TMO kapılarına kilit vuruluyor
CHP Yozgat Milletvekili Ali Keven, Yozgat’ta Şefaatli ve Doğankent Ajans Amirlikleri 1 Ocak itibarıyla kapatılıp sezonluk tesis statüsüne indirildiğini söyledi.
TBMM Genel Kurulunda Yozgatlı çiftçilerin sorunları hakkında konuşma yapan CHP Yozgat Milletvekili Ali Keven, “Ülke tarımının sorunlarını ve çözüm önerilerini defalarca gündeme getirmemize rağmen çiftçilerin ve ülke tarımının sorunları ne yazık ki her geçen gün artarak devam ediyor. Kapısında ‘çiftçinin kara gün dostu’ yazan Toprak Mahsulleri Ofisi son yıllarda çiftçiden adım adım uzaklaşarak görevini özel sektöre devrediyor. Toprak Mahsulleri Ofisi tasfiye ediliyor. Toprak Mahsulleri Ofisi’ne ait şubelerin kapısına kilit vuruluyor. Yozgat’ta Şefaatli ve Doğankent Ajans Amirlikleri 1 Ocak itibarıyla kapatılıp sezonluk tesis statüsüne indirildi. Bölgenin en büyük silolarına sahip Yerköy Şube Müdürlüğü ise işlevsiz bir konuma getirildi. Yerköy’de devlete ait silolar bomboş dururken çiftçiler iki yıldır özel bir şirkete ait lisanslı depoya yönlendiriliyor. Bu örnekler sadece Yozgat’a ait. Türkiye’nin her tarafında buna benzer örnekler mevcut. Lisanslı depoculuk şirketlerinin girdiği bölgelerde TMO şubeleri tasfiye ediliyor” dedi.
LİSANSLI DEPOCULUKTAN BAŞKA ÇÖZÜM BULUNAMIYOR
Keven, “Çiftçilerin üretimden kopması, ekonomik zorluk içinde olması, geçinememesi iktidar tarafından, bakanlık tarafından, herkes tarafından görülüyor, biliniyor. Ama nedense bakanlığın lisanslı depoculuktan başka bir çözüm önerisi yok! Rakamlara baktığımız zaman çiftçinin sahipsizliği ve üretimden kopuşu açıkça görülebilir. TÜİK tarafından yayımlanan bazı üretim bilgilerini paylaşmak istiyorum. BUĞDAY üretimi, 2000 yılında 94 milyon dekar alanda yapılırken her yıl azalarak 2018 yılında 73 milyon dekara düşüyor. ARPA üretimi ise, 36 milyon dekar alanda yapılırken 2018 yılında 26 milyon dekara düşüyor. BUĞDAY üretimi 20 yıldır hiç değişmiyor ve 19-20 milyon ton arasında devam ediyor. ARPA üretimi de yine 20 yıldır hiç değişmiyor ve 7-8 milyon ton arasında devam ediyor.Tohum teknolojisinde ki bazı gelişmelerden dolayı verim arttığı için üretim bundan dolayı sabit görülüyor. Ama ülke nüfusu artıyor” dedi.
NÜFUS ARTIYOR TARIMSAL ÜRETİM YERİNDE SAYIYOR
CHP Yozgat Milletvekili Ali Keven, “AKP iktidara geldiğinde ülkemizin nüfusu kaçtı? 65 milyon. Peki, şuan kaç? 82 milyon. Nüfusumuz bunca artarken tarımsal üretim yerinde sayıyor. Arada ki ihtiyacı gidermek için tercih ettiğiniz yöntem ise üretim değil ne yazık ki ithalat! Üretim yapılmayan ve imara açılan alanlarla birlikte tarımsal üretim alanları eriyor ve 26 milyon hektardan 23 milyon hektara geriliyor. Çiftçi sayısı ise 2 milyon 760 binden 2 milyona geriliyor. Karşımızda ki üretim tablosu bu. Yani çiftçilerimiz geçinemediği için üretimi terk ediyor. Artık herkes biliyor ki ülkemiz bir ithalat cenneti! Tarım ülkesi dediğimiz ülkemizde 2018 yılında 5 milyon 800 bin ton, 2019 yılında 7 milyon ton buğday ithal edildi. Türk çiftçisi perişan ama ithalat yapılan ülkelerin çiftçileri gayet memnun! Toprak Mahsulleri Ofisi Genel Müdürlüğü’nün izin verdiği ithalat rakamlarına ise hiç girmeye gerek yok” dedi.
Keven konuşmasını şu şekilde sürdürdü;
Bu tabloya karşı Toprak Mahsulleri Ofisi bugüne kadar ne yaptı?
İthalat rakamlarını düşürmek için ne yapıldı? Çıkın açıklayın biz de öğrenelim. Bu veriler devletin kurumu TÜİK’in verileri. Toprak Mahsulleri Ofisi Genel Müdürü ve Sayın Bakan bu tablo karşısında ne yapıyor merak ediyoruz?
