülke olmadan Rusya’dan Almanya’ya taşıyacak o zamanda krizin çözümü KUZEY AKIM-2’nin açılmasıyla çözüme yaklaşılacağını düşünüyorum.”

TANKERLER AVRUPA’YA YÖNELDİ

“Şu an itibariyle Avrupa Rusya’ya mecbur diye düşünüyorum” diyen İlbaş, açıklamasının devamında şunları kaydetti; “Çünkü yüzde 40 civarında doğalgaz alıyor Avrupa Rusya’dan ve LNG ile bunu telafi etme çabaları var. Son zamanlarda tankerlerin hep Avrupa’ya doğru yöneldiğini görüyoruz. Tabi bunda da Amerika Birleşik Devletleri KUZEY AKIM-2’yi istemedikleri için bunu LNG ile telafi etme çabası içerisine girdi. Çünkü Avrupa çok zor durumda kalabilir. En kötüsünü söylemek isterim eğer ki Rusya Avrupa’ya sağladığı 4 hattan tamamını kapattığı anda Avrupa’da felaket olacaktır. Savaş kadar daha büyük felaketler olabilir. Onun içinde buna mecbur diye düşünüyorum. Ben olma ihtimalini düşük görüyorum. Çünkü bu yüzyılın felaketine doğru gidebilir. Yani nasıl NATO ile Rusya’nın çatışması büyük bir felaket oluşturacaksa bana göre Rusya’nın doğalgazı tamamen kesmesi aynı sonuçlar ekonomik anlamda sonuçlar doğurur. Hatta küresel etkilerde olabilir. Onun içinde böyle bir şey yapılabileceğine ihtimal vermiyorum. Sadece şu ihtimali veriyorum Ukrayna üzerinden geçişte o hatta bazı kısıtlamalara gidebilir. Ama diğerlerinde bir kısıtlama olacağını düşünmüyorum. Bu açıdan da Türkiye açısında büyük bir risk görmüyorum açıkçası. Rusya haricinde alternatif doğalgaz hatları LNG ve Norveç’ten alınana doğalgaz dışında Azerbaycan’dan başlayıp Türkiye üzerinden Avrupa’ya doğalgaz sevkiyatı yapılıyor. Çok büyük rakam değil ama önemli bir rakam. Dolasıyla bunun geliştirilmesi, büyütülmesi olabilir. Kısa vadede bu yapılabilir ama uzun vadede Türkiye elbette alternatif olabilir. Çünkü Türkiye Azerbaycan’la bu ilişkilerini geliştirdiği sürece daha rezervlerinin gelişmesiyle beraber doğalgaz akışını arttırdığı zaman belki de daha ileriye dönük olarak TRANS HAZAR projelerini masaya yatırarak yani Türkmenistan ve Kazakistan’la yapacağı iş birlikleriyle daha ileriye dönük olarak Avrupa için daha büyük alternatif gaz hatlarını sağlayabilir. Çünkü Hazara baktığımız zaman Rusya’yla Türkiye’nin, Azerbaycan’la Türkiye’nin ve İran’la Türkiye’nin ilişkileri doğalgazla ilişkileri ve anlaşmaları devam ediyor. Çok ciddi iş birlikleri var. Ama bakıyoruz diğer iki ülke yani Hazarın diğer iki ülkesi hem de petrol ve doğal gaz bakımından çok zengin kardeş ülkeler Kazakistan ve Türkmenistan’la maalesef projelerde ilerleme sağlanamadı. Biraz önce Binali Yıldırım beyi de çok sevinçle dinledim. Gerçekten de Türk Devletleri Teşkilatının da burada ciddi bir rol alacağını düşünüyorum, katkı yapacağını düşünüyorum. Yani Türkiye’nin enerji arz güvenliğini sağlarken Türk Dünyasıyla iş birliği içerisinde diğer taraftan Avrupa’ya da alternatif gaz hatlarını sağlamış olacağız diye düşünüyorum.”

