Ünlü Psikolog Üstün Dökmen’den YOZGAT’TA GEÇEN BİR HİKAYE
Dünyanın, tek bir cümleden oluşan ilk romanı, Sağdıç. Ünlü psikolog, eğitimci yazar Prof. Dr. Üstün Dökmen, Sağdıç’ı, kitaplarını, Yozgat ile ilgili anılarını, izlenimlerini ve gençlere tavsiyelerini Çamlık’a anlattı.
Dünyanın, tek bir cümleden oluşan ilk romanı, Sağdıç. Ünlü psikolog, eğitimci yazar Prof. Dr. Üstün Dökmen, Sağdıç’ı, kitaplarını, Yozgat ile ilgili anılarını, izlenimlerini ve gençlere tavsiyelerini Çamlık’a anlattı.
50’ye yakın psikoloji, masal ve şiir kitabı bulunan usta yazar Üstün Dökmen, Yozgat’ta yaşanan gerçek olaydan esinlenerek kaleme aldığı Sağdıç isimli sıra dışı kitabında Bahadır ve sağdıcının başından geçenleri hikayeleştiriyor. Dökmen’in kendi evinde ağırladığı, misafirperverliği ile bezenen tadına doyum olmaz bir sohbet ışığında anlattıklarından satır başları şöyle;
TÜRKİYE’NİN GERÇEĞİNİ ANLATIYORUM
Ben Erzurumluyum. Son romanım Palandöken. Bu eserimde Palandöken’i ve hayatımı anlatıyorum. Ayrıca Türkiye’nin gerçeğini anlatıyorum. Altı yaşında roman ve tiyatro yazmaya karar verdim. Annem Sabahat Dökmen, edebiyat hocasıydı. Bir gün Fuzuli’nin bir şiirini söyledi: İlimsiz şiir, temelsiz duvara benzer; gayet itibarsız olur. Yani önce bir ilim öğren, onun üzerine sanatı oturt. Ben babamın davranışlarını, annemin sözlerini örnek aldım. Bilim ile ilgilendim. Profesör oldum ardından edebiyat ile ilgilendim. 50 'ye yakın psikoloji kitabı, masal kitapları, şiir kitapları yazdım. Ankara için yazdığım en uzun şiir Ankara Destanı. Son romanım Palandöken. Ben Erzurumluyum, bu eserimde Palandökeni ve hayatımı anlatıyorum. Artı olarak Türkiye'nin gerçeğini anlatıyorum.

CÜMLEMİZ BİR CÜMLEYİZ
Sekizinci romanım Sağdıç. Cümlemiz bir cümleyiz. Roman tek cümle. Sonunda bir tane noktası var. Edebiyatta Oğuz Atay’ın Tutunamayanlar kitabında 74 sayfalık uzun bir cümle vardır. Bu kitap 128 sayfa. Bu romanımın özelliği tek bir cümle bir tane nokta var, aralarda virgül, noktalı virgül var cümleler dönüp dolaşıyor. Oğuz Atay’ın Tutunamayanlar adlı romanında 74 sayfalık bir cümle var. Benim romanım 128 sayfa.
ŞEFAATLİ’DE GEÇİYOR
Yer olarak Yozgat'ın Şefaatli ilçesinde geçiyor. Edebi bir ad olarak Yozgat bu romanda Yozgut olarak geçiyor. Şefaatli Şatafatlı olarak geçiyor. Yozgat Şefaatli’ye geldim, köprüyü gördüm. Romanda söz ettiğim sokakları belirledim. Daha sonra Çamlığa gittim orayı da gördüm. Yozgatlı dostlarım çalışma arkadaşlarım var. Müdürüm Servet Sarsılmaz da Yozgatlıdır.
KİTABIN KONUSU
Bir genç evleniyor birde sağdıç var. Sağdıç ile ilgili tirajı komik olayları anlatıyor. Küçük ve komik maceralardan oluşmuştur. Bu romanda Sağdıcın görevleri neler, neler yapabilir gibi konular yer almaktadır. Romanda sağdıca geleneksel ve hesapta olmayan işler düşmüştür. Okuyucularımıza sürpriz olsun daha fazla detay vermeyelim.
İNSANI OLAYLAR VAR
Romanın başını okuyucuya not olarak sefte olarak başladım. Balkan dillerinde siftah demektir. Balkan Türkleri genellikle siftah kelimesini kullanır. Bu romanda sefte de geçiyor, Lösev'e bir bağış vardır. Bu romanda insani olaylar var, sadece Yozgat değil tüm Türkiye için diyebiliriz. Sağdıç kitabım için bir gün Yozgat'ta kaldım ve bir gün içeresinde romanda geçen yerlerini tespit ettim, köprüyü apartmanı gördüm. Kitabın metaforu tek cümle biz insanlık olarak da zaten tek cümle olmalıyız sözünde sonra tek cümle sözünü şu şekilde örnekledi. İzmir Yunanlılar işgal ettikten 3 gün sonra Mustafa Kemal henüz Karadeniz’deyken İstanbul'da Sultan Ahmet Meydanı’nda büyük bir miting düzenlendi. Sadece Halide Edip Adıvar konuştu. İzmir'in işgali olduğu için halk çok kızgındı bu yüzden, Halide Edip Adıvar bir Fransız sözü olan ‘Devletler hükümetler düşmanımız, milletler dostumuzdur’ sözünü söyledi. Keşke mümkün olsa tüm dünya tek cümle olabilsek, İnsan İnsanın düşmanı olmamalıdır, hayvanlar dahi bizim dostumuzdur. Canlı olan her şey canımız olmalıdır.

BARIŞMAK İNSANIN DOĞASINDA VAR
Kitabımda da yer aldığı üzere iki komşu başta kavgalı ve sonradan ummadık bir şekilde hesapta olmadan barışıyorlar. Çünkü barışmak insanın doğasında var. Komşular zorunlu olarak barışıyor.
OKUSUNLAR
Gençlerimize tavsiyeler verecek olursam. Roman okumak zor değil o yüzden okumalarını tavsiye ederim. Yaşanmışlıkları görmeleri açışından çok etkili olacaktır. Günümüzde Ekspat adında bir kelime ortaya çıktı. Gençlerin kendilerini geliştirdiği, yeni dil öğrenmek, yurt dışına çıkmak gibi birçok alana yönelmesini kapsayan bir kelimemizdir. Gençlerimizin ana dilini çok iyi bilmelerini isterim. Gençlerimiz hep yurt dışına gitmek istiyor. Türkiye'de yeterli değer görmediklerini düşünerek oraya adapte olmaları daha kısa sürede sağlanıyor. Yurt dışına bisikletle ipek yolunu kat eden ilk Türk gencimiz Gürkan Genç’tir. Moğolistan gazeteleri çekik gözlü atalarını atla terk ettiği ana vatanına demirden atıyla dönen Türk olarak tarihe geçti.
MEMLEKETİMİZİ UNUTMAYALIM
Yozgat’a şöyle bir mesaj vermek istiyorum. ‘Bağlı olalım bağımlı olmayalım’. Eşimize dostumuza, ailemize bağlı olalım ama bağımlı olmayalım. Nereye gidersek gidelim, memleketimizi yaşadığımız yeri unutmayalım. Eda DEMİREL
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.