Altın 6418.68 %1.19
BIST 14421.15 %0
Dolar 46.4307 %0.04
Euro 53.4604 %-0.32
Sterlin 61.5309 %0.09

O BİR BAŞBUĞ'DU-2

O BİR BAŞBUĞ'DU-2

MHP'nin kurucu Genel Başkanı Alparslan Türkeş, vefatının 21'nci yılında rahmetle anılıyor.

Yozgat eski milletvekillerinden olan Türkeş’i, yokluğunun 21’inci yılında Yozgat’ta dava arkadaşlarına sorduk. Sorgun’un MHP’li eski belediye başkanı Yılmaz Kılıçaslan, merhum genel başkanları Alparslan Türkeş’i bilinmeyen yönleri ile gazetemize anlattı.

Kılıçarslan, Alparslan Türkeş’in uyuşmaya yüz tutmuş milliyetçi ruhu yeniden canlandıran bilge bir lider olduğunu söyledi.
Alparslan Türkeş’in ismi geçtiğinde vatansever herkesin aklına Türk Milletinin geldiğini kaydeden Yılmaz Kılıçarslan, “Alparslan Türkeş ismi geçtiğinde inanın, vatan sever her insan kendini ülkücü olarak nitelemese bile, mutlaka Türk milleti aklına gelir. Yani Alparslan Türkeş dendi mi hemen Türk Milleti aklına gelir. Ben bu milletin mensubuyum diye göğüs kabarması geçirir. Bu ruhu vermiştir. Alparslan Türkeş milletimize. Yani uyuşmaya yüz tutmuş olan Milliyetçi ruhu yeniden canlandırmıştır. Türkeş’i şöyle tanımlayabiliriz; sıfırdan başlayıp politika da kendini kabul ettiren, Türk siyasi hayatında kendini kabul ettiren ağırlığını oturtan tek milletvekili iken de, üç milletvekili iken de hükümetlere ortak olabilen bir feraseti ve etkinliği gösteren bir büyük devlet adamı ve bir büyük siyasetçi olarak tanımlayabiliriz. Onu rahmetle anarken bize verdiği bu milli ruhtan dolayı kendisine Allah indinde sonsuz müteşekkir olduğumuzu idrak ediyorum ve Allah’tan gani gani rahmet dileyerek, mekanın cennet olmasını diliyorum” dedi.
"KAYA GİBİ SAĞLAM DURDU"
Türkeş’in hayatından çok tenkit edildiğini anlatan Yılmaz Kılıçarslan, “Türk Milliyetçiliği ideolojisine, ülkücü harekete karşıt olan bütün siyasi partiler tarafından hep yerden yere vurulmaya çalışılmıştır. Ama o granit bir kaya gibi sapsağlam durmuş. Hepsini tek başına göğüslemesini bilmiş ve kendini kabul ettirmiştir. Bize verdiği ruh sayesindedir ki; Milliyetçi Hareket Partisi onun kurduğu parti, Türkiye’nin çimentosudur. Milliyetçi Hareket Partisinin iktidar olup, olmaması ikinci derece önemlidir” diye konuştu.
"ŞAŞKINLIK YARATIYOR"
MHP’nin dar günlerde, zor günlerde şaşırtıcı kararlar aldığını hatırlatan Yılmaz Kılıçarslan, “Bugünde aynen Milliyetçi Hareket Partisi şaşırtıcı kararlar alabiliyorlar. Dün Tansu Çiller’i kayıtsız, şartsız, hiç ortak olmadan destekledi. Niye? Başka çaremiz yok dedi. Böyle cesur kararlar alabilen kişiydi. Dün CHP’ye senin adayını destekleyeceğim demesi, yüzeysel siyaset yapanlarda şaşkınlık yaratmıştı. Ama bugün de sayın Devlet Bahçeli’nin, Recep Tayyip Erdoğan’ı destekliyorum demesi şaşkınlık yaratıyor. Bugünde iki sene öncesine kadar söylenmedik söz bırakmadığı Tayyip Erdoğan’a seni kayıtsız, şartsız destekliyorum demesi herhalde sayın Cumhurbaşkanına aşık olduğundan değil. Türkiye’nin menfaati var, Türkiye zor durumda” şeklinde konuştu.
"MHP’NİN ÇİZGİSİNE GELDİ"
Cumhurbaşkanının, Bahçeli’nin önerdiği çizgiye geldiğini vurgulayan Yılmaz Kılıçarslan, “Yoksa Bahçeli, onun çizgisine gidip de seni destekliyorum demedi. Daha önceki aldığı kararlardan vazgeçti, yanlış olduğunun farkına vardı” dedi.
"EVVELA TÜRKİYE"
Alparslan Türkeş’in MHP’lilere ‘evvela Türkiye’ misyon verdiğini kaydeden Yılmaz Kılıçarslan, “Söz konusu vatansa gerisi teferruattır. Öyleyse teferruatla uğraşmayalım. Geçmişte sen şunu yaptın, bunu yaptın gibi uğraşlar iç politikadır. Dışarıda bütün Dünya karşımıza çıkarken iç politika ile yani teferruatla uğraşmanın adı milliyetçilik olabilir mi? Bugün MHP’yi terk edenlere de böyle bir mesaj vermiş olayım” dedi.
