Tek 'Arzusu' çocuklar üşümesin..
Yozgat’ın iyilik meleği, çocukların Arzu ablası, Yozgat’ın tanınmış siması. ‘Çocuklar Üşümesin’ projesinin mimarı Arzu Köylüoğlu.
Yozgat’ın iyilik meleği, çocukların Arzu ablası, Yozgat’ın tanınmış siması. ‘Çocuklar Üşümesin’ projesinin mimarı Arzu Köylüoğlu. Yozgatlı çocuklar üşümesin diye yola çıkan Köylüoğlu, geride kalan 4 yıllık süreçte 1000 çocuğu giydirdi. Bu yıl ise 34 çocuğun bot ve mont ihtiyacı karşılamayı hedeflediklerini dile getiren Köylüoğlu, “ Türkiye’nin dört bir yanından insanlar sadece iyilik olsun diye desteklerini esirgemiyor. Bu projede sadece iyilik var. Sadece çocukların mutlu olması üzerine kurulmuş olan bir proje” dedi.
ABBAS SAYAR ÇAĞIRDI
Köylüoğlu, babasının emekli olması ile Yozgat’a geldiklerini belirterek, “1982 doğumluyum. Ankara’da büyüdüm. Babamın emekli olması ve Abbas Sayar’ın babamı Yozgat’a çağırıp ‘Hadi gel artık gazeteciliğini yap demesi ile’ Yozgat’a geldik. Orta ve liseyi burada bitirdim. Müjdat Gezen Sanat Merkezi mezunuyum. Çocuk gelişimi okudum. Aldığım tiyatro eğitimi ile çocuk gelişimi eğitimini birleştirdim. Ve kreşlerde özel eğitim kurumlarında eğitim veriyorum” şeklinde konuştu.
TEK KİŞİLİK ORDU
Yozgat’ı çok sevdiğini dile getiren Köylüoğlu, “Yozgat bizim memleketimiz ve ben memleketimi çok seviyorum. Sosyal medyada ‘geleceğe ışık tut’ adlı bir proje gördüm. İki bayan Türkiye’nin her yerine yardım yapıyorlardı. Ben de dedim ki ben bunu neden memleketime yapmayayım. Önceden küçük küçük yardım kampanyaları yapıyorduk. Dediler ki bunu bir proje ile yap. Ben de bunu bir derneğe bir insana bir kişiye bağlı olmak istemiyorum. Arkamda güzel insanların desteğini gördükçe dedim ki ‘çocuklar üşümesin’ projesi ile başlayalım. Her yıl bir okula bir bot bir mont desteği ile çocukları üşütmeyelim dedik. Bu projeye başlarken çok korktum. Hala o korku var içimde. Yapamazsak, eksik kalırsa bir çocuk üşürse diye bir korku vardı içimde. Ama baktık ki çığ gibi büyüdü bu proje” ifadelerini kullandı.
TANIMADIĞIM İNSANLAR DESTEK OLDU
Projeye desteklerin çığ gibi büyüdüğünü ve Türkiye’nin her yerinden insanların kendisine ulaştığını anlatan Köylüoğlu, şunları kaydetti; “Hiç tanımadığım insanlar aradı. Türkiye’nin dört bir yanından bize koliler gelmeye başladı ve bu bizi çok mutlu etti. Hiç tanımadığım insanlardan bunu görmek bizi çok mutlu etti. Kolilerin içine notlar konulmuştu. Güle güle giysinler gibi.”
ÇOCUKLARI GÜLDÜRMEYE ÇALIŞIYORUZ
‘Bir şehirde çocuklar gülüyorsa ve hayvanlar mutlu ise o şehir ilerliyordur’ diyen Köylüoğlu, “Biz de bu şehirde çocukların yüzünü güldürmeye çalışıyoruz, onların yüzünü güldürmeye, onları üşütmemeye çalışıyoruz. İyilik bulaşıcı olduğu gibi sevgisizlik de bulaşıcıymış onu da gördüm bu süreçte. O yüzden sevgimizi vermeye çalışıyoruz çocuklara. Isıtmaya çalışıyoruz. Üşümesinler istiyoruz” diye konuştu.
