Halk Durdurulamayan Zam Dalgasını Endişeyle İzliyor
Türkiye’de son zamanlarda yaşanan zamlar nedeniyle insanlar ciddi kaygı ve endişe içerisinde. Özellikle Kira fiyatlarındaki astronomik artışlar, ev sahibi ile kiracıyı karşı karşıya getirdi. Devletin kira artışında yüzde 25 üst sınır getirmesi çözüm olacak mı? Vatandaş bu soruna devlet’in çözüm getirmesini bekliyor.

Türkiye’de son zamanlarda yaşanan zamlar nedeniyle insanlar ciddi kaygı ve endişe içerisinde. Özellikle Kira fiyatlarındaki astronomik artışlar, ev sahibi ile kiracıyı karşı karşıya getirdi. Devletin kira artışında yüzde 25 üst sınır getirmesi çözüm olacak mı? Vatandaş bu soruna devlet’in çözüm getirmesini bekli

Çamlık Ankara olarak bu kez de vatandaşa mikrofon uzattık. Türkiye’de yaşanan ekonomik koşulların insanları çok zor duruma düşürdüğü, hem ev sahibi hem kiracı kaygı ve endişe içerisinde gelişmeleri izlediklerini ve soruna devletin çözüm üretmesi gerektiği kanaati yaygın bir düşünce olarak ortaya çıkıyor. Çözüm getirilmemesi durumunda ciddi toplumsal sorunlara neden olacağı düşüncesi hâkim. Üretimin artırılması ile vatandaşların gelir ve yaşam standartlarının yükseltilmesi bağlamında Ankara halkına “Son zamlar sonrasında kira fiyatlarında astronomik artışlar sizi nasıl etkiliyor? Bu artışlar sizce doğru mu? Sorusuna aldığımız yanıtlar şöyle;

Demir Tekdemir: Ben bu artışları gayet normal karşılıyorum. Çünkü geçen sene Türkiye’de Manavgat’tan Side’den Ankara’ya kaçan kaçana. Arkadaşım diyor ki dumandan boğulduk, denizin üstü kül oldu diyor. Turizmin yüzde 80 iptal oldu. Bu ne demek ekonomi yüzde 20. Ondan önce de covid’in 3 yıl etkisi oldu. Dönerciye gittim, vatandaş hala uzak dur diyor. Psikolojisi allak bullak oldu. Kimseye yanaşamadık. Bu da insanın psikolojisini ve ekonomiyi olumsuz etkiledi. Dükkanlar erken kapatmak zorunda kaldı. Şimdi de 12 il haritadan silindi. Bunu tekrardan onarabilmek Okulunu, Camisini, Üniversitesini, Lisesini tekrar o binaları dikmek için tekrar yerine koymak için kat kat milyon dolar demektir. Türkiye’nin ekonomisi yüzde 45 düştü. Bilmiyorum ama yine devlet ayakta tutabildi ülkeyi. Deprem bölgesi 12 ilimiz Hatay, İskenderun deprem bölgesinde yaşadığı için bir aile kızı malbora içiyor, oğlu parlement içiyor, eşi atıyorum o da lark içiyor. Bu insanlara devlet yardımcı oluyor prefabriktir, 3 öğün yemek var ama bu insanlar rahatlığa alıştığı için. Dikkat ederseniz ikinci ek elbise yollamayın diyorlardı. Yazık onlarında doğal bir hayatları vardı. Evleri vardı, Arabası vardı. Bu insanların hepsi şehirlere geldi. Ankara’ya, İstanbul’a, İzmir’e büyük şehirlere göç ettiler. Bir akrabam var. Bana alo dedi. Bana 2+1, 3+1 ev ayarlayın da Ankara’ya geleceğim dedi. Kiralar uçtu. Yenimahalle MİT’in orada oturuyorum. Oturduğum binada kiralık ev vardı imdi kiralık ev kalmadı. Depram bölgesinin yüzde 60’ı büyük şehirlere göç etti. İşsizlik ve kiralık ev yok. Çok büyük problem. Yan tarfımda bulunan ve duvarı yarılmış binayı bile 5 bin liraya verdi. Ev yok.

Mahir Polat: Normal olur mu. Türkiye neyse Ankara da o şekilde işte. Göçmen politikası Burayı etkiliyor. Burada da milyonlarca yabancı var aynı şekilde. Kızılay meydanında 35 bin Somalili var. Geçin görürsünüz. Onur çarşısı komple onların. Kendileri orada döviz büroları, berberleri, kafeleri herşey’i görürsünüz. Bu durum bizi etkiliyor. Etkilemez olur mu? Birlikte paylaşıyorsun burada. Bunlara mı hizmet edeceksin? Halkına mı Edeceksin? Başka söyleşeceğim bir şey yok. Sandık söylesin. Vatandaş söylesin.