"ENGEL OLMAK İÇİN GİRDİ"
Alparslan Türkeş ile yaşadığı hatırlarını anlatan Yılmaz Kılıçarslan, “Politikaya ilk atıldığım yıllarda daha 22 yaşlarımdaydım. 1965’li yıllarda sayın Türkeş, Alaca’ya miting için geldi. Biz de gittik Yozgat’tan. Bir vatandaş salonda çıktı sordu: ‘Sayın Türkeş, 27 Mayıs’ta ki Menderes olayını anlatın siz de içindeydiniz.’ Türkeş bu soruya şöyle cevap verdi; “Bana komiteyi oluşturanlar tarafından üç defa teklif edildi. Ama kabul etmedim. Demokrasi ile gelmiş bir hükümet, demokrasi ile gider. ‘Seçimle gelen, seçimle gider’ dedim kabul etmedim. Fakat Genelkurmay Başkanı, Kuvvet Komutanları, Ordu, Kolordu Komutanları hep tamam demişler, komite oluşmuş. Ben peki desem de, demesem de iktidar yapılacak. Bunu gördüm, öyleyse biz girelim bu komitenin yanlış işler yapmasına engel olalım. Madem teklif geldi, biz de içinde olalım. Hemen cevabımı iletim. Komiteye dahil olmak istiyorum dedim. Bu arada milliyetçi kimlikleri ile tanıdığım arkadaşlarımı da teşvik ettim. Onlarında komite de yer almasını sağladım” cevabını verdi. Biz sonra gördük ki, Türkeş komiteyi ele aldı. Sonra Türkeş’in yaptığı çalışmalardan komite kanadını rahatsız oldu. 14’ler adı altında milli birlik komitesinde bulunanları bir gece de valizlerini bile almaya fırsat vermeden yurt dışına konsolos yardımcılığı görevleri ile sürgün etti. Türkeş’te Hindistan’a gitti. Vedalaşmaya bile fırsat vermeden gönderdiler. 14 kişinin kendilerine karşı bir hareket yapacağından şüphe duydukları için böyle yaptılar. Geri dönüşleri de yasaklanmıştı. 2 sene sonra geldiklerinde Osman Bölükbaşı’nın Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisine kayıt yaptırdılar. O zaman tek milliyetçi parti oydu. Aradan bir sene geçtikten sonra genel kongre yapıldı. O zaman Milletvekili Mustafa Kepir falan destek verdiler Alparslan Türkeş’e sende aday ol diye. O da aday oldu, Osman Bölükbaşı’na rağmen bir yıl önce girdiği parti de genel başkanlığı kazandı. Bölükbaşı, ben bu partide duramam dedi ve ayrıldı ve Millet Partisini kurdu. Alparslan Türkeş, Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisinin adını bir genel kongre de değiştirerek, Milliyetçi Hareket Patisi yaptı. Terazi olan işaretini de üç hilal yaptı. Böylelikle Milliyetçi Hareket Partisi doğdu. Yani sıfırdan gelen bir siyasetçi Alparslan Türkeş. Tek milletvekili iken hükümet ortağı idi. Üç milletvekili iken hükümet ortağı oldu. Bunlar büyük bir liderliğin göstergesi değil midir yani?” diye konuştu.
"DIŞARIDA SERT GÖRÜNÜRDÜ"
Alparslan Türkeş’in dışarıda sert göründüğünü dile getiren Yılmaz Kılıçarslan, “O kadar mütevazi ve alçakgönüllü idi. Ama bugün Türkeş kadar beyefendi bir lidere rastlamadım. Bizden 50 yaş büyük. Ama bizi Yılmaz diye çağırmazdı. Yılmaz bey diye hitap ederdi. Bey’siz konuşmazdı hiç. Ama Tansu Çiller Başbakan oldu, Milletvekilini ismiyle çağırıyordu. Alparslan Türkeş şakacıydı da” dedi.
"BİR GÜNDE 5 MİTİNG YAPARDI"
