Üretim Odaklı Ekonomik Model
Ülke nüfusunun yüzde 25’ini oluşturan gençler, Türkiye’nin ekonomik durumunu ‘olumsuz’ olarak değerlendirirken, bu olumsuzluktan kurtulmanın yolunun ise, ‘üretim odaklı ekonomik modelden’ geçtiğini düşünüyor.

Ülke nüfusunun yüzde 25’ini oluşturan gençler, Türkiye’nin ekonomik durumunu ‘olumsuz’ olarak değerlendirirken, bu olumsuzluktan kurtulmanın yolunun ise, ‘üretim odaklı ekonomik modelden’ geçtiğini düşünüyor.

Çamlık Ankara olarak bu kez de gençlere mikrofon uzattık. Türkiye’nin ekonomik durumunu olumsuz olarak değerlendiren gençler, sorunların çözümünün kısa vadede mümkün olmadığını düşünüyor. Aldığı eğitimin meslek hayatına hazırlamadığını ve mezun olunca iş bulacağına dair kaygılı olduğunu belirtiyor. Gençlik, ekonomide sorunların çözümü için üretim odaklı bir ekonomik modelin kurulması gerektiğini düşünüyor. “Bir Genç olarak Türkiye’nin yaşadığı bu ekonomik koşullarda, gelecekle ilgili neler düşünüyorsunuz? Geleceğe yönelik umutlarınız, planlarınız var mı? Hayal kurabiliyormusunuz? Sorusuna aldığımız yanıtlar şöyle;

Esra Algın: Üniversite sınavına girdim, sonucunu bekliyorum. Ülkem için iyi şeyler olacağına inanıyorum, umudum o şekilde. Ülkemden umutluyum. Çünkü zeki, başarılı insanlar var. Gelecekten biraz umutluyum. Güzel insanlar var. Daha aydınlık bir gelecek olacak.

Kardelen Uslu: Öğrenciyim. Bir genç olarak umuluyum. Önümüzde uzun seneler var. Neden umutlu olmayayım. Diğer ülkelerde ne gibi sorunlardan döndü, bizde neden dönmeyelim. Döneceğimizi umuyorum hayal kuruyorum. Gelecekten umutlu olmaya çalışıyorum. Ekonomik açıdan kaygılarım çok fazla ama umutlu olmaya çalışıyorum. Pek Hayal kuramıyorum. Kısa vadede hayallerimi gerçekleştirmem zor ama biraz uzun vadede olursa hayal kurabiliyorum.

Seda Kaya: Ben Hayal kuramıyorum. Bu devir de zor. Üniversite sınavına girdim, ne iyi ne kötü geçti. Okurken aynı zamanda çalıştım, hem de sporla uğraştım. Ekonomik koşullar hem beni hem ailemi zorluyor. Hayal kuramıyorum.

Azra Çongüner: Gelecekle ilgili bir şey düşünemiyorum. Eğitim sistemi çok hızlı ve saçma sapan değişiyor. Bir bakıyorsunuz barajı kaldırıyorlar. Bu da bizi çok zorluyor. Bu durum bizi Hayallerimizden vaz geçiriyor. Geleceğinizle ilgili bir şey söyleyemiyorsunuz. Bu sene sınav senem. Belirli bir hedefim yok. Önceden tıp düşünürken, şimdi ekonomik nedenlerden dolayı hayal kuramıyorum.

Sema Nur Keleş: Ben Artvin’den geliyorum. Artvin’de okuma imkânımız yok. Oranımız çok düşük. Öğretmen kadromuz düşük. Geleceğe karşı bir düşünceniz olamıyor, Hedefimiz yok. Okulda öğretmenleriniz olmadığı için anlayamıyoruz, düşünemiyorsunuz. Anlamadığınız için gitmek istemiyorsunuz. Ekonomik koşullarımız zayıf zaten, zorluyor. Eğitim açısından ileriyi düşünemiyoruz. Eskiden olsa hedefimiz oluyordu. Ben Ankara’da Jandarma olmayı düşünüyordum ama bu koşullarda düşünemem, gidemem.

Berkay Derinyer: Biz arkadaşlar Kırıkkale’den geldik. Sadece mazot paramız vardı. Başka bir şey yapamadık. Cebimizde beş kuruş paramız da yok. Öylesine gezeceğiz ve geri döneceğiz. Nasıl döneceğimizi de bilmiyoruz. Askeriye sınavını kazandık ama mülakatı bekliyoruz. Olmazsa ne yapacağız bilmiyoruz. Okuyan açıkta kalıyor. Doğru dürüst meslek de yok. Hayal de kuracak durum yok.

Hacı Duran Daşçı: Ben gelecekte Milli sporcu olmak istiyorum. Judo ile uğraşıyorum. Bu spor için okuldan, işten feragat ederek hayallerime ulaşmaya çalıyorum.

Ahmet Hakkı Güvenç: Güzel Sanatlar okuyorum. Gelecek sene sınav senem. Grafik tasarım okumayı hayal ediyorum. Bir taraftan da Konservatuvar okumayı düşünüyorum. Hayal Kuramıyorum. Çünkü biraz önce telefoncuya gittik. Dört beş sene önceki telefona bile 10 bin TL istedi. Geri döndüm. Babam bile iyi kazanan birisi değil. Ailemden iki kişi çalışıyor, hatta bende çalışıyorum. Bugün izinli günüm. Sabah 8, gece 12 çalışıyorum. 250TL ile kendimi geçindirmeye çalışıyorum.