4 YILDA 1000 ÇOCUK
Köylüoğlu, projeye 4 yıl önce başladıklarını belirterek, “4 yıl oldu 1000 e yakın çocuğa ulaştık. Dokunduk. Bu çok mutlu ediyor bizi. Önce tedirgin oluyordu müdürler. Ama duyulunca artık daha olumlu yaklaşıyorlar. Bizi müdürler aramaya başladı bizim okulumuza da gelecek misiniz diye. Yozgat’ta gitmediğimiz okul kamlasın istiyoruz. Bu yıl son okulumuzdayız. Dediğim gibi adı anlamı çok büyük. Şehit Mehmet Armağan Alper okulu. Mehmet ağabey benim çocukluğumdu. Vatan için şehit olan tüm şehitlerimiz huzur içinde uyusun mekanları cennet olsun. O okula bir şeyler yapmak da benim için onur verici oluyor. 34 çocuğumuz var bu yıl. Bir de pandemi sürecindeyiz. Dedim ki insanlar zaten zor durumdalar. Kendi evlerine bile yetemezken başka çocuklara nasıl destek olacaklar diye çok korktum. Ama geçen yıllara göre bu yıl daha büyük yardım gelmeye başladı. İnsanlar daha çok aramaya, daha çok destek olmaya başladı. Ve bu beni çok mutlu etti. İnşallah bu yıl 34 çocuğumuzu giydireceğiz. Bunun dışında bizim dokunduğumuz başka ihtiyaç sahibi insanlar da var. Onların çocuklarına da ulaştık onlara da bot mont giydirdik” diye konuştu.
KIŞ BOYU DEVAM EDECEK
Projenin kış boyu devam edeceğini dile getiren Köylüoğlu, “Bayramlarda da destek oluyoruz. Ben sosyal medyama 25 çocuk yazıyorum. Daha sonra 45 çocuk oluyor. Bu sayı hiç bitmiyor. Başka çocuklara da dokunmak onları giydirmek mutlu etmek bizi de mutlu ediyor. Bir çocuğu giydirmenin bedeli. Bizim anlaştığımız bir yer var bize çok yardımcı oluyorlar 4 yıldan beri. Orada bir bot bir montun bedeli 150 TL. Ama biz sadece oraya bağlı kalmıyoruz. Bütün esnaflarımız da destek oluyor. Şu dönemde esnaf da zor durumdayken herkesten almaya çalışıyoruz. İnsanları yönlendirmeye çalışıyorum” dedi.
GÜVEN DUYGUSU ÇOK ÖNEMLİ
Bu tür sosyal projelerde güven duygusunun çok önemli olduğuna işaret eden Köylüoğlu, şöyle konuştu; “Güven duygusu çok önemli. İnsanların verdiği yardımları, güvenlerini sarsmamaya çalışıyorum. Yardım ettiğimiz hiçbir çocuğun fotoğrafını paylaşmıyorum. Yüzlerini göstermiyorum. İnsanlar fotoğraf görmeyince acaba diye bir düşünce oluyor. Ama bana hiç olmadı bu durum. İnsanların güveni var ve ben de bu güveni boşa çıkarmamak için elimden geleni yapıyorum. Yardımlarla ihtiyaç sahiplerini buluşturmak bana ayrı keyif veriyor.”
