Kamu binaları SIKINTILI'
Vali Yurtnaç, Yozgat’taki inşaat kalitesindeki eksiklere dikkat çekti:

Yozgat Valisi Kemal Yurtnaç, Yozgat’ta pek çok kamu binasının kalitesiz işçilik ve malzeme ile yapıldığını belirterek; “Çayıralan’a gelen ödenekle Antalya, İzmir’e gönderilen ödenek arasında hiçbir fark yok. Ama onu yapan insanlar arasında fark var. Bakıyorsun bir köyde yaşasan köyde bu kadar kötü bir sıva yapılmaz diyorsun, Ege denizi gibi harita gibi. Bunun mühendisi, mimarı hiç mi buna bakmadı. Bunu yapan usta yanlış oluyor hiç mi demez. Gözümü yumarım, vazifemi yaparım mantığı kötüdür. Devlet memurluğunda da kötüdür, özel sektörde de kötüdür” dedi.
Vali Kemal Yurtnaç, Yozgat’ta son yılların büyüyen sektörü inşaatçılıkla ilgili önemli eleştirilerde bulundu. Eleştirisini kamu binaları üzerinden yapan Yurtnaç, kalitesiz işçilik ve malzemeye dikkat çekti.
BİZE İŞİNİ DÜZGÜN YAPAN USTA LAZIM
Yurtnaç, hafta sonu yapılan İnşaat Çalıştayı’nda yaptığı konuşmanın satır aralarında önemli ifadelere yer verdi.
“Bize işini düzgün yapan demirci lazım, kalıpçı lazım. Bize düzgün beton santralleri lazım” diyen Yurtnaç; “1999 yılına kadar yoktu. Karıyorlardı kürekle; üç torba mı çimento koydu, beş torba mı koydu belli değildi. Bir bedel ödedik standarda sahip olduk. Düzgün sıvacı, düzgün boyacı, düzgün parkeci, düzgün fayansçı… Bunlar Türkiye’de sorun ama özellikle Yozgat’ta çok daha büyük sorun” dedi.
ARADA KALİTE FARKI VAR
Yurtnaç, kamu binalarında gördüğü inşaat hataları ve eksikleri üzerinden yaptığı konuşmasını şöyle sürdürdü: “Örneğin Çayıralan’da kapalı spor salonu yapılıyor. Çayıralan’a gelen ödenekle Antalya, İzmir’e gönderilen ödenek arasında hiçbir fark yok. Ama onu yapan insanlar arasında fark var. Bakıyorsun bir köyde yaşasan köyde bu kadar kötü bir sıva yapılmaz diyorsun, Ege denizi gibi harita gibi. Graniti döşüyorsun, fayansı döşüyorsun bakıyorsun ki içi boş, vuruyorsun ses gelmiyor. Mühendis, inşaatçı değilim ama 30 yıldan beri inşaat yaptırıyorum o kadarını biliyorum.”
MÜHİNDİSİ, MİMARI HİÇ Mİ BAKMADI
Geçtiğimiz günlerde Yerköy’de ziyaret ettiği bir okul inşaatından örnek veren Yurtnaç, şunları söyledi:
“Yerköy’de geçen gün yeni yapılmış bir okulumuza girdik, açtık kapısını. Bunun mühendisi, mimarı hiç mi buna bakmadı. Bunu yapan usta yanlış oluyor hiç mi demez. Gözümü yumarım, vazifemi yaparım mantığı kötüdür. Devlet memurluğunda da kötüdür, özel sektörde de kötüdür. Adam boya yapıyor şerit çekmiyor, şerit çekmediği zaman zikzak oluyor. Sonra ne oluyor Yozgat’ta hizmetler kalitesiz. Burada bir buçuk yıldan beri bir şeye gayret ediyoruz, eğitimde kalite, sağlıkta kalite, güvenlikte kalite. Devlet kurumları için kaliteye uğraşalım da özel sektörde bu olmayacak mı, özel sektörde de olacak.
Bu şehir göç vermiş, sermaye gitmiş, nitelikli ustalar da gitmiş. Bize düşen de kıyma makinesi varsa o makineye yeni parça etler atmamız gerekiyor. Yeni ustalar gerekiyor. Üniversite, halk eğitim, meslek odaları, işadamları ile beraber bu insanları yetiştirmemiz gerekiyor.”
HANGİ HASTANEYE GİTSEM PROPLEM VAR
“İki haftadan beri negatif düşünmeye başladım, bu ustaları ne yapacağız. Çünkü hangi inşaata gitsem problem var. Arkadaş bu müteahhide verdiğimiz beytülmalidir. Hepimizin sorumlusudur” diyen Vali Yurtnaç, inşaatlarla ilgili genelge hazırladığını söyledi.
Yurtnaç, şöyle konuştu: “Genelge yazdım inşaatlar tamamen bitmeden geçici kabul diye bir şey alınmayacaktır. Geçici kabul ne demektir, ‘Bura tamamen bitti kullanımdan dolayı bir problem olursa ben onu bu süre zarfında ikmal edeceğim’ demektir. Ama kapıyı takmadıysam bunun geçici kabulü olmaz. Kapıyı takmazsanız tazminat ödemeye mahkumsunuzdur. Kimse müteahhidi korumak zorunda değildir. Müteahhide verdiğiniz para vergilerle topladığımız, fakir fukaranın, garip gurabanın parasıdır. Bunlara dikkat edeceğiz, müteahhit görmesin, usta görmesin, kalfa görmesin, mühendis görmesin, kontrol memuru görmesin kim görecek. Yozgat’ta üniversitemiz var. Büyük bir fırsat. 18 bin öğrenci. Bu ne demektir; Yozgat’ta 18 bin öğrenci 90 bin kişi yaşar. Yozgat’ta acaba binalar nasıl, lokantalar, yurtlar nasıl iyi mi, minibüs şoförleri iyi mi, biz burada öğrenciler kanalı ile 200-300 bin kişiye mesaj veriyoruz. Sonra kimse diyemeyecek ki ‘bu şehir sahipsizdir’. Kardeşim bu şehri sahipsiz bırakıyorsak bu tür hizmetleri kalitesiz üreterek biz yapıyoruz. Yanlışları bireri müfettiş gibi ifade edeceğiz. Kntorolör arkadaşlarımız yanlışlığı ifade edecekler. Hiçbir siyasi, hiçbir idareci bir memura işini yapıyorsun diye asla sorgu sual edemez. Ederse sorumlusu biziz burada onun hesabını görmek de bizim boynumuzun borcu olsun. Ama iş yanlışsa ve gözümüze batmıyorsa bizde problem var demektir. Son iki haftadan beri okul inşaatlarını dolaştım felaket derecede problemler var. Ankara’da da, Yozgat’ta da, Hakkari’de de aynı malzeme neden düzgün yapmıyorsunuz. Bir vicdan, iki mesleki bilgi ve tecrübe. Kamu inşaatlarında yapılacak ustalık işlerinde yapacağımız bir eğitim programından belge almış insanları burada çalıştırmak zorundasınız diye bir şart mı koyalım diye düşündüm. Bilmeye bilir insan ama eğer eğitimini vermiyorsak bizim suçumuz. Saldım çayıra Mevlam kayıra dersek yarın bu binalar bize bela olarak gelecektir.”
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.