Altın 6374.49 %0.49
BIST 14421.15 %0
Dolar 46.4344 %0.04
Euro 53.4418 %-0.35
Sterlin 61.4755 %0

Sebze meyve neden pahalı?

Sebze meyve neden pahalı?

Türkiye genelinde döviz ve altına bağlı yaşanan ekonomik olumsuzluklar marketlerdeki gıda fiyatlarının da artmasına neden oldu. Kısa sürede peş peşe gelen zamların sorumlusu kim? Marketler mi, aracılar mı, üretici mi? Mersin ve Antalya’daki doğal afetler sebze ve meyvedeki fiyatlarını bir anda nasıl zirveye çıkardı? Tüm bu soruların yanıtını Yozgat Çamlık Gazetesi olarak konunun Yozgat’taki muhatapları market sahiplerine ve mensubu oldukları oda temsilcilerine sorduk.

Gıda ile sebze ve meyvelerdeki fiyat artışı başta dar gelirli olmak üzere orta düzey vatandaşların da bütçesini ciddi anlamda sarstı. Yozgat’ın en büyük market zinciri olan Gimat Marketler Zinciri, fahiş oranda artan bazı sebze ve meyveleri bir süre satmama kararı aldı. Güçlü Gross ise, neredeyse her üründe yüzde 10 ile 20 arasında sık sık yaşanan zamlar karşısında ulusal marketlere gün doğduğu iddiasında bulunurken, oda temsilcileri artan fiyatlar karşısında marketlerin çaresiz kaldığını dile getirdiler.
TEPKİ İÇİN SATMAYACAK?
Son günlerde artan fiyatların sorumlusu olarak marketlerin gösterildiğini belirten Gimat Marketler Gurubu Yönetim Kurulu Başkanı İşadamı Zafer Özışık, gıda, sebze-meyve fiyatlarındaki artıştan marketlerin sorumlu olmadığını söyledi.
Üretim aşamasında ürünlerin zamlandığını marketlerin zamlara bir tesirinin olmadığını dile getiren Özışık, Antalya ve Mersin’de yaşanan doğal afetle birlikte bir anda hiç olmayacak şekilde sebze-meyvenin direk toptancı halinde arttığına dikkat çekti. Fiyatları fahiş oranda artan bazı sebze ve meyveleri satmayacaklarını kaydeden Özışık, vatandaşın da bu tür artış gösteren ürünleri almayarak tepkisini göstermesi gerektiğini dile getirdi.
Gıda ürünleri alımında sürekli zamlarla karşı karşıya kaldıklarını vurgulayan Özışık, bu tür zamlar karşısında çaresiz kaldıklarını belirtirken; “Hal böyle iken sanki marketler zam yapıyormuş gibi kamuoyunda bir algı oluştu. Marketlerin peş peşe zam yapma gibi bir inisiyatifi olmaz. Sorumluları her kimse devletimize güvenimiz tamdır inşallah sorumlular gerçek anlamda tespit edilir” dedi.
İşadamı Zafer Özışık meyve ve sebze fiyatı alımı yaptıkları Mersin halinde her gün saat 10.00’da fiyatların açıklandığını alımları Bu fiyatlar üzerinden yaptıklarını söyledi. Borsa fiyatlarının Üzerine nakliye ve diğer giderlerin de eklendiğini hatırlatarak bunun dışında marketlerin fiyat belirlemediklerini ifade etti.
YÜZDE 10 İLE 20 ARASINDA ZAM
Güçlü Gross sahibi Yusuf Güçlü de gıda, sebze ve meyve fiyatlarındaki artışın market sahiplerini de zora soktuğunu belirterek, son 2-3 ay içerisinde gıda ürünlerine sürekli olarak yüzde 10 ile 20 arasında zamların geldiğini hatırlattı.
HANGİ MARKETLERİN İŞİNE GELİYOR?
