Süreyyabey ölüyor!
Yozgat ile birlikte 3 ilin sulama ihtiyacını karşılayan, balıkçılıkta bölge insanının geçim kaynağı olan Çekerek Süreyyabey Barajı’na ilçe merkezi ile birlikte 13 köyün kanalizasyonu karışıyor.
Son dönemde yaşanan balık ölümleri ve barajdan yükselen kokular, balık ihraç eden bölgenin adeta geleceğini karartıyor. Balıkçılar yetkilileri gerekli önlem almamakla suçlarken ilçe belediye başkanı Bedreddin Bozkurt, belediye imkanlarının arıtma tesisi yapmak için yetersiz olduğunu, bakanlıkla yaptıkları görüşmelerden ise sonuç alamadıklarını söyledi.
Türkiye’nin 9’uncu büyük barajının bulunduğu Yozgat’ın Çekerek İlçesi’ndeki Süreyya Bey Barajına karışan kanalizasyon atıkları yüzünden yaşanan balık ölümleri dünyanın farklı ülkelerine balık gönderen ihracatçıları zor durumda bıraktı. İlçe merkezi ile birlikte 13 köyün kanalizasyon atıkları karıştığı için hastalanan balıklarda artan ölümler ilçe balıkçılığını tehdit ettiği gibi çevresel olumsuzlukları yüzünden “Yozgat’ın Denizi” olarak tabir edilen görsel güzelliğe de zarar veriyor.
Denize kıyısı olmayan ve Bozkırın ortasında yer alan Çekerek’te bulunan Süreyya Bey Barajı’nda bir yandan dünyanın farklı ülkelerine balık ihraç edilirken diğer taraftan baraja karışan kanalizasyon atıkları yüzünden balık ölümlerinin yaşanması balıkçıları korkutuyor.

DÜNYAYA BALIK İHRAÇ EDİYOR AMA…
Türkiye’nin 9’uncu büyük barajı olan Süreyyabey Barajı, bölge halkının geçim kaynağı haline geldi.Bölge halkı, balık sezonunda tonlarca gümüş, sazan, çay ve alabalık üreterek Avrupa ve Orta Doğu ülkelerine ihraç ediyor.Bozkırın ortasında denizi olmayan Yozgat’ta yıllık 2 bin ila 4 bin ton arasında üretilen balıklar başta İngiltere, Fransa, Hollanda gibi ülkeler olmak üzere Irak, Suriye ve İran gibi ülkelerinin sofralarında yer buluyor.Ancak son 3 yıldır baraja ilçe merkezinin ve etraftaki 13 köyün kanalizasyon atıkları karışıyor.Son dönemde balık ölümleri görülmeye başladı. Hastalanan balıklar kıyıya vuruyor.

ACİL ÖNLEM ALINMAZSA
Balıkçılar acil bir önlem alınmaz ve arıtma tesisi kurulmaz ise balıkçılıkta gelecek vaat eden Süreyya Bey Barajı’nın heba olacağından korkuyor.Yetkili makamlara başvurmalarına rağmen sonuç alamadıklarını iddia eden balıkçılar, yetkilileri göreve davet etti.
MANTAR HASTALIĞI BAŞLADI
Çekerek Su Ürünleri Kooperatifi Başkanı Dursun Uslu, balıklarda hava sıcaklığımdan dolayı mantar hastalığı başladığını, kanalizasyon atıkları ile birlikte ölümlerin yaşandığını söyledi.
Uslu; “Mantar hastalığı başlayınca da poseftif çukurlarından gelen kanalizasyondan pislikten bakteri üredi. Bakteri üreyince balıkların içi su almaya başladı ve ölü balıklar kıyıya vuruyor” dedi.
Uslu, 2014 yılında kurdukları kooperatif aracılığı ile ilçede 20 tekne ile balıkçılık faaliyetlerine başladıklarını hatırlattı.
Sazan, ırmak balığı ve gümüş balıklarını dünyanın farklı ülkelerine ihraç ettiklerini ifade eden Uslu, kanalizasyon atıklarını barajı kirletmeye başlaması ile birlikte balıkçılığın da tehlikeye düştüğünü ileri sürdü.

BİR İLÇE 13 KÖY KANALİZASYONU KARIŞIYOR
Uslu, şöyle konuştu: “Çekerek’in kanalizasyonu baraja akıyor. Köylerin kanalizasyonu da akıyor. 13 köyün kanalizasyonu da bu baraja akıyor. Aslında kanalizasyonun yapılması gerekiyor. Belediye bütçemiz müsait değil diye yapmak istiyor ya da yapamıyor. Onu bilemiyorum. 3-5 seneye kadar da bu barajdan elimizi çekeriz böyle olursa öyle görünüyor. Çevre Bakanlığına yazı yazdık, il müdürlüğüne yazı yazdık, müdürlüğün cevabı da geldi, imkansızlıklardan ve belediyenin imkansızlığından dolayı yapılmamıştır denildi. Yapılması gerekiyor, yüzde yüz yapılması gerekiyor. Çünkü bu Çekerek’in güzelliği kirleniyor. Ya barajı bıraksınlar ya da kanalizasyonu durdursunlar, birini yapsınlar.”

