Altın 6450.13 %1.68
BIST 14421.15 %0
Dolar 46.4286 %0.03
Euro 53.4988 %-0.25
Sterlin 61.5725 %0.16

Türkiye, deprem konusunda dünyanın 5. tehlikeli ülkesi

Türkiye, deprem konusunda dünyanın 5. tehlikeli ülkesi

Türkiye deprem bölgesi olarak dünyanın 5. Tehlikeli ülkesi olarak kayıtlara geçti.

Türkiye, 6 Şubat’ta 7.7 ve 7.6 büyüklüğünde, 10 ilde hissedilen ve yaklaşık 13 milyon insanın etkilendiği 2 büyük deprem ile sarsıldı. Son 100 yılIın en büyük depremlerden biri olarak tarihe geçen büyük yıkımların yaşandığı felakettin ardından Kurtarma çalışmaları devam ederken, insani yardımlar da bölgeye ulaştırılmaya çalışılıyor. Altınbaş Üniversitesi Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölüm Başkanı Doç. Dr. SepentaNaimi, yaşanan felakette bundan sonraki süreçte neler yapılması gerektiğini anlattı. Türkiye’nin, deprem konusunda dünyanın 5. tehlikeli ülkesi olduğuna dikkat çeken Doç. Dr. Naimi, “Bu depremlerden sonra yerkabuğunun hareketi sebebiyle Kuzey Anadolu, Marmara ve Ege Bölgesindeki Batı Anadolu fay hattında enerji birikimi artmıştır. Fay sıkışmasını göz önüne alarak bu bölgeler için tehlike sinyallerinin giderek çoğaldığını söyleyebiliriz tedbir almadığımız her dakikada geç kalmış sayılırız” açıklamalarını yaptı.

ÜLKE GENELİNDE YAPI STOKU DENETLENMELİ”

Doç. Dr. SepentaNaimi, atılacak ilk adımın ülke genelinde mevcut yapı stokunun denetimine hızlıca başlanması gerektiğini kaydetti. Artık imar barışından ve aflarından vazgeçilmesini, plansız ve projesiz yapılaşmalara izin verilmemesinin altını çizen SepentaNaimi, “Kamu binaları, hastaneler ve okullar depreme karşı gerekli güçlendirmeleri yapılmalı. Ayrıca mevcut yapı stoku muhtemel depremlere karşı güçlendirme ve yenilemelerin acilen yapılması şart. Bu kolay ve kısa bir süreç değil, büyük emek ve kaynak ayrılması gerekiyor. Ancak unutmayalım, bugün yaşadıklarımızın bilançosuna baktığımızda yapacağımız masrafların sözü bile olmaz. Para yerine konulur ama giden canlar geri gelmez” dedi.

“KENTSEL DÖNÜŞÜM OLARAK YAPILAN PROJELER DÜĞÜMÜ ÇÖZMÜYOR”

Kentsel Dönüşüm olarak yapılan çalışmaların sadece yapısal dönüşüm olduğunu söyleyen Doç. Dr. Naimi kentin düğümlerinin çözmede yetersiz kaldığına işaret etti. Kentsel dönüşümün deprem riski gözetilmeden plansız şekilde yapılmasının bölge nüfusunu arttırdığına dikkat çeken Naimi, bu uygulamaların sadece o yapının güvenliğini artırmaya yaradığını kentin genel deprem sorununu çözemediğini söyledi.

KIRSALDAKİ VATANDAŞLARIMIZDA ÇOK BÜYÜK TEHLİKEDE

Unutulmaması gereken bir başka konunun da kırsaldaki yapılar olduğunu belirten Naimi “Hep şehirlerden konuşuyoruz ama kırsaldaki vatandaşlarımızda çok büyük tehlikeyle karşı karşıyalar. Deprem bölgelerimizdeki köylerin çoğu kerpiç ve yığma yapılara sahip. Bunların da bir an önce gündeme alınmasını lazım” dedi.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.