Altın 6374.49 %0.49
BIST 14421.15 %0
Dolar 46.4344 %0.04
Euro 53.4418 %-0.35
Sterlin 61.4755 %0

Her zamankinden daha muhtacız

Her zamankinden daha muhtacız

Bozok Üniversitesi öğretim görevlisi Doç. Dr. İsmail Pırlanta, insanlığın sorunlarının üst üste yığıldığını, neredeyse çözülemez hal aldığı günümüzde Peygamber Efendimize her zamankinden daha muhtaç olduğumuzu söyledi.

Pırlanta İrlandalı bir düşünürün sözlerine paylaşarak, “Eğer aramızda olsaydı bütün sorunları bir fincan kahve içme rahatlığıyla çözerdi” dedi.
İl Müftülüğü tarafından Mevlid-i Nebi programı düzenlendi. Programa konuşmacı olarak katılan Bozok Üniversitesi İlahiyat Fakültesi öğretim görevlileri Peygamber Efendimizi anlattılar.
Belediye Büyük Sinema Kültür ve Sanat Merkezinde yapılan panele, Vali Yardımcısı Şükrü Çakır, İl Müftüsü Salih Sezik, Diva-sen Şube Başkanı Osman Taşçı, din görevlileri ve vatandaşlar katıldı.
HER ZAMANKİNDEN DAHA MUHTACIZ
Bozok Üniversitesi Öğretim Görevlisi Doç. Dr. İsmail Pırlanta, “İnsanlığın sorunlarının üst üste yığılarak neredeyse çözülmez hal aldığı günümüzde Hz. Muhammed’e her zamankinden daha muhtacız. Eğer aramızda olsaydı. Bütün bunları oturup bir fincan kahve içme rahatlığıyla çözerdi. Bunu söyleyen İrlandalı bir düşünür. Müslüman değil. Hz. Muhammed Mustafa aramızda olsaydı, ne tasa olurdu, ne de keder. O sanki bir kahve içimi gibi ne yapardı bütün sorunları tereyağından kıl çeker gibi alırdı” dedi.
Bozok Üniversitesi Öğretim Görevlisi Yrd. Doç. Dr. Orhan Yılmaz, Hz. Muhammed Mustafa’nın ubudiyet ve kulluk vasfını anlattı.
Yılmaz, kulluk ve ubudiyetin bütün insanlığına bir sorumluluk olarak yüklendiğini vurguladı.
Kulluk ve ubudiyetin Kur’an-ı Kerimde ağırlıklı olarak ele alınan konuların başında geldiğini aktaran Orhan Yılmaz, “Peygamberlerin gönderiliş amaçları arasında kulluk ve ubudiyet vardır. Peygamberlerin insan olmaları yönüne işaret eden ayetleri yanı sıra onun kulluk görevini vurgulayan ayetlerde var” dedi.
Peygamberler hakkında yapılan değerlendirmelerde yüceltici ve kutsallaştırıcı yaklaşımların yanlış olduğunu kaydeden Orhan Yılmaz, “Modern zamanların pozitivist ve rasyonalist etkileri ile oluşan indirgemeci, sıradanlaşıtırıcı yaklaşımı da yanlıştır. Onun beşeri yönünü ön plana çıkarmaya çalışanlar onun kendisine vahiy gelen bir Peygamber olduğunu, bizzat Allah’ın övgüsüne mazhar olan seçtin bir insan olduğunu düşünmelidir. Yine ona insan üstü vasıflar atfederek onu yücelttiğini zannedenlerde yine bizzat onun dikkat çektiği Hz İsa’nın Hristiyanlarca yüceltilmesi hatasında olduğu gibi bir hataya düşmemeliler. Allah’ın kulu ve resulü olduğu üzerinde durulmalıdır. Son derece sorumluluk sahibi, müttaki ve seçkin bir kul. Alemlere rahmet olarak gönderilen mütevazi bir resul. Her konuda olduğu gibi kulluk ve ubudiyet konusunda da örnek olmuştur. Peygamberliği onun beşer olduğu gerçeğini ortadan kaldırmadığı gibi, bir kulun yaratıcısına ibadet etme mükellefiyetlerinden de azade kılmamıştır. Hz. Peygamber de ümmetin diğer fertleri gibi her türlü emir ve yasağın muhatabı olmuş. Hatta bazı durumlarda ek mükellefiyetlerde daha ağır sorumluluklar üstlenmiştir. Peygamber oluşundan dolayı ayrıcalıklı birisiymiş gibi tavır ve davranışlarda bulunmayan Allah Resulü, Hristiyanların ‘Meryem oğlu İsa’yı övmekte aştıkları gibi beni övmede sizde haddi aşmayın. Bilin ki ben sadece bir kulum. Benim hakkımda Allah’ın kulu ve resulüdür’ deyin buyurmaktadır. Böylece kul olma bilincinde bize güzel bir örneklik sergilemiştir” dedi.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.