Altın 6370.62 %0.43
BIST 14421.15 %0
Dolar 46.4342 %0.04
Euro 53.4447 %-0.35
Sterlin 61.48 %0.01

Tarık Yılmaz ile Siyaset Rüzgarı

Tarık Yılmaz ile Siyaset Rüzgarı

Saat Kulesi gölgesinden Ankara’ya, ve…

Saat Kulesi gölgesinde bürosu bulunan Avukat Bekir Bozdağ’dı bir zamanlar.

İlahiyat Fakültesi’nden mezun olduktan sonra Yıldızeli İlçe Müftülüğünde görev yaptı.

Müftülükteki görevinin ardından ikinci üniversiteyi de bitirerek Akdağmadeni’nin Bahçeçik Köyü’nden Mehmet Bozdağ’ın oğlu olarak avukatlık görevini ifa etmeye geldiğinde Yozgat’a aslında belediye seçimlerini kaybetmiş bir siyasetçiydi.

Bozdağ, 18 Nisan 1999 seçimlerine katıldığında henüz 34 yaşındaydı.

O günün şartlarında partilileri hatta en yakınındakiler ‘Sandıkta şaibe var, bu seçim hakkımızdı. Yanlarına bırakmayalım’ dediğinde siyaseten de çok toydu.

O sözler saman alevi misali seçim sonrası pek çok şeyi yakıp yıkabilirdi de.

Ancak o kavga yerine mücadele etmeyi tercih etti.

Belediye olmaz ise milletvekilli adaylığı pekala olabilirdi.

O da öyle yaptı.

O gün siyasi bir kör dövüşün içine girmek yerine yeni bir hedefe doğru yol almayı tercih etti.

AK Parti’nin kuruluş sürecinde yer aldı.

Aday adayı olarak katıldığı temayül yoklamasında geçerli çoğunluğu aldı.

İlk sıradan yer aldığı temayüle rağmen o gün 6. Sıranın adayı olarak listede yer alması isteniyordu.

O gün AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, son kararda; ‘5. Sıraya yazıyorum, git, çalış 6’ıncı sıradakini çıkar gel’ demişti.

Ve Erdoğan imzalı listede Bekir Bozdağ, AK parti 5. Sıra milletvekili adayı olarak girdiği seçimde milletvekili seçildi.

Kader 3 Kasım 2002 seçimlerinde Bozdağ’a milletvekilliğin yolunu açtı.

Adalet Komisyonu üyeliği ile başladığı siyasi hayatında Grup Başkanvekilliği, Başbakan Yardımcılığı, Adalet Bakanlığı, gibi görevlerde bulundu.

Parti tüzüğünde yer alan 3 dönem kuralı gereği 7 Haziran seçimlerine katılamadığında siyasi hayatının bittiğini düşünenler hatta el ovuşturanlar dahi oldu.

Kader bu, 7 Haziran’da ortaya çıkan karamsar tablo 1 Kasım seçimlerini getirecek, Bozdağ yeniden siyaset arenasındaki yerini alacaktı.

Yozgat siyasetinin Cemil Çiçek ve Lutfullah Kayalar ile Ankara’da vücut bulan gücünü devralacak isim çoktan olmuştu.

Siyaset onu ustalaştırdıkça o sadece kendini değil, Yozgat’ı, Yozgat siyaseti ile birlikte Türkiye siyasetini, bununla birlikte devleti tanımaya başladı.

Usta bir siyasetçi,

Kâmil devlet adamı profili çıktı ortaya.

Saat kulesi dibindeki avukatlık bürosundan Türk siyasetinin artık dikkat çeken bir kaç isminden biri olmak.

Daha önce birkaç kez bir araya geldiğimiz özel röportajlarımızda uzun uzadıya sohbet etme imkanımız oldu.

Geniş katılımlı genel toplantıların yanı sıra özelde daha net anlaşılan bir karakteristik yapıya sahip olduğunu düşünüyorum.

Ki, özel görüşmeler neticesinde Bozdağ’ın hem ‘siyasi iddiası’ hem de ‘karakteristik’ yapısını çok daha yakından tanıma fırsatım oldu.

Bozdağ, dün gazetemizin Zafer İş Merkezi’nde bulunan bürosunu ziyaret etti. Uzun bir aradan sonra ilk kez özel bir ortamda yine görüşme fırsatımız oldu.

Bozdağ siyasi iddiasının yanı sıra bitmeyen enerjisi ve ince hesaplamaları ile Yozgat’ta seçimlere tesir edebilen, siyasi havayı çok iyi teneffüs eden bir siyasetçi.

Küçük bir anekdot: 1 Kasım seçimlerine 15 gün var. Anketler Yozgat’ı 3-1 gösteriyor. Fakat AK Parti 4-0’a çok yakın. Bozdağ, olağanüstü bir kararla teşkilat temsilcilerini ve tüm belediye başkanlarını Sorgun’da topluyor ve o an adeta bir seferberlik ilan ediyor. Ne diyor orada, “4-0’a çok yakınız. Kitlesel oylara müdahale edebilecek kim var ise etrafınızda ulaşın, onlara seçimlerin önemini anlatın. Siz yeterli gelmez iseniz milletvekilleri, onların olmadığı yerde ben gelirim…”

Ve netice; iki hafta sonra yapılan seçimlerde AK Parti 4 Yozgat milletvekilini de alan parti oldu.

Aslında Sayın Bozdağ’a dair konuşulacak pek çok detay var.

Fakat şu bir gerçek ki, siyasette kesinlikle işi şansa bırakmayan bir siyasetçi. Vedalaşırken ayaküstü seçimin sonuçlarına dair ne olur ne olmaz türünden konuşmamızda, 5 vekil olsun 5-0 olur dedi.

Rakip partilerin çok da hoşuna gitmeyen, hatta gıcık eden bir cümle değil mi?

Siyaset iddiasız olmuyor diyor Bozdağ, iddiasız ve çalışmadan.

Bakalım Bozdağ’ın iddiası bu kez gemiyi kurtarmaya yetecek mi?

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.