GÜLYAYLA KÖYÜ'NÜN GAZİSİ
Bekir Bağcı. 35 yaşında bir kahraman. O, 15 Temmuz gecesinin kahraman şehidi, Gülyayla Köyü’nden Mustafa Koçak’ın köylüsü ve akrabası. Bağcı, o gece hiçbir beklenti içerisinde olmadan vatanı için canını ortaya koyanlardan.
Bekir Bağcı. 35 yaşında bir kahraman. O, 15 Temmuz gecesinin kahraman şehidi, Gülyayla Köyü’nden Mustafa Koçak’ın köylüsü ve akrabası. Bağcı, o gece hiçbir beklenti içerisinde olmadan vatanı için canını ortaya koyanlardan.
Yozgat’ın Gülyayla Köyü’nden aralarına şehit Mustafa Koçak’ın da yer aldığı yaklaşık 80 kişi 15 Temmuz gecesi Ankara’da darbeci hainlere karşı mücadele etti. O mücadelenin isimsiz kahramanlarından olan Bekir Bağcı, kalkışma gecesi yaşadıklarını Yozgat Çamlık Gazetesine anlattı.
Ankara’da sağlık memuru olarak görev yapan Bekir Bağcı, gazilik mertebesine ulaşmasını sağlayan koku bilmez iradenin arkasındaki vatan sevgisini kelimelere döktü.
“TELEVİZYONDAN ÖĞRENDİM İNANAMADIM”
Bağcı, darbe girişimini televizyon öğrendiğini ancak inanmak istemediğini söyledi.
“15 Temmuz gecesi darbeyi televizyondan öğrendikten sonra sağdan soldan tanıdıklarımızı aradım. İşin aslını öğrenmeye çalıştım” diyen Bağcı, o geceye dair ilk anları şöyle anlattı; “Darbe olduğunu bile anlayamadım. Türkiye’de olduğuna bile inanmadım ben. Birkaç telefon görüşmesinden sonra Cumhurbaşkanı açıklamasına denk geldik. Onun üzerine akrabalarımız ve köylülerimizle meydanlara çıktık. Sincan Lale Meydanında belediye otobüsleri ile Emniyet Genel Müdürlüğü önüne indik. Oradaki darbecilerin teslim alınmasından sonra bizi Kızılay’a yönlendirdiler. Kızılay’da bir saate yakın darbeciler ile bir tank ile uğraştık. Onu da bertaraf edince başka bir polis aracı ile Ulus’a geçtik. Orada 50 kişilik grup varmış. Orayı da polislerle birlikte çatışmadan teslim aldık. En son bizi Genel Kurmay’a yönlendirdiler.”
“MUSTAFA’NIN ŞAHADETİ KENDİ
YARASINI UNUTTURDU”
15 Temmuz Gazisi Bekir Bağcı, köylüsü Mustafa Koçak’ın şehit olduğu haberini aldığında kendi yarasını unuttuğunu söyledi.
Bağcı; “Sabah 07.00 gibi Genel Kurmay’ın önünde açılan ateş ile sağ elimden ve vücudumun birkaç bölgesine şarapnel parçası geldi. Hafif yaralı idim. Onun için bir saat bekledim. Ambulansın yönlendirilmesi ile hastaneye gittik. Orada Mustafa’nın şehit olduğunu öğrendim. Mustafa’nın şahadeti kendi yaramı unutturdu. Cenaze işlemleri ile uğraştıktan sonra eve geçtim. Şehidin evine yönlendirdik” dedi.
ŞEHİT VE GAZİLER
KÖYÜ “GÜLYAYLA”
Gazi Bekir, Gülyayla Köyü’nden 79-80 kişinin 15 Temmuz gecesi Ankara sokaklarında darbeci hainlere karşı mücadele verdiğini söyledi.