Fatma Kızılca: Normal karşılamıyorum, tabi ki. Asgari ücrete orantılarsak tabi ki de normal değil. Memnun değiliz gidişattan, Ekonominin kötü gidişiyle ilgili. Göçün de etkisi var, ama ekonominin kötü gidişi daha fazla etkili.

İsmail: Normal demek anormal. 7 bin 500 lira emekli maaşları bir kuruş artmadı. 9 milyon emeklinin maaşı bir kuruş artmadı. Bugünden itibaren maaşı alınca görecekler. 9 milyona yüzde 25 zam dediler ama kök maaşa geldi. Kök maaş da 5,6 milyon. Şimdi7 bin 500 alanlar şok olacaklar.Kiralar 9, 10 liranın üzerinde. Yani dolayısıyla sokaklara çıkacaklar. Antalya’da kiracılar bu hafta basında bir açıklama yaptılar. Basına her gün şöyle bir şey yansıyor dikkat ettiyseniz. Kiracıyla ev sahibi arasında kavga. Ev sahibi kiracısını öldürdü, evini bastı bilmem ne. Bu daha da yaygınlaşacak. Ev sahipleri şöyle düşünüyor. Bu ekonomik koşullarda ben evimi ne kadar yüksek fiyata verirsem o kadar iyidir. Kiracı da geliri düşünüyor. İki emekli 15 bin lira aldığını düşün, 7 bin 500 den. Benim kız kardeşim ve eşi 7 bin 500 den 15 bin alıyor. 10 bin kira verdiklerini düşünün. Bir çocukları okuyor. Yaşamlarını nasıl sürdürecekler. Basını, medyayı izlerseniz her gün Türkiye’nin bir yerinde ev sahibi kiracı arasında çatışma, kavga. Avukat arkadaşla geçen konuştum. 100 binlerce dava açıldı şimdi. Dava süreleri de bir, iki yıl sonraya veriliyor. Çünkü o kadar çok dava açılmış duruma gelmiş. Bu vahim bir durum.

Dindar Karaman: Ben Ankara’da çalışıyorum. Gurbetçiyim burada. Evim burada değil. Geçimimiz yok. Bu son zamlar bizi aşırı etkiledi. Evim Van’da ama ben burada kiracıyım. Kiram 7 bindi, ev sahibim geldi 12 bin dedi. Ben 12 bini verirsem, eve ne gönderecem. Ben ne yiyecem.. Bir de gurbetçiyim. Ailem burada olsa 2,3 kişi olursan tamam olur. Çalışıyoruz. Tek insan çalışıyorum. Geçimimi nasıl yapıyım ki.

Vatandaş: Normal demek biraz abes kaçar. Tabi bu global olduğu için sırf Türkiye’de değil. Dünya’nın her yerinde aynı.Dün TV’lerde izlediğimize göre diğer ülkelerde bu enflasyonların yükseldiğini, evlerin zamların yükseldiğini söylüyorlar, Avrupa ülkelerinde bile. Normal değil tabi de. Bunlar gelip geçici inşallah. Düzelecek. Tüm dünya için geçerli olduğu için. Türkiye’de bir kat daha fazla olduğu için. Çünkü Türkiye gelişmekte olduğu için çabuk etkileniyor. Onun için düzemeye çalışacağız. Biraz da insanlarımızda fırsatçılık var. Bazı insanlara bu enflasyon yarıyor. Ücretli olan kimselere, tam tersine yaramıyor. Göçün de muhakkak etkisi vardır. Olmuyor desek yalan söylemiş oluruz. Hepsi bir birini tetikliyor. Zincirin halkası gibi biri koptumu diğeri de kopmaya başlıyor. Tek tek. Tabi bize de zarar veriyor bu konularda.

Tuncay Alemdaroğlu: Ne normal mi. İdareyi bilmeyen. Ekonomiyi bilmeyen adamların yönetiminde olduğu bir yerde normal olur mu. Ekonomi bitmiş. Hukuk bitmiş. Hiçbir şey yok. Tesadüfen yaşıyoruz. Tesadüfen. Ne hak var. Ne hukuk var. Ne adalet var. Şimdi KDV zammı getirdi. Tamamen Anayasaya aykırı. KDV kanununda hükümete verilen böyle bir yetki yok. Oran belirlenmiş, şu kadar zam yapacaksın diyor. 5 bin lira neye göre artırdın. Orada demiyor ki hükümette şunda yetkilidir. diğer vergiler de olduğu gibi. Tamamen hukuksuz. KDV zammı yaptılar. Anayasa mahkemesinde hakim varsa, bu kararı bozması lazım.

