Altın 6374.49 %0.49
BIST 14421.15 %0
Dolar 46.4344 %0.04
Euro 53.4418 %-0.35
Sterlin 61.4755 %0

'Kimse kimseyi kırmazdı'

'Kimse kimseyi kırmazdı'

Yozgat siyasetinin damga vurmuş isimlerden biri olan Hüseyin Koç, Anavatan Partisi Merkez İlçe Başkanlığı yaptığı dönemdeki seçimleri Yozgat Çamlık Gazetesine anlattı. Koç, o dönemdeki seçimlerin saygı ve hürmet içinde olduğunu belirterek, kimsenin kimseyi kırmadığını söyledi.

Yozgat siyasetinin emektar isimleri ile başlattığımız röportaj dizisinin Ünsal Allıoğlu’nun ardından bu günkü ikinci misafirimiz Anavatan Partisi döneminin önemli siyasi yüzü, kişiliği, karakteri ile her zaman örnek olan Hüseyin.
Hem özel yaşantısından hem de siyasi yaşantısından verdiği bilgilerle dün ve bu günün seçimlerini kıyaslayan Koç, önemli mesajlar içeren açıklamalarda da bulundu.
Koç’la yaptığımız keyifli röportajı sizlerle paylaşırız;
"VEHBİ KOÇ
AMCAM OLUR!"

1970’li yıllarda ticari hayatıma terzi olarak başladım. Daha sonra sektör değişikliği yaparak, mobilya işine girdim. Bu sektör tek başına olmadığı için akrabalarımla birlikte yaptım. O günler de baya güzel işler yaptık. Kış aylarında da halı, kilim pazarlama işleri yaptım. İlçelerde çalıştım.
Allah nasip etti Fiat traktörlerin bayiliğini aldık. Fiat Traktörün bayiliği o zamanlar büyük bir esnafın elindeydi. Bize de vermek istemiyorlardı. Fakat, benim soy isminin Koç olması, Traktöründe Vehbi Koç’un olması bunu almamıza sebep oldu. O zaman gelen Müdür bize şunu söyledi: Siz alamazsınız. Bizde sorduk: Neden alamayız? ‘Çevreniz iyi fakat paranız yok’ dedi bize. Bende şu cevabı verdim; ‘Bak bakalım nüfus kağıdında ne yazıyor. Hüseyin Koç. Kim üretiyor traktörü Vehbi Koç. Kendisi amcam olur, yeğenine vermezse kime verecek’ dedim ve öylece aldık. Nasip de oldu aldığımız yıllarda satış rekoru kırdık. Ama bir yıl hiç kar almadık. Sermeye biriktirmek için. Bir yıl sonra Vehbi Koç demiş ki; ‘Esnafı görüyor musun bak demiş. Hiç para almamış. Şuanda adamın 30 tane traktör alacağı var’ demiş. Daha sonra tuğla fabrikası kurduk. Üç faklı sektörde mücadele ettik.


"VATANDAŞA YAPILAN
MUAMELEYE KIZDIM
İLÇE BAŞKANI OLDUM"

1991 yılında siyasi hayata atıldım. İşte o zaman Anavatan partisi var. O zaman komşularımız da o partide. Bana dediler ki; Abi seçim olacak sende gir. Beni kim ne etsin kardeşim dedim ama o tarihlerde seçim oldu. Beni de İlçe Başkan Yardımcısı yaptılar. O zamanın il başkanlar sağlık problemleri yaşayanların işlerini çözmüyordu. Bu durum beni çok etkiledi. Bende onlara insanlara böyle davranmayın karşınıza aday olurum dedim. Siz hiç mi yoksulluk görmediniz? Hiç mi perişanlık çekmediniz? Bu şekilde insanlara sıkıntı veriyorsunuz. Diye serzenişte bulundum. O zaman seçim oldu. Ben o kızgınlık ile il başkanlığıma adaylığımı koydum. O günlerde köylü şehirli meselesi vardı. Karşıdaki aday arkadaşım şehirli idi, bende köylü idim. O düşünemedi mesele bin tane delegemiz var 800 tanesi köylü. 200 tanesi şehirli. O şeyle kazandık. İlçe başkanı oldum. O zaman Lütfullah Kayalar da Orman Bakanı oldu. O zaman baya işler yaptık.
"KİMSE KİMSEYİ
KIRMAZDI"