Miran Gürçay: Ben de arkadaşım gibi Güzel sanatlardayız. Hacettepe şan bölümünde okumak istiyorum. Bunun için eğitimlerde aldım. Bu hedefimle ilerlemek istiyorum. Çünkü en büyük hedeflerimden bir tanesi. Gerçekleşecek Hayaller kuruyorum. Gerçekleşmeyecekleri kurmuyorum, beni neden umutlandırsın. Kendi geleceğimle ilgili umutlarım var ama ülkem için yok. Ben çalıyordum, beni işten çıkardılar. Paramı alıp alamayacağımı da bilemiyorum. Burada para da harcayamıyoruz. Umutlarımız tükendi, yıkıldık. Yapacak bir şeyimizde yok, yapamıyoruz.

Sinem Ulusoy: Gelecekle ilgili hiçbir şey düşünmüyoruz. Adım attığın yerde hemen bitiyor para. Her şey çok pahalı.

Nazlı Kınay: Gelecek sene üniversite sınavına gireceğim. İstediğim yere girmek istiyorum. Gelecekle ilgili umudum var ve hayal kurabiliyorum. Fakat ekonomik koşullar kaygılandırıyor.

Ahmet Tamer Tek: Bilgisayar Mühendisi olmak istiyorum ama Türkiye’de değil. Ülke ekonomisi gitgide kötüye gidiyor. Gidebilirsem yurt dışına gitmek istiyorum. Ülkede çalışma koşulları çok sıkıntılı. Çok sayıda Bilgisayar Mühendisi var, çoğu iş bulamıyor. Yurt dışlına gidersem daha kalifiye çalışacağımı düşünüyorum. Hayalim olursa Koç üniversitesinde Bilgisayar Mühendisliği okumak ve sonra yurt dışınagitmek.

Dilan Şentürk: Gelecekle ilgili kaygılarım, endişelerim var. Şu an Hemşirelik okuyorum İngilizce. İleride sağlık sektörüyle ilgili nasıl bir durum olur, endişem var. Bir taraftan yurt dışına gitmek istiyorum, gitmek zorlaştı. Vize dahi verilmiyor. Oturma izni almam gerekiyor. Türkiye’de çalışsam, sağlık sektöründe çalışanlara yapılan şiddet var, maalesef. Hayırlısı. Her insan gibi benimde hayallerim var ama gerçekleşebilir mi gerçeklemez mi bilemiyorum. Gelecekten umutluyum. Gelecekten hiçbir zaman umudumu kaybeden insan değilim.

Mehmet Soylu: Bu ekonomi böyle giderse bir şey düşünemiyorum. Bu ülkeden birey beklemiyorum. Bu ekonomide alacaklarımızda azalıyor. Bu yaşta ekonomik sorunu çözmemin mümkünatı olmadığı için ülkeden gitmeyi düşünüyorum. Japonya’ya gitmeyi düşünüyorum. Ülkemde imkan olsa burada kalırım sonsuza kadar. Ülkem neticede.

Tevfik Boyacı: Ben müzisyenim. Ülkenin gidişatından rahatsızım. Bir ses kartı olmuş 30, 40 bin TL. Memlekette müzik adına bir gelişme yok. Sanat diye bir şey kalmadı. Ben de Japon dili okuyorum. Kendi geleceğimle de insanların geleceğiyle ilgili kaygım var. Bireysel bir hareket yapamıyoruz, hepsini politikacılar yapıyor. Politikacıları sevmiyorum. Hayal kurarım. Bu ülkede hayal kurmadan başka nasıl yaşayacak insan. Ben buranın insanı değilim, Amerikan kültürünü seviyorum. Burası biraz Ortadoğu ülkesi gibi hissettiriyor. Malum demografik yapısından dolayı.

Metin Sakallı: Geleceğimiz konusunda karamsarız biraz. İnsanların bize bakış açısını biraz karamsar görüyoruz.Gençlik olarak çok zor durumlardan geçiyoruz. Biraz korkuyoruz gelecek açısından.

Seda Nur Baran: Ben hukuk okuyorum. Gelecek Hakkında pek umutlu değilim. Amerika’ya gidip, Yüksek Lisans yapmayı düşünüyorum. Bu ülkeden umutlu değilim. Son seçimlerden sonra ümitlerim su oldu. Kararımı o zaman verdim, bu ülkeden gideceğim. Kazancımızı harcayamıyoruz. Ekonomik koşullar iyi olsa da gitmek istiyorum.

Ahmet Hakan Başdemir: Ben şuan Hukuk Fakültesi okuyorum. Ülkeyle ilgili bir umudum yok. Hayalim yok. Hiçbir hayalimin gerçekleşeceğini pek düşünmüyorum. Küçük bir süreliğine çıkmak isterim yurtdışına. Geçmişte yurtdışı gibi hayalim yoktu ama ekonomik koşullar nedeniyle gitmeyi düşünebilirim. Ben milliyetçi ve vatanımı sen biriyim. Şartlar uygun olsaydı ülkemde kalmayı düşünürdüm. Şu anki gidişat ve siyasi konjonktür iyi değil. Ekonomik olarak da zor bir dönemden geçiyoruz ülkece. Bize de yansımaları oluyor. Mağazalarda, marketlerde alışveriş yaparken alım gücümüzün ne kadar ayaklar altına alındığını görüyoruz. Ekonomik olarak ne kadar zor durumda olduğumuzu ve seviyemizin ne kadar düşük olduğunu görüyoruz. Bu durum bir genç olarak üzüyor. Çok daha iyi yerlerde olmayı hak ediyoruz ve iyi yerlerde olacak potansiyeline sahibiz ama potansiyelimizi açığa çıkaramıyoruz. İnşallah o da yakın zamanda düzelir.

Kaynak:Haber Merkezi
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.