SİYASETİ ETKİLİYOR

Siyasetin enerjiyi enerjinin de siyaseti etkilediğine değinen İlbaş, “Bunu tam da bu krizde gördük. Almanya’nın tutumu. Çünkü proje doğrudan Almanya’yı ilgilendirdiği için ve buraya da çok ciddi yatırım yapıldı. Avrupa Birliğinden 5 şirket ve gaz kurumunun ortak olduğu bir projeden bahsediyoruz. KUZEY AKIM-2. Aslında seyircilerimizin de bunu anlaması için söylemek lazım KUZEY AKIM-1 diye paralel bir proje zaten var. Bu aslında ikinci bir proje. Yani paralel proje. Burada şunu söyleyebiliriz. Almanya’nın Rus gazına bağımlılığı yüzde 50 civarındayken İngiltere’nin bağımlılığı yüzde 5 bunu tamda politik duruşta görebiliyoruz. Almanya’nın bu Ukrayna krizinde açıklamaları, silah desteğinin yapmayacağını söylemesi daha pasif bir davranış içerisinde olması bütün bunlar Almanya’nın yüzde 50 bağımlılığının birazda olsa etkisi olsa gerek” dedi.

AZERBAYCAN KİLİT ÜLKE

Gelinen bu noktada Azerbaycan’ın kilit ülke olduğunu anımsatan İlbaş, “İngiltere’nin çok daha taraflı davranması Ukrayna’nın yanında olduğunu söylemesinde de İngiltere’nin Rus gazına yüzde 5 bağımlığının olmasının etkisi olduğunu söyleyebiliriz. Tabi kısa vadede LNG ile çözülmesi gereken husustur bunlar. Ama orta ve uzun vadede ben tekrar etmek istiyorum Azerbaycan çok kilit bir ülke bizim için ama Azerbaycan kaynaklarının geliştirilmesi rezervlerinin, sahalarının geliştirilmesi lazım. Şu anda Avrupa’nın ihtiyacını karşılayacak yeterli gazı bulmak kolay değil. Ama uzun vadede esas olan şudur ki hemen Hazarın karşısından bu tarafa doğru doğalgaz olabilir, elektrik olabilir, ileride hidrojen. Avrupa biraz önce söylendi Yeşil enerjiye geçişte çok hızlı hareket etmek istiyor. Ama bu da gösterdi ki biraz çok hızlı hareket etti. Doğalgaz ve fosil yakıtlar konusunda bir kere daha düşünmesi gerekecek Avrupa’nın. Zaten şimdi petrol zaten 90 dolar civarında. İşte geçtiğimiz sene bu tarihte Şubat 2021 de 65 dolardı. 100 dolara doğru tırmana bilir mi? Olabilir. Ama çok bu sene için beklenen 85 dolardı varil fiyatı. Bu olabilir 100 dolara doğru tırmanması petrol açısından çok büyük ekonomik krizlere sebep olmaz diye düşünüyorum. Türkiye açısından baktığımızda ise 100 dolara tırmandığında Türkiye’de daha çok bir artış yapar. Pompa fiyatında 1 TL civarında bir artışa sebep olabilir. Ancak esas Türkiye’de etken olan kurdur yani dolar kurudur. Dolar kurunun daha etkili olduğunu görüyoruz. Mesela geçen seneyle rakam söylemek istiyorum: 2021 Şubat’ında 1 litre benzin 7,1 TL iken 2022 Şubatına geliyoruz 1 litre benzin fiyatı 15,10 TL civarında. Buraya baktığımızda aslında varil fiyatını yüzde 30-35 arttığını görüyoruz. Ama kur artışı yüzde yüz olduğunu gördüğümüz için enerjide vatandaşa yansıyan fiyatlarda tabi bu artışlar etkili olmakla birlikte yani kurun daha etkili olduğunu görüyoruz. O yüzden hem doğalgazda hem petrolde ileride geçici yüksek rakamları görebiliriz ama Türkiye’nin daha çok kur üzerinden etkilendiğini söyleyebilirim” ifadelerine yer verdi.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.