Prof. Dr. Öcal Oğuz: Yozgat’ın Zengin Bir Kültürü Var : BİZ DE ZENGİN TOPRAKLARIN FAKİR BEKÇİLERİYİZ
Türkiye Milli Komisyonu Başkanı hemşerimiz Prof. Dr. M. Öcal Oğuz, Yozgat’ın somut olmayan miras bakımından zengin bir yer olduğunu belirterek, “Zengin bir kültürümüz var ama bunu işleyemiyoruz. Biz de zengin kültürün, zengin toprakların fakir bekçileriyiz” dedi.
Türkiye Milli Komisyonu Başkanı hemşerimiz Prof. Dr. M. Öcal Oğuz, Yozgat’ın somut olmayan miras bakımından zengin bir yer olduğunu belirterek, “Zengin bir kültürümüz var ama bunu işleyemiyoruz. Biz de zengin kültürün, zengin toprakların fakir bekçileriyiz” dedi.
Çamlık TV Ekranlarında yayınlanan Yozgat Gündemi Ramazan Özel Programı her akşam birbirinden değerli konuklarını ağırlamaya devam ediyor. Programa konuk olan Türkiye Milli Komisyonu Başkanı hemşerimiz Prof. Dr. M. Öcal Oğuz, Yozgat’ı Yozgat’ın kültürünü anlattı. Bununla ilgili yaptığı çalışmalara değinen Oğuz, Yozgat’ın somut olmayan miras bakımından oldukça zengin bir bölge olduğunu belirterek, bu mirası anlatmak tanıtmak için çalışmalar yaptığını dile getirdi.
VAR AMA BİLMİYORUZ
Oğuz, her zaman ‘Benim doğduğum toprakların Yozgat’ın niye güçlü şairleri yok diye’ düşündüğünü ve üzüldüğünü söyledi. Aslında Yozgat’ı bünyesinde önemli şairleri barındırdığını anlatan Oğuz, “Aslında varmış onları ben bilmiyormuşum. Kaynaklara baktıkça yüzlerce şairimizin olduğunu öğrendim. Bazılarının yeni yazılara geçirilmediğini öğrendim. Ben de onlardan bir kısmını, Yozgatlı Hüzni babayı onu ve başka şairlerimizi tanıtmaya çalıştım” dedi.
YOZGAT’TAN KOPMADIM
Yozgat’a gidip geldiğini ve memleketinden hiç kopmadığını kaydeden Prof. Dr. Oğuz, “ Yozgat’a gelip giderken bu süreçte hiç kopmadım. Ara ara Yozgat gazetesinde yazıyorum. Yazdığımız yazıları önceki dönem belediye başkanı Yusuf Başer’in desteği ile bir kitaba dönüştürdük. Yozgat var Yozgatlı yok diyordu ya Abbas Sayar. Biraz onun yolunu takip ederek bende Bozok yazılarında Yozgat için ne yapılmalı, şu işler ve eserler konulmuyor diye görüşlerimi ifade ettim. Bu şekilde benim Yozgat ile bağım halen sürüyor” şeklinde konuştu.
UNESCO’DA ÇALIŞIYORUM
Oğuz, UNESCO’da 2003 yılından bu tarafa çalıştığını belirterek, şunları kaydetti; “ Yurt dışındaydım. Türkiye’ye döndüğümde benim çalıştığım alanlarla Paris’te ilgili toplantı olduğu söylendi. Toplantılara katılmam arzu edildi. Ben o toplantılara katıldım. Sözleşme sürecine dahil oldum. O gün bugündür UNESCO’da akademik faaliyetlerde bulunuyorum.”
ÇOK FAZLA DEĞERİMİZ VAR
Yozgat’ın somut olmayan miras bakımından zengin bir yer olduğunu anımsatan Oğuz, “Biz de zengin kültürün, toprakların fakir bekçileriyiz. Zengin bir kültürümüz var ama biz bunu işleyemiyoruz. Yozgat’ın somut olmayan kültürel mirası çok zengin. Ancak bu işlenmiyor. Organik tarım alanında çok değerimiz var. Bunların çok farkına varmıyoruz. Endemik bitkilerimiz yöreye özgü tahıllarımız veya doğal hayatı ilgilendirecek açıdan bizce özgü hayvan türleri var. Ama bunları anlatmıyorum. Bunların filmlerinin yapılmasına destek olmuyoruz” diye konuştu.
