Altın 6379.73 %0.57
BIST 14421.15 %0
Dolar 46.4321 %0.04
Euro 53.4888 %-0.27
Sterlin 61.4938 %0.03

Şehit Babası Zeki Kılınç: Şehadeti diledim, şehit babası oldum

Şehit Babası Zeki Kılınç: Şehadeti diledim, şehit babası oldum

15 Temmuz Şehitlerimizden Polis Memuru Muhammet Oğuz Kılınç'ın babası Zeki Kılınç, Tarık Yılmaz’la Yozgat Gündemi’ne konuk oldu. Baba Zeki Kılınç, oğlu Muhammet Oğuz Kılınç’ı anlattı.

15 Temmuz Şehitlerimizden Polis Memuru Muhammet Oğuz Kılınç'ın babası Zeki Kılınç, Tarık Yılmaz’la Yozgat Gündemi’ne konuk oldu. Baba Zeki Kılınç, oğlu Muhammet Oğuz Kılınç’ı anlattı. Ülkemizin bu zor günlerde birlik ve beraberliğinin daha önemli olduğuna vurgu yapan baba Kılınç, “Bayrağımızın dalgalanması, ezanımızın susmaması için şehadete koşan bir şehidin babası olarak konuşuyorum. Ne mutlu ki bir şehit babasıyım. 32 yıl boyunca Emniyet Teşkilatında görev yaparken hep şehadeti arzu ettim. Devlet, millet ve bayrak için şehadeti arzu ettim. Ama Cenab-ı Allah bana şehit babası olmayı nasip etti. İlk şehidimizden son şehidimize kadar tüm şehitlerimizin ruhları şad olsun mekanları cennet olsun. Onlar anneler yaşasın diye annelerini, babalar yaşasın diye babalarını, evlatlar yaşasın diye kendi evlatlarını bırakıp gittiler. Onların davaları vatan topraklarıydı, bayraklarıydı, ezanlarıydı. Emsali olmayan bu milletin torunları olarak ne kadar gurur duysak az gelir” ifadelerine yer verdi.

DÜNYANIN ŞAH DAMARINI KESERİZ

Kılınç, “Evlatlarımızı iyi yetiştirmişiz ki, 40 yıldan beri bu ülkeyi parçalamaya çalışanlara karşı ülkemizin dört bir yanından mücadele eden yiğitler arkalarına bile bakmadan öncülerden oldular. Bize bu vatanı bırakırken de bir tek şeyi düşündüler: Yüce Allah’ın vadettiği cenneti. Bizler kan dökmeyi seven bir millet değiliz. Ama vatanımıza bayrağımıza ezanımıza el uzatan oldu mu dünyanın şah damarını keseriz” dedi.

ANNE KARNINDAYKEN DUA ETTİK

Baba Kılınç, evladı anne karnındayken dua ederek dünyaya gelmesini beklediklerini ifade ederek, “Evladımızı daha doğmadan anne karnında iken ‘Allah’ım bana bir erkek evlat ver onun adını Muhammet Oğuz koyayım. Onu senin ve peygamberimiz yolunda yetiştireyim demiştim. Allah bana 17 Haziran 1990’da babalar günü hediye olarak Muhammet Oğuzumu gönderdi. Ben nereden bilecektim ki peygamber komşusu bir evlatla 26 yıl beraber olacağımı. Allah beni 26 yıl sonra onu yanına şehit olarak yanına aldığında şereflendirdi. Allah öyle evlatlardan razı olsun. Gururluyum, onurluyum. 2006 yılında Yozgat’ta eğitim görmüştü. O zaman kazanamamıştı. FETÖ yapılanması yüzünden. Evladımızı 2012 yılında Yozgat’a ailece gelerek oğlumun mezuniyet töreninde orada bulunmuştuk. O tarihte mezun odluktan sonra ilk görev yeri İstanbul’du. Benim evladım devletimizin en zor zamanında gezi olaylarında görev yaptı. İyi bir polisti, iyi bir takipçiydi. Benimle gurur duyduğunu söylerdi. Ben de senle gurur duyuyorum derdim. Sen benim oğlumsun sen beni geçeceksin derdim. Bazen bana devrem derdi. Benim çok hoşuma giderdi. DEAŞ grubunun içerisinde tek başına girdi. Orada istihbarat çalışmaları yaptı. Bir yerde zor bir görev olduğu zaman ben gideceğim derdi. Türkiye’nin tek istihbarat polisi 15 Temmuz’da şehit oldu. Bugün çocuğumuzla çok gurur duyuyoruz” şeklinde konuştu.

GEÇİCİ GÖREVLİYDİ

Asıl görev yeri İstanbul olan oğlunun 15 Temmuz gecesi geçici olarak gönderildiği Ankara Emniyet Müdürlüğü’nde olduğunu ifade eden Kılınç, “15 Temmuz akşamı eve döndükten sonra 20:00 sularında tekrar çağırılan oğlum hiç düşünmeden görev başına geçti. Emniyetteki silahları depodan çıkarmış ve arkadaşları arasında bölüşmüşlerdi. İlk başta askere silah doğrultmak istemese de karşısındakiler asker değil vatan hainiydi. Çıkan çatışmada başından ağır yaralanan oğlum bir süre sonra bulunduğu yerde şehit düştü. Oğlunun, şehit olmadan 20 dakika önce kendisiyle konuştuğunu aktaran baba Kılınç, “Seni Allah’a emanet ediyorum” diyerek telefonu kapatmıştı. Bir polis memuru, bir fert olarak bayrağın inmemesi, ezanların susmaması için mücadele ettim. Benim bir oğlum daha var. Darbe teşebbüsü sırasında 'Baba darbe ne demek?' diye sordu. Anlatınca, 'Sakın teslim olma, mücadele et gerekirse çatış baba.' diyerek beni evden o şekilde gönderdi. Oğlum Ankara'da çarpışırken, ben de buradaki ilgili kurumlarda nöbet bekledim. Bu güzel ülkede yaşamak istiyorsak, yeri geldiğinde canımızı vermekten çekinmemeliyiz. Şehitlik ve gazilik hoş geldi, sefa geldi. Oğlumun mekanı muhakkak ki cennet olacaktır. İsmi Muhammet Oğuz. Çocuklarımın ismini bilinçli olarak koydum. Bir Mehmet Onur'um daha var. Bir de Zeki Kılınç var. Ben şehit olmak istedim olamadım ama çocuğum benim yerime oldu."

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.