Son Zamlar Vatandaşı Kara Kara Düşündürüyor
Türkiye seçim sonrası ekonomik politikalarını birer birer uygulamaya sokarken Akaryakıt fiyatlarında yapılan düzenleme sonrasında neredeyse her gün zam haberiyle vatandaş sarsılmaya başladı.

Türkiye seçim sonrası ekonomik politikalarını birer birer uygulamaya sokarken Akaryakıt fiyatlarında yapılan düzenleme sonrasında neredeyse her gün zam haberiyle vatandaş sarsılmaya başladı.

Çamlık Ankara olarak bu kez de Ankaralı vatandaşa mikrofon uzattık. Türkiye’nin ekonomik durumunu olumsuz olarak değerlendiren vatandaş, sorunların çözümünün kısa vadede mümkün olmadığını düşünüyor. Maaşlara yapılan zamların daha almadan eridiğini belirten vatandaş, ekonomide sorunların çözümü için ekonomik politikaların yeniden üretim odaklı belirlenmesi gerektiğini ifade ediyor. “Bir vatandaş olarak Türkiye’nin yaşadığı bu ekonomik koşullar nedeniyle hemen her gün zam haberiyle güne başlıyoruz, bu son zamlar sizi nasıl etkiliyor? Sorusuna aldığımız yanıtlar şöyle;

Vakkas Özge: Ben emekliyim. Emeklileri öldürdü. Zaten emliye bir zam da yapmadı. Enagın enflasyonu yüzde 147 Hatta onunda üstünde. Bu durum her gün fiyat artışı, her gün fiyat artışı. Emekli öldü diğer vatandaş da öldü. Orta sınıf yok oldu. Buna bilim adamları çözüm bulacak. Bilimin yolundan gidilecek. Öyle, kendi kafana göre faiz sebep enflasyon sonuç diye bir teori olmaz. Üretim olacak. Üretim olmazsa ülke batar. Tek şey üretim. Depremzedeyim, Ankara’da kalıyorum. Mansur Başkana da teşekkür ediyoruz. Bizi Araplarda depremzede yerleşkesinde barındırıyor. Sağ olsun Var olsun Mansur Başkan. Depremzede vatandaşlara çok iyiliği oldu. Çok teşekkür ediyoruz.

Bülent Akyavuz: Ben emekliyim. Şİmdi beni şöyle etkiliyor. Ben yüksekten maaş alırken şimdi 3600 günle emekli olmuş asgari ücret alanla eşitlediler. Böyle saçma sapan veya adaletsiz uygulama olamaz. Sisteme itiraz ediyorum. 3600 gün prim ödeyenle, 9000 gün prim ödeyen aynı olur mu? Tavan ücretten prim ödeyenle, asgari ücretle prim ödeyeni eşitlediler. Nerede bunun adaleti. Çözülmesi için de uzman olmaya gerek yok. Profösör olmaya da gerek yok. İlgili kurumlar gereğini yapacak. Zamlar nasıl etkilemez. Bugün aldığınızız yarın alamıyorsunuz. Özellikle emekliler için. Geçim sıkıntısı yaşıyoruz. Yıllarca genel müdürlük yaptım. Büyük paralar aldım. Şimdi afedersiniz ama attan indim, şeye binmiş gibi olduk. Hafta sonları çoluk çocukla beraber bir lokantaya yemek yemeye giderdiniz şimdi gidemiyorsunuz.

Hilmi Polat : Aklıma o kadar çok şey geliyor ki ama söylemesem daha iyi. Kim iyi birşey söyleyebilir zamla ilgili. İyi oldu diyen gördünüz mü? Söylenecek çok şey var ama söylemeyeyim.

Nidai Tayfur : Zam her şeyi öyle bir etkiledi ki, herkes tıkanmış vaziyette. Yapılacak bir şey yok. Herkes donar şekilde oturuyor. Gizliyor kendini, kimsenin yapacak bireyi yok. Çözüm olarak Türkiye’nin birbiriyle barışık olması lazım. Birbiriyle barışık olmadığı sürece bu zamlar hep devam edecek. Hep birbirleriyle uğraşıyorlar. Zammın tek sebebi barış ortamının olmamasıdır.

Serhat Gabar: Herkesin düşündüğü gibi düşünüyorum. Bizi baya zora soktu. Çünkü elimizi neye atsak 2 katı, üç katı, 4 katı. Biz genç olarak bir kafe’de takılmayı düşünemiyoruz. Hafta’da bir kez gidebiliyoruz. Eskiden 4,5 kez giderken şimdi 1 kez ya gidiyoruz ya gidemiyoruz. Tatil falan hayal oldu. Sadece çalışıyoruz ve zorunlu ihtiyacımızı düşünüyoruz. Bu zamlar zengini daha çok zengin, fakiri daha fakir etti.