VASİYET BIRAKMIŞ
Kendisini duygulandıran bir anısını da Çamlık Gazetesi ile paylaşan Köylüoğlu, “Projeye başlarken rahmetli servet teyzemiz vardı. Tesadüfen hastalandığını hastanede gördüm. Kendisine geçmiş olsun’a gittim. Kızı Serap abla da bu projeden ona bahsetti. Kendisini Atatürkçü, çok tatlı Osmanlı kadınıydı. Serap ablaya dedi ki Arzu’nun çocuklarına bot ve mont al dedi. Şehir dışındayken Servet Teyzemin vefat ettiğini öğrendim. Birkaç ay sonra geldiğimde baş sağlığına gittim. Servet teyzem vasiyetinde Arzu’yu ve çocuklarını unutmayın yazmış. Bu beni çok etkiledi. Serap abla da Annemin vasiyeti diye hala desteklerini esirgemiyor ve çocuklar da Servet Teyzeme dua ediyor. Ben de aynı şekilde dua ediyorum” dedi.
HER ÇOCUK YENİ KIYAFETİ HAK EDER
Köylüoğlu, her çocuğun yeni kıyafet giymeyi hak ettiğini belirterek, “Çocuklar bizim için çok önemli, onların mutluluğu çok önemli. Onların üşümesini hiçbirimiz istemiyoruz. Çocuklar huzurlu olsun istiyoruz. Her çocuk yeni bir kıyafet giymeyi hak eder. Her çocuk yeni bir kıyafet giysin istiyoruz. Şöyle mesajlar geliyor ‘bir iki kere giyildi. Etiketi üzerinde duruyor. Olmaz mı’ deniyor. Hayır olmaz diyorum. Birine yeni bot mont verirken diğer çocuğa bir iki defa kullanılmış kıyafet vermek bana eşitsizlik olarak geliyor. İstiyorum ki bütün çocuklar yeni kıyafet giysin. Bu pandemi sürecinde de ikinci el kıyafet kabul etmiyoruz. Hala ısrar edenler var. Başkaları sebeplensin diyorum. Lütfen kıyafetlerimiz taze ve yeni olsun. Her çocuk sevmeyi ve sevilmeyi hak ediyor” diye konuştu.
ÖZIŞIK DESTEK OLDU
Kendisine destek olan herkese teşekkür eden Köylüoğlu, iş insanı Zafer Özışık’ın kendisine her zaman destek olduğunu da sözlerine ekledi. Köylüoğlu, kendisinin projenin görünen yüzü olduğunu belirterek, “Bana destek olanlara teşekkür ediyorum. Bana güvenlerinden dolayı teşekkür ediyorum. Böyle bir proje olduğu için teşekkür ediyorlar. Ben projenin görünen yüzüyüm aslında görünmeyen yüzü destek olanlar. Onlara da destek olduğu için teşekkür ediyorum. Biz hiçbir zaman büyük iş adamlarından destek almadık. Zafer amcam hariç. Zafer Özışık. Kendisi her zaman bana sonsuz destek oluyor. Ben ayın 15’inde 20’sinde maaş alıyorum diyen insanlardan destek alıyoruz. Ya ben bir bot aldım ya da tek mont aldım olur mu diyenler oluyor. 10 lira olsa bile olur. Önemli olan bu işi gönüllü yapmak. Kimsenin içine sevgiyi sonradan ekemezsiniz, merhamet ekemezsiniz ben merhametli insanlarla yapıyorum bu işi. O merhamet olmadan olmaz” şeklinde konuştu.
YOZGAT SEVDALISIYDI
Babası Ayhan Köylüoğlu’nu da anlatan Köylüoğlu, “Yozgat sevdalısıydı. Yozgat için çok şey yaptı. Hümanist bir insandı. Onun soyadını taşımak bana gurur veriyor. Ayhan Köylüoğlu’nun kızıyım dediğim zaman insanların bana sevgiyle bakması, saygıyla bakması bana bir sürü kapılar açılması beni mutlu ediyor. İyi ki onun kızıyım. Bana babadan çok bir dost gibiydi, arkadaş gibiydi. İyi ve merhametli bir insandı. Sert dururdu ama çok merhametli bir insandı. İnsanların içine merhamet sonradan eklenmiyor” ifadelerine yer verdi.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.