Furkan Bozdağ: Zam dediğimiz şey normal. Enflasyonla birlikte zam gelmesi normal ama abartılı bir şekilde getirildiğinde ucu yetişilmez bir hal alıyor. Ucuz bölge dediğimiz yer bile 15 bine ev fiyatları. Asgari ücret 11 buçuk. Tamam 11 buçuk olsun. Bu adam aç mı kalsın? Su içmesin mi? Yaşamsal başka fonksiyonu olmasın mı? Tamam ev sahibi olmuş olabilirsin. Bilmiyorum. Ürün fiyatlarına zam geliyor ama evet asgari ücretin yarısını geçmemeli. En azından adaha ucuz bölgelerde asgari ücretin yarısını geçmemeli. Barınma artı yemeğe dahi artık parası yetmiyor. Barınma başlı başına saçmalık haline geldi. İnsanları, kiracıları evden çıkartıp, ço daha fahiş fiyatlara veriyorlar. Birazda kiracıların ser bir duruş sergilemesi lazım bunun için. Bazen de çatışmaya neden olur. Bu da hayatın koşulları. Halkımız bu kadar para göz olmamalı. Biraz karşılıklı anlayışla yaklaşmalı. Hepimiz bu hayatta parayla yaşıyoruz.Hepimiz büyük giderleri de olabiliyor. Büyük gelirleri de olabiliyor. İnsanlar birbirine bir yık anlayışla olursa daha güzel bir hayat yaşayabiliriz.

Gökay Küçük: Normal değil. İnsanlarda ne yapacağını bilmiyor. Örnek gösteriyim. Şimdi benim evimin fiyatı. Örneğin 3 milyon. Şimdi bunu bankaya koysanız, banka size 75, 80 bin lira aylık para veriyor. Kiracı koysanız, ona 20 bin deseniz veremeyecek. Asgari ücret belli. On bin deseniz sizi kurtarmayacak. İster istemez her kes bi zorda. Vereyim mi? Vermeyeyim mi? Yapayım mı? Yapmayayım mı? Şurada az önce biriyle konuştum. Asgari ücretle çalışıyormuş. Adam yemek paramı vermiyor. Bu nasıl geçiniyor. Bu insan nasıl geçiniyor. Çalışan da mutlu değil. Çalışmayan da mutlu değil. Ülke de böyle bir karamsarlığa girdik. Allah hayırlısını versin.

Yıldırım Taşkın: Bence normal değil. Anormalin üstünde.Çünkü ev sahipleri de vicdanarını kaybettiler. Kiracıların durumu perişan. Ev satın almaya kalksa ekonomik güçlerin yetmesi mümkün değil. Bazılarının 8, 9 tane dairesi var. Bunları nasıl aldılar. Tartışılır, düşünülür bir konu. Yok sa geçinebilmenin yolu halk için çok zor. Bizim halkımız üzerine ölü toprağı serpilmiş gibi ağzını bile açmıyor. Cebinde varsa yiyor, ya da o kredi kartı denen nalet şeyler le ekonomik durumunu düzelmeye çalışıyor. Onun külahını ona onun külahını öbürüne, bankalarla anlaşarak yapıyorlar bu işi. Yazık bu vatandaşa ya. Yani seçim almak önemli değil. Aldıktan sonra vatandaşlara huzur vaad ediyorsun. Durumu düzeltecem diyorsun, benim maaşım 8 bin liraydı, 9 bin 600 yapmış. Arabam da var. Çok daha evvel aldım. 2 bin den önce bunlara sahip olduk. Sonra olabilme olanağımız yoktu. Perişanlık diz boyu. İmdi 34 lira olmuş benzinin litresi. Benim arabam da benzinli. Nere gidebilirim şimdi. En yakın yere gitsem bile 3, 4 bin lira benzin parası verecem. Tabi bizim için yukarıda bu işi yöneten insanların umurunda değil. Benzinini devlet ödüyor. Onun için keyifleri yerlerinde. Milletin anasını ağlattılar KDV ve ÖTV’yle. Sonuç bu. Söylenecek çok şey var da.

Naci Civelek: Ben emekliyim. Her şey de büyük artış var. Emekliler, ücretliler bunu karşılama gücüne sahip değiller. Son verilen zamlarda çok yetersiz kaldı. Yeni toplanan mecliste gündeme getirilmesi gerekiyor. Salı günü meclis toplanıyor. Hayatın çok pahalı olmasını halkımız istedi. Dolayısıyla bu halk bunu karşılayacak güçte ki yeniden iktidarı iktidar yaptı.

Haber Merkezi
Kaynak:Haber Merkezi
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.