Terbiye, saygı ve hürmet içinde olurdu seçimler. İnsanlar birbirini kırmazdı. Bugün bir seçim oluyor. İnsanlar birbirini kırıyor, eziyor. Ben il başkanlığına aday olduğumda karşımdaki rakibim Yusuf Bektaş idi aradan geçen onca zamana rağmen hala birbirimize takılırız. Bu benim siyasi mağlubum diye takılır. Seçim sonrasında birbirimize sarılıp aynı parti de çalışmaya devam ettik. O zaman kırıcılık yoktu.
"AYRIM YAPMAZDI"
Seçim dönemlerinde Lütfullah Kayalar’ın girmedi köy kalmadı. Hangi muhtarın, hangi köylünün eli öpülecekse gitti hepsine saygı gösterdi. Onları dinledi, böyle seçim kazandı. Lütfullah Kayalar siyasi hayatı boyunca hiç ayrım yapmadı. Yozgatlıların partisine bakmazdı. Ne işleri olursa çözerdi. İnsanları hiç ayırmadı. Ne Lütfullah Kayalar ne de ben. Lütfullah Kayalar nüfus kağıdında Yozgatlı varsa Türkiye işe alınacak yerlerde herkesi işe aldırdı. Yardımcı olurdu.
"İŞÇİLERE
KADRO ALDIK"

Lütfullah Kayalar Maliye Bakanı iken ben Ankara’ya gittim ona dedim ki; ‘Sayın Bakanımız bizim Tarım’da çalışan işçilerimiz senede 10-15 gün çalışıyorlar. Bunların çok mağduriyeti var bunlara yardımcı olunda şunlar kadroyu alsınlar’ dedim. Rahmetli Mustafa Taşer’e MYK üyesi iken oy vermiştim. Lütfullah Kayalar’da bana dedi ki; ‘Senin elinde fırsatın var. Mustafa Taşer’e bunu söyle’ dedi. Mustafa Taşer’e gidip, ziyaret ettik. Ona dedim ki; ‘bu sefer sana oy vermeyeceğim’ O da bana nedenini sordu. Bende tarım işçilerinin senede 15 gün çalıştığını söyledim. Bak bunlara bir kadro ver de yardımın olsun dedim. Hiçbirinin adını, soyadını bilmem. Allah Rızası için yaptım. Elimizdeki fırsatı değerlendirelim dedik. Danışmanı çağırdı ve ona şunları söyledi; “Sen bana diyorsun ki, Tarım işçilerine 4-5 ay veriyorum çalışma süresi. Bak başkan 10 gün 15 gün diyor” Danışman, ‘evet efendim biz 4,5 ay veriyoruz’ dedi. Ben de araya girdim; ‘4,5 ay veriyorsun da bizim orada 220 kişi çalışıyor sen bu süreyi 30 kişiye veriyorsun. Biz de bunu paylaştırıyoruz. Orda 15 güne düşüyor’ dedim. Ertesi gün de seçim çalışması yapıyoruz, bana dedi ki; ‘Sen denizlerin otobüsüne bineceksin’ Ben otobüste bir Lütfullah Kayalar’a birde Mustafa Taşer’e oy istiyorum dedim. Dediler ki; ‘Lütfullah Kayalar tamam’ ama Mustafa Taşer niye diye sordular. O da tarım işçilerine kadro verecek dedim.Birisi oradan kardeşim ne sözü ya diye bir çıkış yaptı. Ben de söylediyse yapar dedim. Ben eminim yapacağından. Bana karşı gelen çocukta Mustafa Taşer’in kardeşi imiş. Gitmiş demiş ki Mustafa Taşer’e; ‘Yozgat’ın ilçe Başkanı var ya otobüste yalvarıyor demiş. Elinizi ayağınızı öpüyüm Mustafa Taşer’e oy verin diye demiş. Kadro’yu o gün imzaladı. Lütfullah Kayalar’a demiş ki; ‘Başkanına selam söyle ben kadroyu imzaladım’ Lütfullah Kayalar beni çağırdı. Bana; ‘git tarım işçilerini partiye topla onlara bildir’ dedi. Bende işçileri topladım ve bildirdim. Kimse inanmadı. Bir ay sonra hepsi teşekküre geldi.
"TAKSİYLE GEZDİK"
Seçim çalışmaları o zamanlar yürütmek zordu. Taksiciye bir günlük yevmiyesini verip, köyleri o taksi ile gezerdik. Ama gitmekte zorundaydık. Partici gelmedi diyordu köylüler.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.