Serkan Kabay: şimdi sadece çalışıp karnımızı doyurabiliyoruz. Eskiden sigara alabilirken, şimdi onu da alamıyoruz. Eskiden gezip takılabiliyorduk, şimdi yapamıyoruz. Eskiden cebimizde kendimize para kalıyordu, şimdi o da yok. Eskiden gezmeyi düşünürken, şimdi sadece karnımızı doyurabiliyoruz. İşe sadece karnımızı doyurma düşüncem var başka düşüncem yok. Herhangi bir aktivite yok. Sadece çalışma, çalışma.

Hüseyin Ünlü: Durum ortada. Allah kimsenin başına vermesin. Ortadoğu projesi devam ediyor. Türkiye’nin içerisine Suriyelileri doldurmak. Suriye’yi de; İsrail’e zemin hazırlamak. Tüm bunları zamma bağlıyorum. Herşey. Tedirgin etmek. Milleti, birbirine düşürmek. Şimdi emekliye yüzde 25 vereceksin. Ben kiracıyım ama kiralara yüzde 25 yapamazsın diyeceksin. O ona baltayla saldıracak, o ona kazmayla saldıracak. Bu ülke böyle gidecek öyle mi? Bu işin çözümü yok. Karşıda muhalefet de yok onu söyleyim. Bir an önce Atatürk’ün sistemine, demokratik sisteme geçmek lazım. Bu böyle olmuyor. Oy verdiğimiz insanlar, dağlara kar yağdı. Bu ne olacak böyle. Dün 24 lira olan benzin bugün 34 lira. Böyle bir ülke görülmüş mü? Herşey’e zam. Esnafta alışmış hemen anında üstüne bindiriyor. Euro 23 liraydı, bugün 31 lira. Bir ay önce. Ülkede bir alev var. Tedirginlik var. İnsanlar, insanları yönetenlere güvenmiyor. Güvenmediğinden oluyor bu işler.

Muhammet Nuri Tekin: Zam’dan sonra insanlar öldü. İnsanlar şuan parasız pulsuz geziyor, eminim. Ne diyeyim.

Celal Köksal: Zammın etkilediği kesim var mıdır? Şimdi akaryakıt bir gecede 6, 7 lira zam geliyor. Akaryakıta gelen zam, tepeden tırnağa her şeyi etkiliyor. O durumda, ben gerçi kişisel olarak söylemem yanlış olur ama ben üniversiteden emekliyim, eşimde emekli. Pek bizi etkilemiyor ama yan bakın bir ekmek 5, 6lira, 50liradan aşağı meyve yok. Sebze ona keza nasıl etkilemesin ve aldığın maaş belli. Emekliye verilen zamda belli. Artışla, emekliye verilen artış birbirini tutmuyor, oran olarak çok yanlış, negatif. Nasıl etkilemesin, etkiliyor tabi ki. Ben emekli olduktan sonra bile rehberlik yapıyorum. Bir tur firması, taşıma firmasıyla anlaşma yapıyor. Taşıma firması diyor ki ben bugün ki fiyatı vereyim, tura gideceğimiz fiyat farklı olur. Bu vatandaşa yansıyor. İyi değil durum.

Ahmet Özdemir: Herkesi etkilediği gibi bizi de etkiliyor. Emekliyiz. Vatandaş bu zamları istedi demek ki. Bekliyordu oldu. Beklenen bir şey’di. Seçim sonrası bu kadar seçim yatırımı yapılırsa, bu zamlarda bekleniyordu. Vatandaşın çoğunluğu bunu istemiş. Özellikle emeklilere hayırlı uğurlu olsun. Banklarda oturmaya devam etsinler. Parklarda da böyle bedava tuvalet arasınlar.

Can Koç: Olumsuz etkiliyor. Herkes bu durumdan muzdarip. Gençler olsun, yaşlılar olsun. Ben sokaklarda birey toplayan insan görünce üzülüyorum açıkçası, bu beni üzüyor. Ekonomiyi düzeltmek gerekiyor öncelikle. Harcamalara dikkat etmek gerekiyor. Ekonomi politikaları düzelirse düzelir yoksa düzelmez.