Alparslan Türkeş ile bir anısını anlatan Yılmaz Kılıçarslan, “Alparslan Türkeş Yozgat’a gelince ilerleyen yaşına rağmen bir gün de beş miting yapardı. Yerköy, Şefaatli, Sorgun, Sarıkaya, Çayıralan.. Biz de peşinde dolaşıyoruz. Ben Belediye Başkanıyım ilk dönemim. Ben önderlik ediyorum. Mehmet Erdemir yok. O zaman Yozgatspor birinci lig de. Bana Mehmet Erdemir, Başbuğ’a sen önderlik edeceksin dedi. Kadışehri’nden Akdağmadeni’ne gideceğiz miting için ama Sorgun üzerinden gidersek yol 100 kilometre uzuyor. Biz Kadışehri üzerinden Akdağmadeni’ne geçmeye karar verdik. Yola bir girdik patır, kütür, haşat oldu herkes. Toz, duman içinde. Saraykent’e geldik, biraz dinlenelim dediler. Ben de arabadan indim hemen Alparslan Türkeş’in yanına gittim. Bana gülümsedi ama rahmetli toz içinde. ‘Bize iyi talim yaptırdın’ Yılmaz bey dedi. (Gülüyor)” ifadelerini kullandı.
"ÇOK VEFALIYDI"
Alparslan Türkeş’in hafızasının çok güçlü olduğuna değinen Yılmaz Kılıçarslan, onun çok vefalı olduğunu ifade etti.
Kılıçarslan, “Tüm Türkiye’yi tanıdığı gibi Yozgat’tan da bizi tanıyor. Bir gün ziyaretine gittik. Parti binasına gittik. Ben çıktım, Başbuğ yokmuş. Birkaç başkan yardımcısını ziyaret ettikten sonra gidiyordum. Tam giderken kapı da bekleyen iki tane genç ülkücü var. Başbuğ geliyor dediler. Bir de baktım ki kaldırıma çıkmış, 50 metre ileriden geliyor. Bende karşılayıp elini öpeceğim. Ama gençler fırsat vermiyor. Bana kızıyorlar. Ben üç, beş adım geriye çekildim. Ama hala beni uzaklaştırmaya çalışıyorlar. Alparslan Türkeş, bunu arabasından görmüş. Parti binasının kapısının ağzında indi, iner inmez bana baktı; Yılmaz bey evladım hoş geldin dedi. Hemen gittim elini öptüm. Gençlere baktı şöyle, gençler hata yaptıklarını anladı. En ufak bir detayı bile partilisini onurlandırmayı ihmal etmezdi” şeklinde konuştu.
"ADAYSIZ MİTİNG!"
Alparslan Türkeş ile yaşadığı bir seçim anısını aktaran Yılmaz Kılıçarslan, “İhtilal’dan 9 sene sonra seçimler yapılacak. Ben de yeninden MHP’den seçimlere gireceğim. Alparslan Türkeş Şefaatli’de miting yaptı. O sene Yozgat’ta miting yapılmadı. İlçelerde yapıldı. Şefaatli’den Sorgun’a geçecek Alparslan Türkeş miting için. Bende önden gidip Sorgun’da onları karşılayacağım. Esenli’de ki gelingüllü barajının inşaatı devam ediyor. Tam oraya geldik, arabanın lastiği patladı. Arabanın lastiğini değiştirirken bijon anahtarı kırıldı. Aha kaldık dedim. Alparslan Türkeş bizden önce Sorgun’a gitti. Aday yok. Biz orada kaldık. Otostop çekme şansınız da yok. Araba o yoldan zor geçiyor. Daha sonra bir aracı ile bir çerçici geldi. Adam lastiği söktü, taktı. Biz hemen bindik, sürdük. Ucu ucuna biz Alparslan Türkeş’i sanayi sitesi girişinde yakaladık. Daha sonra mitinge geçtik. Alparslan Türkeş o zaman Sorgunlulara, ben Yılmaz Kılıçarslan’a kefilim dedi. Çalmaz, çaldırmaz dedi. Kefili benim dedi, biz seçimi kazandık” ifadelerini kullandı.
"TEK LİDER"
‘4 yıl hapis yatan tek lider Alparslan Türkeş’tir’ diyen Yılmaz Kılıçarslan, “İhtilal olduğundan ben belediye başkanı idim. Polisler belediye ye geldi. Sizi kaymakamlığa bekliyorlar dedi. Sol bir ihtilal ise teslim olmayacaktım. Alparslan Türkeş’te üç gün sonra teslim oldu. Bize bu ruhu veren o dur” dedi.
"İSTİSMAR ETMEDİ"
İslam Dünyasına konuşma yapan ilk liderin Alparslan Türkeş olduğunu vurgulayana Yılmaz Kılıçarslan, “Erbakan ondan sonra gelmiştir. Ama hiçbir zaman istismar etmemiştir. Namazımı kılıyım, gösteriyim falan düşüncesinde olmadı” dedi.
"YOZGAT ÖZELDİ"
Alparslan Türkeş için Yozgat’ın özel bir şehir olduğunu dile getiren Yılmaz Kılıçarslan, “Bir dönem Yozgat’tan aday olması, Yozgat Milletvekiliyim demesi, Yozgat’a duyduğu sevgi ve saygıyı ispat eder Ben o zaman bayrak şehir derdim. Tüm Türkiye’nin dilendiydi Yozgat. Ama son 15 yılda bunu kaçırdık. Başka şehirlere verdik”

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.