GEÇİMİMİZİ BURADAN SAĞLIYORUZ
Balıkçılıkla geçimini sağlayan Mustafa Şahan da kanalizasyon atıkları yüzünden barajda balık ölümlerini yaşadığını söyledi.
Barajın kanalizasyon atıkları ile ciddi oranda kirlenmeye başladığını söyleyen Şahan; “Balık ölümü de çoğaldı bu sene bir de sıcaktı. Pislikten yani. Bu kanalizasyon mahvetti barajı. Hala da akmaya devam ediyor” diye konuştu.

BALIKLARIMIZ ÖLÜYOR
Süreyya Bey Barajı’nda 2015 yılından bu tarafa balık üretimi yapan Adnan Yılmaz da, kanalizasyon atıklarının baraja karışmasından dolayı aşırı azat yüklemesine bağlı olarak balıklarda yara ve bitlenme olduğunu söyledi.
Bu nedenle ciddi anlamda balık ölümlerinin yaşandığını vurgulayan Yılmaz, yaşadıkları mağduriyeti şöyle anlattı:
“Baya bir kaybımız oldu, şuan kredilerimizi ödemekte dahi zorlanıyoruz, çünkü sermayemiz bitti. Ve zarar ettiğimizden dolayı baya bir zorlanıyoruz. Aslında şu akan su sadece konuşmaya değil sözün bittiğini anlatıyor. Biz ne kadar konuşursak konuşalım şu su kadar hiçbir şey anlatamayız. Bu kadar akan suyun kat kat fazlası karşı tarafta akıyor, yine baraja akıyor. Güz yağmurları başladığı zaman artık burası baraja akacak. Emin olun ki köylerden ve buradan gelen atıklar yağmur suyu ile birleştiği zaman Çekerek Irmağının baraja sağladığı kaynaktan daha fazla su sağlıyor. Yani dolayısıyla burada platrom patlaması oldu. Nisan’da başladı 257 bin balık atmıştım, 3-4 bin balığımız kaldı. Şuan tekrar yeni balık atık, ne zaman yetişecek Allah bilir. Ödemelerimizi ödeyemiyoruz, bir çoğu da takibe düşmek üzere. Yetkililere de ilettik ama bunun sonuçlanmasını istiyoruz. Bizim için önemli olan bunun sonuçlanması. Yani artık ben şunu yaptım, bunu yaptım sözü bizi baya yıprattı. Biz sonuç bekliyoruz.”

BAŞKAN BOZKURT: GÖREVİMİN İKİNCİ GÜNÜ DİLEKÇE VERDİM”
Konuyla ilgili gazetemize açıklamada bulunan ilçe belediye başkanı Bedrettin Bozkurt içi, başkan seçilmesinin ikinci günü arıtma tesisi yapılması için dilekçe verdiğini söyledi.
Sürecin Anayasa Komisyonu Başkanı ve Yozgat Milletvekili Bekir Bozdağ tarafından takip edildiğini söyleyen Bozkurt, şunları söyledi:
“Seçimin ikinci günü dilekçe verdim. İstimlak yeri lazım 500 bin lira. Bekir Bey de konuyla şuan özel ilgileniyor. Belediye başkanlığına geldiğimden beri şuana kadar borçlu iş hiç yaptırmadım ve Türkiye’nin İller Bankası’na borcu olmayan 3 belediyesinden bir tanesiyiz. Yüzde 50 hibe ile o dönemin Çevre Bakanı İdris Güllüce arıtma tesisi yapacağım diye söz vermişti. En son Bekir Bey geldiğinde, ben yerel belediyenin arıtma tesisi yapacak güçte değilim dedim.
Barajın kenarına muhteşem bir yatırım yapacağım sıcak su arıyoruz. Arıtma tesisi projesi yüzde yüz hibe ile yapılacak bir proje. Şuan Bekir Bey, iki bakanlığa yazdırdı. Fuat Bey de ilgileniyor. Arıtma tesisini yüzde yüz yaptıracağız. Önceki valimize de konuyu bildirdim. İlk göreve geldiğinde konuyu kendisine anlattım. Ancak sonuca ulaşamadık. Konuyla ilgili bütün bakanlıklara dilekçesini verdik.
Benim aldığım eğitim çevrecilik üzerine ve burası Türkiye’nin 9’uncu büyük barajı. Biyolojik arıtma oldu diyelim her ay 100-150 bin lira elektrik parsı ödeyecek gücü yok belediyenin. Biyolojik arıtmanın doğalına uğraşıyorum. Birkaç parçaya ayıracağım. DSİ’nin bölge müdürü geldi dereleri yapıyorlar, derelerin içerisine akan kanalizasyonları ayırıyorlar. Kamışçık dikip doğal arıtma yapacağım. Ben biyolojik arıtma yaptığım zaman belediye elektrik parası ödeyecek, belediyenin gücü yok. Onun dışında devlet barajına sahip çıksın.”
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.