Ünsal Sadak: Zamlar yoğun geldi bu ara benzin falan ama ülke gerçeklerini de kabul etmek lazım. Dünyadaki ekonomik olarak düzensizliği , ekonomik olarak aynı şey yaşanıyor dünyada aynı haldeyiz. Aynı şey Fransa’da da, Almanya’da da yaşanıyor. Bizde biraz daha fazla yaşanıyor. U belliydi bu şekilde olacağı. Biriktirilmişlik vardı. Şimdi onu uyguluyorlar. Ülke zor durumda bazı şeylere katlanmak lazım. Zamların yoğun olduğunu biliyorum ama dayanacak gücümüz var. Becerebileceğimizi düşünüyorum. Biraz daha dikkatli olmalı. Lüksünden vaz geçmeli. Ben bu sene üç kez gittim. Bir kez gidebilirdim. Lüksümüzden taviz vermiyoruz. Ayağımızı yorganımıza göre uzatmalıyız biraz bana göre. Ben bu kadar yoğun olduğunu bilseydim. Bir defa giderdim, üç kez gitmezdim. Biz kendimizden fedakarlık yapmalıyız. Biraz dengeli harcamalıyız. Belki emekliler biraz zor geçiniyor, zorlanıyorlar. Bir süre için belki eylüle sonuna kadar, belki yeni yıla kadar. Düzelteceklerine inanıyorum, becereceklerine inanıyorum. Böyle bir bıçak sırtı var. Onu geçersek toparlayacağımıza eminim. Devletimizi desteklemeliyiz.

Erol Saygın: Bütün insanlığı etkilediği gibi bizi de etkiliyor. Üç sene ki hayat şartları, şimdiki çarpı 5 yapabiliyoruz. Doğal olarak ne yatırımı düşünebiliyoruz, ne de önümüze hazırlık yapabiliyoruz. Gerek iş yeri konusunda gerek yatırım konusunda şüpheyle davranıyoruz doğal olarak herkesin düşündüğü gibi. Dövize endeksli yaşıyor insanlar. Mevcut ikinci sınıf, üçüncü sınıf ülkeler arasına girmiş bulunuyoruz bence. Doğal olarak dolar, euro kazanıp TL olarak harcarsak çok mutluyuz,çok sevinçliyiz. Ama TL kazanıp TL harcayacaksak durum çok vahim.

Ahmet Yüksel: Zamlar hepimizi etkiledi. Gerekmese bu zamlar yapılmaz. Demek ki gerekiyormuş ki yapılıyor. Yapacak bir şeyimiz yok. Çalışacağız hayatımızı idame ettireceğiz. Söyleyeceğim bu kadar.

Vatandaş: Suriye’de, Irak’ta, Libya’da birçok harcamalarımız oluyor. Amerika bizi özellikle Rusya, Çin bloğuna çekmeye çalışıyor. Aynı eyleri ikinci dünya savaşında da yaşadık. Bizi masada parçalama niyetleri var. Ben hükümetin buna tedbir aldığını düşünüyorum. Şimdiye kadar yaşadık, keyfi bir şeyler yapılmıyor. Genelde halkın istediği de yapılıyor. 3600 dedik geldi, EYT dedik geldi. Halka istediği zaman veriliyor ama imkânlar ölçüsünde bence. Zamlar etkili ama Tansu çiller döneminde kemer sıkma yapmıştık, işçiye,memura iki yıl sıfır zam dedi ama iki yıl sonra devalüasyon yaptı. Ortada savaş yok, yatırım yok. Şimdi görüyoruz etrafımızda bir sıkıntı var. Bize baskı var. Amerika olsun Avrupa olsun sürekli sıkıştırıyorlar. Tabiki bunun karşısında bir şeyler yapılması gerekiyor. Ben hükümetin politikalarından memnunum. Zam ihtiyaç olduğu için yapıldığına eminim. Keyfi yapılmadığına da kesinlikle eminim. Bu zamlar dışarıda maruz kaldığımız harcamalardır.

Mehmet Türkmen: Son zamlar herkesi etkilediği gibi beni de etkiledi. Ben yıllarca AK Partiden başka partiye oy vermemiş adamım. 20 yılın sonunda gelinen nokta bu olmamalıydı. Ülkenin yönetilmediğini düşünüyorum. Ülke yönetilmiyor. AK Partiye kızdığım kadar, 10 kat fazlasını muhalefete kızıyorum. Bu kadar çapsız bir muhalefet olursan, iktidar da böyle at oynatır. İktidar her zaman muhalefetin soluğunu ensesinde hissetmeli. Eğer hissetmezse böyle meydanı boş bulur istediğini yapar. Muhalefet baştan aşağı kendini yenilemeli, kafası çalışan insanlarda oluşacak. Çözüm üren insanlardan oluşacak. İktidarda da iki dönem kuralı muhakkak uygulanmalı.

Haber Merkezi
Kaynak:Haber Merkezi
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.