Hak Savunucuları Derneği Başkanı Hüseyin Durusoy: Şiddeti önleme amacı taşımıyor
Hak Savunucuları Derneği Başkanı Hüseyin Durusoy, İstanbul sözleşmesinin kadına yönelik şiddeti önleme amacı taşımadığını dile getirdi.

Hak Savunucuları Derneği Başkanı Hüseyin Durusoy, İstanbul sözleşmesinin kadına yönelik şiddeti önleme amacı taşımadığını dile getirdi.
Durusoy, Sözleşmenin toplumun yozlaştırılması ve bozulmasını sağladığını belirtti.
İstanbul Sözleşmesinin aile düzenini bozduğunu kaydeden Hüseyin Durusoy, “Amaç: Allah’ın Yarattığı fıtratın dışında dünyada yaşanılan ilahi kanunlara karşı bir başkaldırı çabası ile Allah’ın Haram saydığı Sapkınlıkları Meşrulaştırmak ve aile düzenini bozarak İnsani değerlerin yok edilmesini sağlamaktır.
İnsani ve İslami kavramlar ile topluma değer katan örf, adet, gelenek ve göreneklerin yok edilerek toplumun yozlaştırılması ve bozulmasını sağlamaktır.
Sözleşmenin Tamamı Okunduğunda bütün maddelerin perde arkasında toplumsal bütünlüğün bozulması ayrışmamın ve toplum içerisinde ayrımcılığın artırılmasına yönelik çalışmalar olduğu açık bir şekilde anlaşılmaktadır.
Sözleşmenin imzalanmasından günümüze kadarki işleyişinden de anlaşılacağı üzere kadına karşı şiddet azalmamış artmıştır. Aile bütünlüğü bozulmuş evlilik oranları azalırken boşanma oranları artmıştır. Boşanmanın artması ile birlikte çocukların mağduriyetleri artmış, toplumsal huzursuzluk ile birlikte kadınların daha mutsuz olmalarına sebep olmuştur.
Kadınların mutlu ve huzurlu olmasına yönelik evrensel ilkeler çerçevesinde herhangi bir çalışma yapıldığına rastlanılmamış.
Yaşlılar ve Çocukların mutlu ve huzurlu birer bireyler olarak yaşayabilecekleri her hangi bir çalışmada yapılmamıştır.
Sadece gençlerin ahlaki ve insani değerlerinin yok olması için çabalar sarf edilmiştir. Bu nedenle imzalanan bu sözleşme Türk örf ve adetlerine aykırı olup yeniden gözden geçirilmelidir” dedi.
YENİDEN GÖZDEN GEÇİRİLMELİDİR
‘İstanbul sözleşmesi yeniden gözden geçirilmelidir’ diyen Hüseyin Durusoy, “Şözleşmenin b) maddesi Türkiye’nin İç İşlerine karışmak ve Bu izleme çalışmalarında hazırlanacak raporların istihbari bilgilerinin paylaşılmasına sebep olabilecektir. Sözleşmenin 3.Maddesinin a) bendinde özgürlüğün rastgele bir bicinde kısıtlanması ibaresi b) Maddesindeki “aile”kavramı : Türk kültüründe aile aynı çatı altında yaşayan anne baba ve çocuklar ile büyük anne ve büyük babadan oluşan bir yapıdır. c) Maddesindeki “Toplumsal Cinsiyet” kavramı: Cinsiyet Kadın ve Erkek ten müteşekkil iki eşit cinsiyetten meydana gelen ve bunların evlenmeleri ile çoğalan bir kişiliktir. F maddesindeki 18 yaşından küçük kızların “Kadın” olarak tanımlanması Türk kültürüne gelenek ve görenekleri ile uyuşmayan kavramlardır. Kadın evlilik yapmış kişilere verilen isimdir.18 yaşından küçüklerin Medeni Hukuka göre evlenmelerinin mümkün olmadığı düşünüldüğünde Kadın değil (KIZ) olarak nitelendirilmesi gerekir. 3.Madde de ki sözleşmenin maksatı maddelerine dikkat edildiğinde sözleşmenin amacının çok daha farklı olduğu anlaşılmaktadır. Aile kurumunun yok edilmesi, Kadın erkek cinsiyetlerinin yok sayılması (Toplumsal Cinsiyet adı ile) 18 Yaşından küçük Kızların “Kadın” olarak tanımlanması manidar kavramlardır. 4 maddede belirtilen Cinsel yönelim ve toplumsal cinsiyet kavramları (kadın ve erkek) dışında farklı bir cinsiyetin tanınması ile eşcinsel yönelimlerin meşrulaştırılmasını sağlamakta bununla birlikte yaradılışın dışında (LGBTİ) eğilimini teşvik etmektedir. 6. Madde Kadın ve erkek eşitliğini ortadan kaldıran toplumsal cinsiyet adı altında farklı bir cinsiyet oluşturarak yeni cinsiyetin güçlendirilmesini teşvik etmektedir. 12 maddenin 5.fıkrasındaki ibareler ile Türk milletini oluşturan değerlerinin tamamını yok saymaktadır. Hatta bu madde ile kadına değer katan bütün argümanları ortadan kaldırmaktadır. Bu maddelerle kadınların güçlendirilmesi değil zayıflatılması değersizleştirilmesi ve saygınlığının yitirilmesine sebep olunmaktadır. 13. madde ile kadın erkek arasında çatışma oluşturmak bu konuda kadın örgütleri oluşturarak feminizm kültürünü artırmak amaçlanmakta kadınların erkeklere karşı tavır almalarına ortam oluşturulmaktadır. 14 madde ile toplumsal cinsiyet rolleri adı altında kadın ve erkek cinsiyetlerinin yok edilerek lezbiyen, gey, bio seksüel, trans seksüel ve inter seksüel kavramlarını yerleştirerek yaratılış fıtratının dışında Geşmişte helak edilen kavimlerin yaşantılarını yeniden toplumda yayılmasını gerçekleştirmek istemektedirler. Spor, Kültür ve Eğlence tesislerinde kadın- erkek karışık etkinliklerle cinsiyet kavramının yok edilmesine ve karışık cinslerin oluşmasının yaygınlaşmasını sağlamak amaçlanmaktadır” diye konuştu.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.