Zamlar karşısında yerel marketlerin çaresiz kalırken ulusal marketlerin indirim görüntüsü ile güçlendirildiğini iler süren Güçlü; “Zamlı aldığınız bir ürünü çaresiz olarak zamlı satmak zorunda kalıyorsunuz. Üreticiden aracıya kadar zamlanarak market reyonlarına geliyor ürünler ancak yine günah keçisi marketler oluyor. Bir market sahibi hiç olmadık bir şekilde işlerine zarar vereceğini bile bile ürünlere bu kadar zam yapar mı? Sorumluluk marketlerin değil üreticiden başlayan zincirin reyonlara etkisidir" diye konuştu.
DOĞAL AFETTEN KAYNAKLI ZAMLAR
Gimat Grubu Sebze ve Meyve Satış Sorumlusu Mehmet Eker, Mersin ve Antalya’da doğal afetin sebze ve meyve fiyatlarını zamlandırdığını söyledi.
Genellikle bu iki ilin hallerinden alış veriş yaptıklarını hatırlatan Eker, yerinde zamlanan ürünlerdeki fiyat zamlarının yerli ürünler çıkmaya başladıkça düşeceğini belirtti.
Eker; “Halde zamlı ürünü biz almak istemiyoruz, zorlanıyoruz vatandaşa ne diyelim. Bu durumdan biz de memnun değiliz vatandaşa ne diyelim. İnşallah sera yerine doğal yerli ürünler çıkmaya başladıkça fiyatlar daha da düşecektir” dedi.
ZARARINA SATIYOR
Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Sinan Çelik ise, Marketçinin sebze ürününü müşterisini tutmak için tezgaha koyduğunu söyledi.
Çelik, “Marketçi bugün ürünü 10 liraya alıyorsa 12 liraya satıyor. 5’e alırsa 7’ye satacak. 3’e alırsa 4’e satacak. Marketçinin burada bir şeyi yok. Çoğu marketçi de sebzeyi diğer ürünlerini satmak için koyuyor. Yoksa sebze de döküleni, çürüyeni attığı zaman marketçi zaten sebzeden para kazanamıyor. Bunu bir hizmetmiş gibi yapıyor. Bir çok marketçi de şuan sebzesini zararına satıyor. Müşterisini tutabilmek için. Bu ürünün Türkiye’de bir bölgede üretilip, nakliyesinin yüksek olması. Aracı firmaların orada ister, istemez kar eklemesi. Sorunun yüzde 5’i marketlerde ise yüzde 95’i tedarik zincirinde” dedi.
ÜRETİM ARTTIRILMALI
Sebze üretiminin yaygınlaştırılması gerektiğine dikkat çeken Sinan Çelik, “Türkiye’de şuanda belli bir bölgenin dışında sebze üretimi yapılmıyor. Bugün baktığımız zaman sadece Antalya’da ve Ege’de üretim yapılıyor. Öncelikle sebze üretimi Türkiye’nin her tarafına yaygınlaştırılması lazım. Bunu yapmadığımız sürece siz bugün bir kamyon domates 5 lira ise bu adam 2,5 lira nakliye ödemek zorunda. Sebze üretiminin yaygınlaştırılması lazım” diye konuştu.
MARKETÇİ ELİNİ DE, KAFASINI DA KOR
Gıda fiyatlarındaki artışın yabancı firmalardan kaynaklandığını vurgulayan Sinan Çelik, “Türkiye de üretilen ürünlerde aman aman bir artış yok. Kullanılan bazı ürünler Türkiye’de yabancı firmaların elinde. Ara toptancılar, büyük toptancılar yabancıların elinde. Yabancı firmalar fiyat artışı yaptı. Sonuçta marketçi bu ürünü kendisi üretmiyor. Bu ürünleri üreten firma sayısı az olduğu için ister istemez firmayı bu üstteki toptancılar belirliyor. Marketçiler masaya oturup her şeyi şeffaf bir şekilde anlatmaya hazır. Eğer burada bir sorun varsa marketçi taşın altına elini de, kafasını da kor” şeklinde konuştu.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.