Altın 6370.11 %0.42
BIST 14421.15 %0
Dolar 46.4332 %0.04
Euro 53.4304 %-0.38
Sterlin 61.4568 %-0.03

'Sonunda layığını buldun Kazım Bey!'

'Sonunda layığını buldun Kazım Bey!'

Yozgat’a olan sevdası ile tanınan ve bir süredir Urla’da yaşayan Rıfat Erbaz ‘Sonunda layığını buldun Kazım Bey’ başlıklı yazısı ile dikkatleri üzerine çekti. Sosyal medya hesabı üzerinden paylaştığı yazısında sitem ve beklentilerini dile getiren Erbaz, Kazım Arslan’ın yaptığı hizmetleri anlattı.

Erbaz’ın yazısını yorumsuz olarak sizlerle paylaşıyoruz:
“Çoğu kişinin ardından söylenen bu sözü ben yüzüne söylüyorum. Korkmadan, çekinmeden söylüyorum hem de!
93’te ayrıldıktan sonra gelemediğim, gelip göremediğim o güzelim Yozgat’ımı istiyorum ben. Son hallerini ancak resimlerde gördüğüm memleketimi ne hale getirdin, tanıyamaz oldum.
Ne istedin dedelerimin mezar duvarlarından. Yıktırdın da ne geçti eline! O Meydan Yeri’min, Un Pazarı’mın,
Lise Caddemin hali ne öyle! Hele de Büyük sinema’mın… Koltuğunda çekirdek çitlemediğim sinemayı neyleyim.
Dediler ki; Sırasöğüt’teki üstü kapalı derenin üstüne kapalı pazaryeri yaptırmışsın.
Şartmıydı, elzem miydi de Belediyenin dünya bir parasını bu gereksiz şeylere harcadın.
Yeni yollar, bulvarlar açtın. Eskisi nemize yetmiyordu. Üstüne üstlük bir de Konaklar, monaklar…
Sanki Safranbolu ya da Beypazarı’yız. Altı üstü Yozgat işte…
Oldu olacak, Şanlıurfa ya da Kahramankazan gibi memleketin adını da değiştirseydin.
Mesela “Arslanyozgat” gibi. Fena da olmazdı hani. Üstüne dökülecek işlerin çok ta, hadi neyse açtırma kutuyu söyletme kötüyü Başkan! Bunlara varıncaya kadar daha neler neler…
Hasılı; memleketimin altını üstüne getirdin!
Ahirette bunların hesabını vereceğini de unutma.
Başkan dediğin bunları yapmadan bir düşünür. İstişare eder. Sen ne yaptın? Astığım astık, kestiğim kestik…
Yıkarım dedin yıktın, yaparım dedin yaptın.
Böyle belediyecilik mi olur! Biraz dön arkana bak. Senden öncekiler ne yapmışlar, nasıl yapmışlar. Etliye sütlüye dokunmadan, nasıl hizmetler yapmışlar. Bir sor da öğren.
Bak; İstanbul’un başkan adayı bile eski başkanları ziyaret ediyor, akıl danışıyor, istişare ediyor.
Bizler bunca yaşın sahibi olurken nice başkanlar gördük. Bakanlıklar yapmış, adı efsane olmuş başkanlarımız vardı bizim. Onlara danışsaydın bir kere de, “Ben bunları, bunları yapmak istiyorum ama Yozgat’ın, Yozgat’lının naturası bunları kaldırır mı” diye…
Onlar da sana mutlaka doğru bildikleri yolu gösterirlerdi. Sen de memleketimi bu hale getirmezdin.
Kırk yaşına kadar böyle yaşadık, ölünceye kadar da böyle yaşar giderdik. Her başkanın ilk cümlelerindendir. “Kapımız her vatandaşımıza açık olacaktır.” İyi, güzel; kapı açık ta içerde kimse yok ki! Başkan nerede?
“Şuraya yıkıma gitti, şuraya yapıma gitti!”
Bari dozere binip hafriyat ta yapsaydın. Olmadı Başkan olmadı hep yanlış yaptın, başkanlık rutinini bozdun.
Alışkın olduğumuz Başkan standartlarına uymuyorsun sen. Neyse! Uzatmayayım…
Bu gün arkasından anılabiliyorsa bir Cevdet Dündar; Yozgat’a kazandırdığı göleti var. Ya senin? Sen ne ile anılacaksın?
Dedim ya! Sonunda layığını buldun!
İnsanlar sana, “köşe minderi” açtılar gönüllerinde…
Bundan böyle hep orada kalacaksın, hep anılacaksın…
Layığın budur!”

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.