Menderes Kılıçaslan’ın başlattığı Uluslararası Şehit Emanetleri ve Devlet Büyükleri sergisi kutsal bir görevi ifa ettiği gibi şehrin tanıtımını da katkı sağlıyor
Uluslararası Şehit Emanetleri Sergisi Koordinatörü Menderes Kılıçaslan’ın başlattığı Uluslararası Şehit Emanetleri ve Devlet Büyükleri sergisi kutsal bir görevi ifa ettiği gibi şehrin tanıtımını da katkı sağlıyor.
Uluslararası Şehit Emanetleri Sergisi Koordinatörü Menderes Kılıçaslan’ın başlattığı Uluslararası Şehit Emanetleri ve Devlet Büyükleri sergisi kutsal bir görevi ifa ettiği gibi şehrin tanıtımını da katkı sağlıyor.

5 yıl önce başlatılan sergi, iki yıl pandemi nedeniyle gerçekleştirilemedi. Üç yılda 75’inci sergisini açan Uluslararası Şehit Emanetleri ve Devlet Büyükleri sergisi her geçen gün büyüyerek devam ediyor.

KÖŞE OLUŞTURACAKTIK…
Uluslararası Şehit Emanetleri Sergisi Koordinatörü Menderes Kılıçaslan, pandeminin aktif olduğu dönemde iki yıl serginin yapılmadığını söyledi. Kılıçaslan, 3 yılda 75 sergi açtıklarını dile getirdi.

Sergilerin süreceğini aktaran Menderes Kılıçaslan, “İnşallah devam edeceğiz. Dedik ki bir şehitler köşesi oluşturalım. Genel itibariyle klasikleşmiş fotoğraflar falan konuluyor. Biz dedik ki biraz alışılmışın dışına çıkalım. Bir farkındalık oluşturmak bir ilgi uyandırmak amacıyla eşyalarını falan koyalım. Talep ettik bazı ailelerden. Kendileri ile görüştük. Bize 30-40 civarında bir eşya lazımdı. Ama gördük ki 100’ün üzerinde bir eşya geldi. Samimi bulularsa şehit aileleri gönderiyorlar. Gerçekten güvenirlerse, inanırlarsa insanlar o kanlı şehadet emanetini bile gönderiyorlar. Gönderdiler de. 100 tane eşyayı bir köşe sığdırmak mümkün değil. Biz bunu ne yapalım diye alilere sorduk. Sonuçta buna karar verecek olan onlar. Hocam bir sergi olabilir mi? Müze’ye dönüştürebilir mi? Bunun için de Kültür ve sosyal işler müdürlüklerinin olduğu kurumlar lazım. Buna da uyan üniversiteler ile belediyeler var. Onun dışına çıkamazsınız. Çünkü hali hazırda bir sergi yapalım dediğinizde o insanlar buna yabancıdır. Onun öncesinde biz ne yapabiliriz dedik. 18 Mart’ta ve 23 Nisan’da okulların tiyatro gösterileri oluyor. Oralara götürdük. Baktık ki bir ilgi var. Baktık gördük güzel, ilgi var. O zaman dedik küçük büyüklükte belediyeler, orta büyüklükte belediyeler, Büyükşehir Belediyeleri derken artık her şey yerli yerine oturmuş oldu. Sonrasında temsilciklere geçtik. Irak Türkmen Temsilciliklerine geçtik. Türk Dünyasının temsilciliklerine geçeceğiz” dedi.

YURT DIŞINA AÇILACAK
Şehit Emanetleri sergisini yurt dışına taşıyacaklarını dile getiren Menderes Kılıçaslan, “Şehit aileleri yurt dışında da yer alsın istiyorlar. Bunlarla birlikte Türk Dünyasının Bakan ve Milletvekillerini de bizim platformumuza dahil ettik. Onlarda sevdiler. Sevgi, saygı karşılıklıdır” diye konuştu.

KIZINI ANLATTI
Şehit Öğretmen Aybüke Yalçın’ın Babası Sadık Yalçın, Çamlık TV’de katıldığı Ramazan Özel Programında kızını anlattı.
Yalçın, “Aybüke doğumuyla bizlerin çok sevincine nail oldu. Çocukluğu Etimesgut’ta geçmiş birisi. Milli Manevi duygularımızın çok yoğun olduğu bir yerde yetişti. Devletini, milletini seven birisiydi. Küçüklüğünden beri müzik öğretmenliğini istiyordu. Ben kamu da bürokrat olmasını istiyordum. Yengesi gibi öğretmen olmak istiyordu. Müziği de çok sevdiğinden müzik öğretmeni oldu. Çokta başarılı bir öğretmendi. Öğretmenlikte 8’inci ayını doldururken maalesef şehit edildi. Aybüke öğretmenin çok farklı bir yapısı vardı. İyi bir insandı. Fedakârdı” dedi.

TEK HAYALİ POLİS OLMAKTI
Gaziantep Şahinbey İlçe Emniyet Müdürlüğünde görevliyken, 2019 yılında geçirmiş olduğu trafik kazası sonucu şehit olan hemşehrimiz Polis Memuru Yusuf Çelik’in babası Arslan Çelik, evladının tek hayalinin polis olmak olduğunu söyledi.
Oğlunun Fen Bilgisi öğretmenliğinden mezun olduğunu ancak hayalinin hem polislik olduğunu anlatan Arslan Çelik, “Biz polis olmasını istemedik ama onun tek hayali polis olmaktı. Üniversiteyi bitirip geldikten sonra ‘baba ben okulumu bitirdim. Polis olmak istiyorum’ dedi. Ben de ‘oğlum yolun açık olsun’ dedim. Sınavlara girdi kazandı. Aydın Polis okulunda eğitimlerini aldı. Görev yeri Gaziantep’e gitti. Şehit olmadan 6 ay önce balkondan bahçeye bakıyordu. ‘Benim de düğünüm olacak, buralar almayacak’ dedi. O anda benim içime bir sızı düştü. Ondan bu tarafa içim sızlar. O zaman içime doğdu. Bir şey de diyemedim. Kendisini şehitliğe adamıştı. Öyle dedikten 6 ay sonra şehit oldu. Şehit olmadan bir hafta önce yanındaydım. Araba istedi. Arabasını aldım, götürdüm. Bir hafta durdum. Bir hafta binebildi arabasına. Korkularımızdan evladıma bahsettim ama ‘baba vade yettikten sonra nerede olsa olur’ dedi. Öyle deyince de bir şey diyemedik” şeklinde konuştu.
Şehit Polis Yusuf Çelik'in babası Arslan Çelik ile bir araya geldiklerini anlatan Şehit Emanetleri Sergisinin mimarı Menderes Kılıçarslan, “ Onlar vatanımızın bölünmezliği uğruna kendilerini feda ettiler. Bu anlamda yapılan çalışmaları değerli buluyoruz. İnşallah benzer çalışmaların sayısı her geçen gün artar diye ümit ediyoruz” ifadelerine yer verdi.

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.