Altın 6386.7 %0.68
BIST 14421.15 %0
Dolar 46.4383 %0.03
Euro 53.4403 %-0.35
Sterlin 61.494 %0.03

Postmodern darbeyi vatandaşa sorduk..

Postmodern darbeyi vatandaşa sorduk..

Refah Partisi'nin 1995'teki genel seçimlerden birinci çıkmasıyla başlayıp irtica tartışmalarıyla alevlenen sürecin kırılma noktalarından 28 Şubat 1997 tarihli Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısının üzerinden 23 yıl geçti. "Gerekirse bin yıl sürecek" denilen 28 Şubat postmodern darbesinin mimarları cezasız kalmayarak, mahkeme tarafından müebbet hapse mahkum edildi.

Refah Partisi, 1995'te yapılan seçimlerde yüzde 21 oyla Meclis'teki 550 sandalyenin 158'ini kazanmıştı. Necmettin Erbakan'ın başbakanlığında, Refah Partisi ve Doğru Yol Partisi koalisyonuyla 28 Haziran 1996'da 54. hükümet kuruldu. Doğru Yol Partisi Genel Başkanı Tansu Çiller, Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı olarak hükümette görev aldı. 54. hükümet bazı çevreleri rahatsız edince hükümeti düşürmek için basın, yargı, asker ve bürokrasi içinde bir grup harekete geçti. Refah Partili Sincan Belediyesince düzenlenen "Kudüs Gecesi" etkinliğini bahane eden cuntacılar, 4 Şubat 1997’de 15 tank ve 20 kariyeri ilçeden geçerek Yenikent’teki tatbikat alanına gitti. Dönemin İçişleri Bakanı Meral Akşener, bunun üzerine Sincan Belediye Başkanı Bekir Yıldız’ı görevden aldı. Gelişmeler, koalisyon ortakları arasında çatlağa yol açtı. Siyasiler arasında yaşanan gerginlik, toplum tabanında da karşılık buldu. Bazı sivil toplum kuruluşları "gel darbe yap" dercesine mitingler düzenledi. Bunlardan güç bulan dönemin Genelkurmay İkinci Başkanı Orgeneral Çevik Bir, yıllarca zihinlerden silinmeyecek “Sincan’da demokrasiye balans ayarı yaptık” açıklamasıyla postmodern darbenin kapısını araladı. Bu dönem sadece ordudan 900 subay astsubay YAŞ kararıyla atıldı. Subay ve astsubaylar sadece eşleri başörtülü olduğu veya içki içmediği için sakıncalı ilan edilip orduyla ilişikleri kesildi. Üstelik bu kararlara itiraz yolu da kapalıydı.

REFAH PARTİSİ KAPATILDI
Yine cuntacıların emriyle Refah Partisi kapatıldı. Necmettin Erbakan’ın başbakanlığı Tansu Çiller’e devretmesine bile izin verilmedi. Dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, Mesut Yılmaz’a hükümet kurdurdu, sonrasında da Bülent Ecevit başbakan oldu. O dönem İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, şiir okuduğu için hapis cezasına mahkum oldu, başkanlığı düşürüldü. Erdoğan, “Bu şarkı burada bitmez” diyerek Pınarhisar Cezaevine girdi.

Biz de 28 Şubat sürecini vatandaşlara sorduk; vatandaşın bu konu hakkındaki görüşleri şöyle;

Fahrettin Kara: 28 Şubat’ta devletin bekasına darbe vurulmak istenmişti. Ama bunu başaramadılar.

Samet Kala: Bilmiyorum 28 Şubat’ta ne olduğunu bilmiyorum inanın ki.

Mehmet Akif: 28 Şubat’ta tam bilemiyorum ama darbe süreciydi. O dönemde de Erbakan ve koalisyon hükümetleri arasında sıkıntı olmuştu. Muhafazakar kesimlerde büyük sıkıntılar oldu. Bu süreç böyle devam etti diye bilemiyorum.

Ferhat Ekici: 28 Şubat bana darbe girişimi olduğunu büyüklerimden duyduğum kadar biliyorum.

Mehmet Balaban; Büyüklerimizden duyduğumuza göre darbe girişimi gibi bir şey olmuş. Ne derece doğru bilmiyorum.

Nusret Şimşek: 28 Şubat çok şey hatırlatıyor. Önemli bir gün. 28 Şubat’ta darbe gerçekleşti.

Muammer Nazlıgül: 28 Şubat 1997 yılında darbe girişimi oldu. Çok üzücü bir olaydı.

Davut Yılmaz: Allah o günleri bir daha göstermesin. Milletimize, devletimize sağlık sıhhat versin. 28 Şubat’ta ne olmadı ki. Her şey oldu. Türkiye’yi bu hallere getireceklerdi.

Nuri Altan: 28 Şubat Türkiye’nin ölümü ve dirilişi oldu. Çok büyük tehlikeler geçirdik. İnşallah o düzenler bir daha gelmesin. En güvendiğimiz insanlar bizlere en büyük kötülüğü yapmış.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.