O gece Mustafa’nın şahadetinin ardından gazilerin olduğunu söyleyen Bekir Bağcı, şunları anlattı:
“Köyümüzden birkaç gazimiz daha var. Şehit Mustafa Koçak’ın bacanağı Ergün Şencan, Mevlüde Köse gazilerimiz arasında. Mevlüde Köse Emniyet önünde açılan ateş ile ayağından yaralandı. Fiili olarak mücadeleye eden 70-80 kişi vardı. Çocuklarda vardı yanımızda. Aslında anlatılacak değil de yaşanacak bir geceydi.”
“BU BİR CİHAD
ÇAĞRISIYDI”
“Herkes genelde bir ruhla çıkıyordu sokaklara. Bu bir cihad çağrısıdır. Devlet başkanı çağırmıştır. Müslümanlıkta cihada uymak şarttır. Ya şehit ya gazi olacağız diye gitti herkes. Allah orada korkuyu alıyor. Korkmuyorsun” ifadelerine yer veren Bağcı;
“Bize orada telefona görüntü çekenler Kızılay’a geçmeyin orada herkesi öldürüyorlar denildi. Biz hala o tarafa gidiyoruz. Orada bomba atıldığını ateş edildiğini biliyoruz ama orada korkusuzluk vardı. Ateşin içine gittik. Herkes öyleydi. En çok bizi yıldıran uçaklardı. Tepemizden inmemeleri sıkıntıydı. Onların varlığı darbenin daha bastırılmadığını hissettiriyordu. Karadakiler teslim olsa da F16’lar uçtuğu müddetçe onların daha halen devam ettiği durumu oluşuyordu. En son onlarda indikten sonra rahatladık” diye konuştu.
2 YILDA NE
DEĞİŞTİ
Aradan geçen 2 yılda hayatında değişen hiçbir şey olmadığını söyleyen 15 Temmuz Gazisi, şöyle konuştu:
“Aradan 2 yıl geçti. Hayatımızda değişen bir şey olmadı. Biz her zaman devletini seven insanlarız. Bir daha olsa her zaman çıkarız. O gece bize devlet gazilik verecek, şehitlik verecek bilincimizde yoktu. Kardeşimiz şehit oldu. O zaman çok üzülmüştük. Yurt dışından gelmişti. 3 gün burada durdu. Biz o zaman şehit olacağını, darbenin olacağını bilmiyoruz. Biz o gece kayıtlara geçmişiz. Hani mi yaparlar, gazi mi yaparlar onu da bilmiyoruz.
Evliyim 2 çocuğum var. Bir şey olacak diye çocuklar hiç aklımıza gelmedi. Biz aynı aileden 8 kişiydik. Ve hep bir arada kaldık. Orada bir şey olsa 8’imiz birden gidecekti. Sabaha kadar uyumuyorsun. Arkadaşlar sabahta mesai başlar diye işe gitmişler. Hadi yağma yapalım, şunu bunu kıralım diye bir şey yok. O gece devlet diye bir şey yoktu. Her şey boştu. Kimse bir şeye zarar vermiyordu. Mecburiyetten dolayı devletin tanklarına zarar verildi. İnsanlar çimlerin üzerine bile basmak istemiyordu zarar görecekler diye. Darbeye direnen insanlar çok farklı insanlar.
Sonradan bu devlet bize gazilik verdi. Ölenlere şehitlik verdi. Normal şehitlerle gazilere tanınan haklar bize de tanındı. Biraz Cumhurbaşkanımız bize özel ilgi gösteriyor. Hepsi bu. Onu da büyütüyorlar. 15 Temmuz gazilerine devlet ayrımcılık yapıyor deniyor. Aslında bir şey yok.
Bana 12 bin lira tazminat verdiler. Maaş bağlanmadı. Zaten istemiyorum. Ben engelli sakat değilim. Bana neden devlet gazilik veriyor dediğimde sizde çıkmışsınız, yaralanmışsınız deniyor. Bunu hak etmişsiniz alacaksınız deniyor. PKK ile çatışarak şehit olanları bizlerle karşılaştırıyor. O bizleri çok üzüyor.”
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.