ARABAŞI GÜÇLÜ BİR SEMBOL
“Yozgatlılar olarak değer verdiğimiz kış toplanmalarına vesile olarak arabaşı bizim için güçlü bir semboldür” diyen Oğuz, şöyle konuştu; “Bunu biz UNESCO’nun ulusal envanterine aldırdık. Arabaşı şuanda korunan ulusal envanter. Bunun yanında çiğdem günü kutlamaları vardı. Nevruzun Yozgat’ta yaşanması. Çocuklar gezer. Çiğdem pilavı yapılır yenilir içilirdi. Güzel bir kültürdür. Çiğdem gezmesi de UNESCO’nun miras listesindedir. Bunun gibi mesela Yozgat’ın mercimeği kendine özgüdür. Kendine özgü soğanı vardır. Bölgenin buğday ambarı İstanbul’u da besleyen hayvancılık açısından bir değeri Yozgat. Bu kültürü sağlayacak organizasyonları yapmamız lazım bizim. Bunların açık hava müzesi olabilir. Bunların sergilenecek mekanlar, üretileceği yerler, organik ürünler hakkında çalışmamız lazım.”
GAYRET ETMEMİZ LAZIM
Yozgat’a yapılan yatırımların öneminden bahseden Oğuz, “Yozgat’a Hızlı tren geliyor. Ankara’da ona bağlı diğer büyükşehirlerde doğa ile iç içe, biraz otantik, biraz organik tarım arayanların en iyi mekanlarından birisi şu anda bakir topraklarıyla Yozgat. Bunu değerlendirmek ve gayret etmemiz lazım” dedi.
TURİZM GÜÇLENİR
Yozgat’ta turizmin güçlenmesi için önemli değerlerin bulunduğuna işaret eden Oğuz, “Bunun yanında Hattuşa var. Çorum ili sınırlarında görünüyor ama bütün güçlü hikayesi Yozgat ile bütünleşiktir. Yozgat Hattuşa hikayesinin diğer alanlarını inşa edip girse buradaki turizm hareketliliğini güçlendirir. Kaplıcalarımız var. Sorgun kaplıcaları ayrı bir değer ama öbür tarafta UNESCO mirasına kaydettirdiğimiz Sarıkaya kaplıcalarını biliyorsunuz. Geçici miras listesinde. Orası tarihi bir değer ve kültürel bir hazine. Ne yazık ki şehirleşelim derken eski şehirleri yıkarak yeni şehir oluşturma oldu. Bir de 19’uncu yüzyılın görkemli güzel Yozgat’ımızın 20’nci yüzyılın sanayisi şehirleşme betonarma evler döneminde kaybettik. Elimizde sınırlı sayıda konak kaldı. İnşallah onları koruruz veya gelecek kuşaklara bizim mirasımız diye aktarabiliriz” şeklinde konuştu.
EMEK HARCADIK
Yozgat’a müstakil bir üniversite kazandırılması için uzun süre çalıştıklarını ve emek harcadıklarını anlatan Oğuz, “Biz Yozgat’ta üniversite kurulsun diye çok uğraştık. Yozgat Bozok Üniversitesi kuruldu. Aslında bu üniversiteye gözümüz gibi bakmaya sönmeyen bir meşale gibi korumamız gerekiyor. Aynı şekilde üniversitenin Yozgat’ta kurulmuş olan kaynaklı durumu yapılarak sadece öğrencilerle ilgilenmesi değil aynı zamanda araştırma uygulama bazımda neler yapılabilirliğinin değerlendirilmesi lazım. Yozgat hızlı tren ile 1 gün içerisinde gelinip gidilecek yer oldu. Bizim mutlaka Yozgat’a gelenlerin bir gece en azından geçirmesi lazım. Gelenlerin giderken bölgemize yakın ürünleri götürmesi için ne yapmamız lazım bunu düşünüp kalkınmayı bu şekilde paylaşmaktır. Ramazan ayı içerisindeyiz. Mutluluk içerisinde bayramları mutlu bir şekilde gelsin. İçinde bulunduğumuz salgın sebebiyle çok acı çekiyoruz. Bizim hemşehri ve kardeşlerimizden ricamız maske, temizlik ve hijyene daha özen göstersinler. Sağlıklarına dikkat ederek bayramı kara gelenler değil bayramı huzur içerisinde kutlamak olsun” ifadelerine yer verdi.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.