Altın 6432.28 %1.4
BIST 14421.15 %0
Dolar 46.4391 %0.02
Euro 53.4725 %-0.31
Sterlin 61.5078 %0.05

MÜSİAD Ankara tarafından Türkiye'de ilk kez "Sağlık Sanayi Kalkınma Zirvesi" düzenlendi

MÜSİAD Ankara tarafından Türkiye'de ilk kez "Sağlık Sanayi Kalkınma Zirvesi" düzenlendi

Müstakil Sanayici ve İş Adamları Derneği (MÜSİAD) Ankara Şubesi tarafından Türkiye’de ilk kez "Sağlık Sanayi Kalkınma Zirvesi" düzenlendi. Zirve, Ankara Hilton Garden Inn Otel'de yapıldı.

Müstakil Sanayici ve İş Adamları Derneği (MÜSİAD) Ankara Şubesi tarafından Türkiye’de ilk kez "Sağlık Sanayi Kalkınma Zirvesi" düzenlendi. Zirve, Ankara Hilton Garden Inn Otel'de yapıldı.

Düzenlenen etkinliğe; Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı Yunus Elitaş, Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Hasan Büyükdede, Sağlık Bakan Yardımcısı Şuayip Birinci, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan yardımcıları Ertuğrul Soysal ve Faruk Özçelik, Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Gürsel Baran, Ankara Sanayi Odası Başkanı Nurettin Özdebir ve sektör temsilcileri katılım gösterdi.

MÜSİAD Ankara Şube Başkanı Hasan Fehmi Yılmaz, etkinliğin açılışında yaptığı konuşmada; Türkiye'nin ekonomik ve sosyal gelişmesi ve küresel bir oyuncu olmasında MÜSİAD'ın önemli görevler üstlendiğini söyledi. 30-40 yıl önce Türkiye'de teşhis ve tedavi amaçlı malzeme ve cihazların hemen hemen hepsinin yurt dışından temin edildiğini dile getiren Yılmaz, şu anda 5-6 kalem yüksek teknoloji cihaz haricinde Türkiye'nin üretemediği malzeme ve cihazın olmadığını kaydetti. Yılmaz, dünyada sağlık sanayi pazarının neredeyse yarısının 10 şirketin elinde olduğunu belirterek, şu değerlendirmede bulundu: "Sağlık, zorlu rakiplerin olduğu, rekabetin şirketlerimizi zorladığı bir alan. Tabii bir de küresel anlamda yasal mevzuatlar da zorlayıcı unsurlardan bir tanesi. Bir tarafta global firmalar, diğer yanda her türlü ürünü anında kopyalayıp veya geliştirip ucuz insan gücüne dayalı üretimi ile Çin var.”

HER ŞEYİ ÜRETEBİLDİĞİMİZİ GÖSTERDİK

Salgın döneminde iyi sınav veren sağlık sanayisinin, yaptığı ihracatla salgının etkilerini atlatmakta önemli rol oynadığına dikkat çeken Yılmaz, "Dünyaya da her şeyi üretebildiğimizi ve ihtiyaçlara cevap verebileceğimizi gösterdik. Ülkemizdeki sorunun üretmek değil ürettiğimizi ticarileştirmek olduğu ortaya çıkmış oldu" açıklamasında bulundu. Yılmaz, sağlık sanayisinde geliştirilmesi için çözülmesi gereken sorunlara da değinerek, bu sorunlardan bir tanesinin geri ödemelerin sözleşme tarihlerine uygun olarak yapılmaması, diğer sorunun da Avrupa Birliği Tıbbi Cihaz Tüzüğü (MDR) olduğunu söyledi. Söz konusu tüzüğün gerekliliklerini zamanında karşılayabilen üreticilerin küresel rekabet avantajına sahip olacağını anlatan Yılmaz, konuyla ilgili olarak şunları kaydetti: "Üreticilerimizi ihracata yönlendirici ve ihracatlarını artırıcı politikalar oluşturarak, teşvik ve destekleri artırmamız gerekiyor. Ülke olarak sağlık alanında kendi ihtiyaçlarımızı karşılayabilmeliyiz. Bunun yolu hem üretimden hem de kendi üreticimizin ürünlerini kullanmaktan geçiyor. Sağlık sanayisini geliştirici tedbirleri ivedilikle almalıyız."

MEDİKAL SANAYİDE DIŞ TİCARET AÇIĞI VEREN BİR ÜLKEYİZ

Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Nurettin Özdebir zirvenin açılışından sonra yaptığı konuşmasında sağlık sektörünün çok stratejik bir öneme sahip olduğunu belirtti.

Yaşanılan pandemi süreciyle beraber tüm gözlerin sağlık sektörüne çevrildiğine dikkat çeken Özdebir, “Bu anlamda sağlık sektörümüzün gelişmesi son derece kıymetli ama bu sektörün gelişmesiyle ilgili birtakım sıkıntılarımız var. Medikal sanayide dış ticaret açığı veren bir ülkeyiz. Yerli sanayimizi desteklersek onların sorunları ile daha çok ilgilenirsek, ihracat potansiyelimizi artırırsak, sektörün çok daha hızlı büyüyeceğine inanıyorum” diye konuştu.

ASO Yönetim Kurulu Üyesi Aytaç Dinçer de zirve kapsamında gerçekleştirilen “Sağlık Sanayicilerinin Beklentileri” konulu oturuma katılarak bir konuşma yaptı.

Dinçer konuşmasında Türkiye’nin ilaç sektöründe çok ciddi bir yol aldığını belirterek, “Dünyada her ülke artık kendi ilacını kendisi üretmek istiyor. Çünkü ilaç sektörü en önemli ve stratejik sektörlerden birisi haline geldi. Bu sektör belki gelecekte savunma sanayinin de önünde olabilir. Çünkü çok masum gibi görünen ama gizli bir silah gibi kullanılabilecek bir sektör” dedi.

İlaç sektörünün dünyanın en büyük ekonomik sektörü konumunda olduğunu söyleyen Dinçer sözlerine şöyle devam etti:

“Son 50 yılda sektörümüz çok iyi seviyelere geldi. Ama ileriye baktığımızda moralimiz bozuluyor. Sektörümüz son yıllarda devlet desteklerinden geri kalmış durumda. Her ülke kendi sektörünü desteklerken biz olması gereken değeri veremiyoruz. Son 20 senedir sağlık hizmetleri bakımından halkımızın aldığı hizmetler çok iyi yerlere geldi ama sağlık sektörüne harcadığımız bütçe Avrupa ülkelerinden daha az. Yani az para ile çok sağlık hizmeti veren bir ülke konumundayız. Geldiğimiz bu nokta biz sanayicilerin devamlılığı açısından çok önemli. Dünyanın en düşük fiyatlı ilaç piyasası bizde. İlaç üretiminde kullandığımız girdilerimizin tamamı ithal ürün ve maliyetimizin tamamı döviz bazında. Devletimizin bizlere farklı bakmasını talep ediyorum. İlaç sektörü ve sağlığa harcanan, yani sosyal devletin bir gereği olarak yapılan harcamaları Maliye Bakanlığı gider kalemi olarak görüyor. Aslında bu sosyal devlet olmanın bir gereği. Bunun için sağlık harcamalarını bir gider kalemi olarak değil halkımızın refahı için yapılan harcamalar olarak bakmamız lazım. Sektörde her şeyi yapabildiğimiz kadar yerelleştirmemiz lazım. Eğer biz firmalarımızı üretime teşvik edersek, gençlerimizi Ar-Ge’ye yönlendirirsek hedeflerimize ulaşırız” diye konuştu.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.