Uhud'dan, Bedir'den gelen gazilik şanı!
Arkalarında bıraktıkları sevdiklerini bir an olsun düşünmeden ateşlerin önüne canlarını siper eden gaziler...
Arkalarında bıraktıkları sevdiklerini bir an olsun düşünmeden ateşlerin önüne canlarını siper eden gaziler, gaziliğin Uhud’dan, Bedir’den, Çanakkale’den terörle mücadeleye ve 15 Temmuz’a kadar uzanan kutlu bir rütbenin adı olduğuna inanıp, o inançla hayatlarını yaşıyor. Onların bir duası ve gayesi var, vatana düşman eli, hain eli değmesin ve gazilik rütbesine yakışır bir hayat sürmek.

SÖNMEZ: ‘AKLIMA İLK GELEN SURİYE OLDU!’
Abdulsamet Sönmez. Ankaralı. O da Genelkurmay Başkanlığı önünde verilen mücadelede gazilik mertebesine ulaşan kahramanlardan.
O gece sokağa çıktığında ardında bir eş ve 4 aylık bir bebek bıraktı. Vatana adanmış bir canı vardı ve ne pahasına olursa olsun hainlere geçit verilmeyecekti. Bu duygularla sokağa çıktı o akşam Abdulsamet.
Onun hikayesi de diğerleri ile aynı payede, vatan payesinde buluşuyor.
Onun hikayesini ondan dinleyelim: “Ankaralıyım. Ankara Genelkurmay Başkanlığının önünde helikopterin açmış olduğu ateş sonucu yaralandım.
Ben 15 Temmuz olayını duyduğumda aklıma ilk genel Suriye olmuştu. Dedim ülkemizi Suriye’ye çevirecekler. Bir tane çocuğum vardı 4 aylıktı ben onu düşünerek çıktım. Daha sonra Cumhurbaşkanımız açıklamalarda bulunmuş ben onu duymadım. Genelkurmay başkanlığının önündeydim. Askerlerin halka ateş ettiğini birebir yaşadık. Daha sonra helikopterler havadan taarruz ateşi yaptılar o esnada yaralandım. Yani bu ülkeyi bölmeye çalışanlar böleceklerini zannetmesinler. Vatanına ve dinene bağlı necip bir milletiz. Vatanına ve dinine bağlı olarak yaşayan bir milleti bölmek çok zordur. Bunu 15 Temmuz’da gördüler, inşallah da başaramayacaklar.
Cumhurbaşkanımızın yanında olmalarını istiyorum ben. Cumhurbaşkanımızı yalnızlaştırmaya çalışıyorlar son zamanda. Dışarıdaki hainlere içerdeki hainler fırsat vermediği sürece bu ülkeye Allah’ın izni ile hiçbir şey olmaz. Bunu da herkese 15 Temmuz’da bu millet gösterdi. Gazilerimize Allah’tan acil şifalar şehit ailelerine de sabır diliyorum.”

HELİKOPTER BOMBALARI İLE YARALANDI
Kimi İstanbul’da Boğaz Köprüsü’nde, kimi Ankara’da Genelkurmay Başkanlığı önünde ya şehit oldu ya da gazi. Onlar o karanlık geceyi aydınlatan iradeyi ortaya koydukları an, sadece ve sadece şehit olmayı düşündüler. Bir geceyi aydınlatan iradenin adı olan gazilerimizin o geceye dair yaşanmışlıklarını sizlerle paylaşmaya bu gün de devam ediyoruz
15 Temmuz gecesi helikopterden atılan bombalarla yaralanan Ankaralı Kaan Şimşek, Genelkurmay Başkanlığı önünde helikopterden atılan bombalarla yaralanıp, gazi olan kahramanlardan.
Beş arkadaşı ile hiç dönmemek üzere evinden çıkan Şimşek, o geceye dair şunları paylaştı:
“Beş arkadaş organize olup Cumhurbaşkanımızın talimatı ile meydanlara indik. Önce Kızılay Meydanı’na ardından Genelkurmay’daki hareketliliği duyunca orada durumun vahim olduğunu anladık ve oraya intikal ettik.
Savaş ortamı da diyemiyorum karşıda düşmanı da göremiyorsunuz. Birkaç hain şerefsizin hiç ummadığımız anda ummadığımız şekilde bize ait olan bu vatana bu devlete bu vatanın insanına helikopterlerle, silahlarla, tanklarla bizleri gazi ettiler. Üzülüyor muyuz, hayır üzülmüyoruz. Aydınlık bir sabaha uyandık çünkü. Elhamdülillah bu şerefe eriştik. Makam Allahu teala’nın makamı. Şehitlik gazilik Allahu Teala’nın makamı. O yüzden çok gururluyuz ve mutluyuz.”
ÜLKEMİZDE 90 BİN ŞEHİT VE GAZİ VAR!
Gazilik mertebesinin Uhud’dan, Bedir’den günümüze gelen kutlu ve şerefli bir rütbe olduğunu söyleyen Şimşek, ülkemizde 90 bin şehit ve gazinin olduğunu söyledi.
Şimşek, gazilik rütbesinin ayrıştırılmadan, bir bütün içerisinde değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Şimşek’in anlamlı ve bir o kadar da mesaj yükle ifadeleri şu şekilde: “Ülkemizde gazimiz ve şehit yakınımız olarak sayı 90 bini buldu. 15 Temmuz’la çerçeveyi dar tutmuyor, geniş tutuyoruz. 90 bine yakın şehit yakını ve gazimiz var. Bu ülke 90 bin değil daha da geriye gittiğimiz zaman Uhud’dan, Bedir’den, çok çok geriye gelerek topraklarımız kanla var oldu. O yüzden ülkemizde kanını dökmüş insanları ayırt etmeden gaziliği tek çerçevenin içerisinde tutarak insanlarımızın biraz daha hassas davranmalarını temenni ediyoruz. Gazilik şereftir, gazilik Allahu teala için uzuvlarını vermiş insanların eriştiği bir makamdır. Uzuv vermek öyle kolay olmuyor. Yaralanmak, hastanede yatmak mesele değil, o hayata alışabilmek inanın çok zor. Ben buradan tüm gazilerimize metanet, şehit yakınlarımıza da aynı zamanda metanet ve sabır diliyorum.”

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.