'İktidara Müdahaleler ve Darbeler Uluslararası Sempozyumu' başladı
“19.Yüzyıldan Günümüze Türkiye’de İktidara Müdahaleler ve Darbeler” konulu uluslararası sempozyum Bozok Üniversitesi ev sahipliğinde başladı.
Başbakanlık Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Atatürk Araştırma Merkezi Başkanlığı ve Bozok Üniversitesi iş birliğiyle “19.Yüzyıldan Günümüze Türkiye’de İktidara Müdahaleler ve Darbeler” konulu uluslararası sempozyum Bozok Üniversitesi ev sahipliğinde başladı.
Sempozyum, Yozgat’ta Erdoğan Akdağ Kampüsü Kongre ve Kültür Merkezi’ndeki açılış konuşmaları ile başladı. Atatürk Araştırma Merkezi Başkanı Prof. Dr. Mehmet Ali Beyhan, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e ne yazık ki iktidara pek çok askeri müdahalelerin olduğuna değinerek 18. yüzyılda, II. Mustafa ve III. Ahmet’in tahttan indirilmelerinin sebepleri üzerinde durulmadığını ve arka planında kimlerin olduğuna dair tarih kitaplarında yer verilmediğini belirtti.
Beyhan’ın ardından Bozok Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Salih Karacabey, iktidara müdahalenin sadece iktidara sahip olma hevesinden kaynaklanmadığını ve arkalarında tek bir gücün bulunmadığını dile getirdi. Karacabey şunları kaydetti:
"Kendi kültürümüze baktığımızda meşru iktidara saygı ve bağlılık geleneğimiz vardır. Müdahale yanlıştır, sosyal açıdan ihanet, dini açıdan da günahtır. Din eksenli oluşumlar içerisinde kendi değerlerine vatanına bağlılık olmakla beraber bazen çeşitli tezviratlarla mağdur edilenler olmuştur. Ama çoğu zaman iktidar sevdasında olanlar da iktidara müdahale etmişlerdir. Bundan çıkarılacak sonuç; ülkemizin din eğitimi politikasını devlet politikası haline getirmesi gerektiğidir."
Karacabey’in ardından Yozgat Valisi Kemal Yurtnaç sözlerine Hasan Celal Güzel’i saygıyla anarak başladı. Yurtnaç, tarihte 'kerim devlet' anlayışının olması sebebiyle devletin her zaman tepede olduğunu ve toplumun da buna saygı duyduğunu belirtti.
Halkın seçtiği insana saygı duyulması gerektiğini belirten Yurtnaç, "Cumhurbaşkanımızın liderliğinde halk, demokrasisine sahip çıkmıştır. Millete yanlış yapana hesabını hep birlikte vermek gerekir. Silahlı kolluk kuvvetlerimizin, sivil bürokrasinin emrinden çıkmaması gerekmektedir. Halkın oyuyla iktidara gelen meşrudur, meşruluğun sınırlarından dışarı taşmamalıyız. Gençler, geçmişteki iktidara müdahaleleri iyi tahlil etsinler. Stratejik akıl nedir; kriz anında vereceğiniz doğru karardır. Bu yoksa demokrasiyi zayıflatır. Demokrasilerde yasama yürütme yargı dengesini iyi bilmeli ve bu denge için gerekli önlemleri almamız gerekir. Türkiye zaman zaman bu müdahalelere maruz kalmıştır. Bu coğrafya sebebiyle olmaya da devam edecektir. Türkiye’deki istikrar Türk ve İslam dünyasına güvencedir. Bu sebeple biz de dik durmalıyız" ifadelerini kullandı.
İki gün sürecek sempozyumda eş zamanlı olarak üç ayrı salonda toplam 50 bildiri sunulacak ve sempozyumda sunulan bildiriler daha sonradan kitaplaştırılacak.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.