Tarihin gölgesindeki son kadayıfçı
Adil Yıldırım 70 yaşında. Geçmiştin günümüze Tarihi Çapanoğlu Büyük Camii etrafında tel kadayıf satan 50 kadayıfçıdan sonuncusu. Yarım asırdır dede mesleğini sürdüren Yıldırım, kesme tel kadayıfın hikayesini Çamlık Gazetesine anlattı.
Osmanlı döneminde Dedelerinin tütün kıydığını anlatan Adil Yıldırım, tütün kıyıcılığının 350 yıldır aile mesleği olduğunu belirtti.
Yıldırım, Cumhuriyetin ilanından sonra tütün kıymanın yasaklanmasıyla dedesinin aynı tezgahta kadayıf kesmeye başladığını ifade etti.
Babasının da aynı şekilde kadayıf ürettiğini söyleyen Yıldırım, "Tütün kıyma yasaklanınca dedem, tütün kıymayı bırakıp kadayıf kesmeye başlamış. Bu işi babam yaptı şimdi de ben yapıyorum” dedi.
“DAHA LEZZETLİ”
Yıldırım, “Benim kadayıfım el kesmesi. Tandırda yapılıyor. Kadınlar ekmeğini açıyor, pişiriyor. Daha sonra tütün kıyma tezgahında kıyıp satıyoruz.
Makine kadayıfları ile arasındaki çok fark var. Bu tandırda piştiği için, elde kıyıldığı için un özelliğini kaybetmiyor. Makineler gibi sıkıştırarak kıymıyor. Bu kadayıfta kepek oranı ölmüyor. Daha lezzetli oluyor” diye konuştu.
“10 KİLO ÜRETİYORUM”
Günde 10 kilo kadayıf ürettiğini kaydeden Adil Yıldırım, “Günlük 10 kilo kadayıf üretiyorum. Ürettiğimin hepsini satamıyorum. Gününe göre değişiyor satışlar. Bazen iki kilo oluyor, bazen beş kilo, bazen de hepsini satıyoruz” dedi.
“YAZIN TÜKETMİYORUZ”
Yaz mevsiminde kadayıf satışlarının düştüğünü kaydeden Adil Yıldırım, “Kışın daha fazla üretiyoruz kadayıfı. Özelikle kışın ve ramazan ayında kadayıf’a rağbet daha fazla oluyor. Dışarı gidenler hediye olarak götürüyor. Künefe yapmak için alanda var, sarma kadayıf yapmak için alanda var. Eskiden kara değirmende öğütülen undan yapılan kadayıf daha lezzetli olurdu. Gerçi siyah un olduğu için günümüzde onu pek fazla yiyen olmazdı. Ama o undan yapılan kadayıf çok lezzetli olurdu. Onun lezzeti ile bunun arasında dağlar kadar fark var” şeklinde konuştu.
“BİR TEK BEN KALDIM”
Yarım asır öncesinde tarihi caminin etrafından 50 tane kadayıfçı olduğunu hatırlatan Adil Yıldırım şöyle konuştu; “Bir tek ben kaldım. Ben bu işi yapan son kişiyim. Benden başka yapacakta yok. Benim oğlum var ama başka iş yapıyor. Bu işe bakmaz. Eskiden büyük caminin etrafı kadayıfçılarla doluydu. O günlerden bugüne bir tek ben kaldım. Eskiden bu caminin etrafından 40-50 tane kadayıf satan vardı. İleri de bizlerde kalmayacağız. Benden sonra bu mesleği yapacak kişi yok. Sabah 08:00’de geliyorum, 18:00’da gidiyorum. 47 yıldır böyle. Genellikle müşterilerim il dışından gelenler oluyor. Onlar gelip alıp hediye olarak götürüyorlar. Artık tatlı yapıp da satıyoruz. Tatlıyı biz sadece kışın yiyoruz. Urfa’ya, Antep’e giden her mevsim tatlı yiyen görürsünüz. Bizim burada nedense sadece kışın yiyoruz”
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.