Tarık Yılmaz ile Siyaset Rüzgarı
Her AK Partili kendi rüzgarıyla uçacak!
Liyakatli kadrolar,
İşinin ehli, halkın beğenisini kazanmış isimler,
Parti misyonuna karakter olarak uygun kadrolar vardır elbette.
Ancak tüm bunların üzerinde Türkiye’de tam 16 yıldır büyük bir şiddetle, kasırga halinde esen rüzgar var.
O rüzgarın adı Recep Tayyip Erdoğan.
Milletin gönlünde taht kurmuş, hatta İslam coğrafyasında bir marka olmuş isim.
Kim kabul eder kim etmez, ben neticeye bakarım ki, sonuç dünyada dahi esintisi hissedilen Recep Tayyip Erdoğan Rüzgarı’nın AK Parti’yi de tüm etkenleri ile 16 yıldır uçurduğu.
İyisi kötüsü, artıları eksileri, olumlusu olumsuzu, AK Parti misyonuna uygun olanı olmayanı, eğrisi doğrusu, topyekün uçuruyor Sayın Cumhurbaşkanı.
Halk arasında “Tayyip Rüzgarı’ olarak bilinen olayın baş kahramanıdır Recep Tayyip Erdoğan.
24 Haziran ve bir seçim…
Yeni sistem, ittifaklı seçim modeli, farklı iki netice doğuracak bir süreç.
Farklı isi netice;
- Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı seçilecek
- Türkiye Cumhuriyeti Milletvekilleri seçilecek.
İlk defa lider ve milletvekili kadrosu ayrı ayrı halkın seçim kantarına çıkacak.
Orada öyle ince ve hassas bir terazide tartılacaklar ki.
Recep Tayyip Erdoğan nazarında bir şüphe yok. Bir şekilde kendi rüzgarı kendini uçurmaya yeter.
Mesele milletvekillerinde.
Cumhurbaşkanına oy veren, milletvekiline sıra geldiğinde aynı rüzgarın tesiriyle mi gidecek, yoksa…
Bu güne kadar insanlar önüne konulanı kabul etti, kabul etmek zorunda kaldı.
Hatta çoğu seçimde kimlerin aday olduğuna dahi bakmadı.
Hakikat bu…
Bu hakikat üzerinden 24 Haziran seçimlerini değerlendirdiğimiz vakit karşımıza iki farklı sonuç çıkıyor.
Peki bu iki farklı sonucu tekleyecek yani Cumhurbaşkanı ile AK Parti Milletvekilini aynı anda başarıya götürecek olan nedir?
Dayatma, kimi listeye koyarsam kazanır, rüzgar nasıl olsa alır götürür mantığı katiyen terk edilecek.
Liyakatli, temsil ettiği toplumu tanıyan, insanların elini iki avcunun içerisine alabilecek samimiyete sahip olan, AK Parti düsturuna uygun, şaibesiz, halktan isimler listeye konulacak.
Konulmak zorunda!
Tam tersi bir durumun hesabını yapamayanlar 24 Haziran akşamı büyük bir hüsran yaşarlar ki, bunun hesabını sanırım en iyi siyasi iktidarın temsilcileri yapar.
Diyeceğim o ki beyler, abiler, ablalar; sırf fantezi olsun diye milletvekili adayı olunmaz, ki 24 Haziran öyle alalade, farazi bir seçim tarihi değildir.
Seçim sathı mahalline girdiğimiz günden bu tarafa AK Parti’nin üst, orta ve alt kademeleri ile yaptığım sohbetlerde bu hakikatin çok uzağında olduklarını gördüm.
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan gerçeklerinden öyle uzak fikirlerle karşılaştım ki.
Hala bir rüzgarın peşinden tüm partinin kanatlanıp uçacağı hayalini kuranlar.
Farz edelim ki o rüzgar vekili de uçuracak, ya uçurmazsa?
O zaman ne olacak beyler?
(Bu konuyu detaylandırarak yarın konuşalım olur mu?)
***
Kişi kendinden bilirmiş işi (!)
Her dönemin olduğu gibi seçim işgüzarları var.
İşgüzarlık öyle bir duru mi, gözü kör, aklı idrakten yoksun eder.
Kişi işgüzar olduğunu unutur.
Bu kişiler kimi zaman siyasetçi kimi zaman siyasetçi yandaşı kimi zaman kalemşör kimi zamansa vatandaş profili ile çıkar.
Bu seçim de piyasada epey işgüzar var.
Reklam olmak, nemalanmak, başkasının üzerinden paye kapmak için öyle çırpınıyorlar ki!
Bu seçim de anladım ki, dünya döndükçe bizim işgüzarlar da bitmeyecek.
Siyaset Fıkrası
Testiyi kırmadan önce
Evde su kalmayınca, Nasreddin Hoca, kızının eline testiyi verir:
-Şunu çeşmeden doldurda getir, der. Arkasından da iki tokat vurarak, kulağını çeker:
-Sakın testiyi kırayım deme ha!… diye bağırır.
Kızcağız, ağlayarak çeşmeye doğru yürür. Bu durumu görenler, Nasretdin Hoca’ya söylenirler:
-Hocam, bu ne insafsızlık?… Çocuk testiyi kırmadıki!… Niye dövüyorsunzavallı yavrucuğu?
Nasreddin Hoca, gülerek cevap verir:
-Testiyi kırdıktan sonra dövsem ne olacak? Testi yerine mi gelecek? Kırmadan dövdümki, dikkatli olsun..
…..
Bunları Duydunuz mu?
* Partisinin genel merkez mülakatına grand tuvalet giden, ancak umduğunu bulamayınca krallığı biten aday adayını.
* Teşkilatları ziyaret eden aday adayının arkasından ‘bunda para çok aman ha kaçırmayın’ diyen dost (!) partiliyi.
* Kişi kendinden bilirmiş işi, kalemşörlük hastalığının girdabında şifadan uzak yaftalama kampanyası yürüttüğünü zanneden zavallıyı.
* Partisinden milletvekili aday adayı öncesinde genel merkezden söz aldığını olur olmadık yerde söyleyen partiliyi.
* Partisinde aday adayların gençleşmesinden mutluluk duyan il başkanını.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.