Karakaya'dan Yozgat'a özel
Araştırmacı Yazar emekli öğretmen Yusuf Karakaya “Köy Odaları ve Oda Yarenlikleri” isimli kitabının tanıtımını Hayri İnal Konağında düzenlediği bir basın toplantısı ile yaptı.
Araştırmacı Yazar emekli öğretmen Yusuf Karakaya, 7 yıla yakın bir zaman zarfında bu kitabımız çıktı. Milletlerin kalkınmaları ancak ve ancak kendi kültür değerlerin üzerine kurdukları eğitim sistemleriyle mümkün olmaktadır. Kendi eğitim sistemlerini kültür değerleri üzerine oturtamayan milletler ekonomik yönden ne kadar güçlü olursa olsunlar eğitimli milletlerin buyruklarını yerine getirmek mecburiyetinde kalındığını söyledi.
Türk- İslam kültürünün vazgeçilmez unsurlarından birisi de köy odaları geleneği olduğunu ifade eden Karakaya, İslam’dan önce Hz. İbrahim’e kadar dayanan misafirlik geleneği ilk Türklerde Oğuz Kaan’a dayanmaktadır. Kuran’ı Kerim ve hadislerle de bildirilen misafirlik için mutlaka bir meskene ihtiyaç duyulmaktadır. İşte bu meskenlere ecdadımız oda adını vermişlerdir. Gerek İslam’da gerekse ilk Türklerde misafirlik hayatın bir parçası olmuştur. Öyle ki Müslüman Türk milleti misafirsiz ve odasız yaşayamaz hale gelmiştir. Ancak teknoloji bu ata töresini de yok etmiş bugün adeta misafirlik yok olmaya yüz tutmuştur. Misafirliğin yok oluşuna paralel olarak odalar da yok olmaya başlamıştır dedi.
ECDADIMIZIN NASIL MİSAFİRPERVER OLDUĞUNU BİLSİNLER
Kitabı yazmasındaki amacı hakkında bilgi veren Karakaya, ben istedim ki, bu ata geleneğimizi çocuklarımız ve torunlarımız da bilsinler. Ecdadının nasıl bir misafirperver insanlar olduklarını hatırlasınlar ve onlarla iftihar etsinler. Köy odaları geleneği Türkiye’de olduğu gibi ipek ve baharat yolu üzerinde olan ilimiz Yozgat’ta da yaygın halde mevcut iken şimdilerde tamamen yok olmaya yüz tutmuştur. Ayakta kalanların pek çoğu gübre deposu, samanlık olarak kullanılmakta ve viran hale gelmiştir.
TÜRKİYE’DE İLK
“Köy Odaları ve Oda Yarenlikleri” kitabının Türkiye’de kendi alanında ilk ve tek araştırma kitabı olduğunu belirten Karakaya, köy odaları geçmişten günümüze adet ve ananelerimizi, odalarda yapılan şakaları oda adetlerini, etkinlikleri derinlemesine anlatılmıştır. Köy odaları İslam’ın ilk günlerindeki mescidi Nebevi gibi çalışmıştır. Odalarda yeri gelmiş hastalar tedavi edilmiş, eğitim öğretim gerçekleşmiş, yeri gelmiş köyün dertleri halledilmiş, küsler barıştırılmış, camiye gidemeyen ihtiyarların mescidi olup namazlar kılınmıştır. Destek olan herkese teşekkür ediyorum” diye konuştu.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.