Çiftçilerimiz artık kaderine terk ediliyor!
Seslerini duyuramıyorlar. Defalarca talep ettiğimiz borç ertelemesi yönünde ki taleplerimizi dikkate almadınız ve şuan yüz binlerce çiftçi icra dosyalarıyla uğraşıyor. Sayenizde borçlarından dolayı Atatürk’ün köylüsü, milletin efendisi çiftçilerimiz cezaevlerinden bize mektup gönderiyorlar.
Yozgat’ta ekilen tarım alanları 18 yılda 5 buçuk milyon dekardan 4 buçuk milyon dekara geriledi.
1 milyon dekar eridi. Ağırlıklı kuru tarım yapıldığı için bunun 3 buçuk milyon dekarında arpa ve buğday ekimi yapılıyor. Çiftçi 1 liraya buğday satıyor 6 buçuk liraya mazot alıyor. Mazotta KDV ve ÖTV derhal kaldırılmalıdır. Yatta, kotrada vergi nasıl kaldırıldıysa; traktöre, biçerdövere verilen mazotta da öyle kaldırılmalıdır.
Biliyorsunuz Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun da sık sık vurguladığı gibi Yozgat’ın kokulu yeşil mercimeği meşhurdur. Yeşil mercimek üretimi Yozgat’ta 18 yılda 200 bin dekardan 105 bin dekara geriledi. Üretim ise 17 bin 500 ton iken 14 bin tona geriledi. Mercimek üreticileri destek bekliyor. Gelin ihtiyaç sahibi çiftçilere ücretsiz tohum verelim ve üretimi yeniden artıralım.
Ayrıca Aydıncık’ta, Kazankaya’da ve Yerköy ilçelerimizde soğan üreticileri ihracat yasağınızdan dolayı ürünlerini çürümeye terk ettiler. İhracat yasağı acil kaldırılmalıdır. İthalat yasaklanmalıdır ithalat!
Şekerpancarı üretiminde de ikinci olan Yozgat’ta şekerpancarı üreticileri özelleştirme sonrası yapılan değişikliklerden dertliler. Özelleştirilen Çorum Şeker Fabrikası Yerköy ilçemize de hizmet veriyor. Yerköylü şekerpancarı üreticileri fabrikanın yeni yönetiminin sözleşme şartlarını yerine getirmediğinden yana şikâyetçiler. Ayrıca fabrikanın verdiği tohum ve gübreden kaynaklı büyük oranda verim düşüşü yaşandı. Ancak şirket bunun faturasını şimdi kotayı tutturamayan üreticilere kesiyor. Üreticiler büyük miktarda cezalarla karşı karşıyalar. Bunlar sadece Yozgat’a ait veriler ancak tüm Türkiye’de durum aynı. İnsanlar tarımdan geçinemiyor ve göç ediyor. Bunlar dikkate alınmazsa tarımdan başka bir geçim kaynağı olmayan, sanayisi olmayan Yozgat’ta gençlerimiz büyükşehirlere göç etmeye devam edecek.
Tarımın daha fazla desteklenmeye ihtiyacı var.
Girdi maliyetlerini düşürecek çözüm önerilerini gelin tartışalım bulalım. Cumhuriyetimizin üreten köylüye, çiftçilere miras bıraktığı Toprak Mahsulleri Ofisi’ni tasfiye etmeyin. Gelin hep birlikte bu kurumu güçlendirelim. Şube sayısını ve kapasitesini artıralım. Örneğin, Toprak Mahsulleri Ofisi bulunan bazı ilçelerimiz şuan Kayseri’ye bağlı. Yozgat’ta kurulabilecek bir bölge müdürlüğü çatısı altında bu tesislerin hepsini birleştirelim.
Şeker Fabrikalarımızı özelleştirmeyin. Sözleşme şartını yerine getirmeyen özelleştirilmiş fabrikaları acil kamulaştırıp kooperatif tarzı bir yönetim şekli getirelim. Özelleştirilen fabrikalarda 5 yıl sonra çiftçinin hali ne olacak belli değil!
Çiftçimizin ürün fiyatlarında adil bir fiyat belirleyelim. Mazotu çiftçiye vergisiz verelim. Sulamada kullanılan elektrikte yüzde 18 olan KDV’yi acil yüzde 1’e indirelim. Tarım Kanunu’nda belirtildiği gibi milli gelirin en az yüzde birini eksiksiz tarımsal desteklemeye aktaralım. Üretimi teşvik edelim. Tarımı ithalata mahkûm olmaktan acilen kurtaralım.
Bunlar sadece şahsımın değil buğday ve arpa üretiminde ilk beşte olan, şekerpancarında ikinci olan, yeşil mercimekte birinci olan Yozgatlı çiftçilerimizin talebidir. Eğer bu taleplere kulak vermezseniz yakında buğday ekecek, pancar yetiştirecek çiftçi bulamayacağız!
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.