Altın 6437.75 %1.48
BIST 14421.15 %0
Dolar 46.4324 %0.02
Euro 53.5052 %-0.25
Sterlin 61.5539 %0.13

Vatana Hasret Gitti... Ethem Kıskıs'ın (Hıdır) ardından dostları yazdı

Vatana Hasret Gitti... Ethem Kıskıs'ın (Hıdır) ardından dostları yazdı

12 Eylül’ün karanlık döneminde yurt dışında yeni bir hayat sürmek zorunda kalan, sürgün ve çileli hayat yaşayanlardan Ethem Kıskıs (Hıdır) kalp krizi sonucu vefat etti. Hıdır’ın arkasından duygusunu dile getiren DUYKON Avrupa Medya Sorunlusu Doğan Tufan, vatana hasret giden bir ömrün yaşanmış hikayesini dile getirdi.

12 Eylül’ün karanlık döneminde yurt dışında yeni bir hayat sürmek zorunda kalan sürgün ve çileli hayat yaşayanlardan Ethem Kıskıs (Hıdır) kalp krizi sonucu vefat etti. Hıdır’ın arkasından duygusunu dile getiren DUYKON Avrupa Medya Sorunlusu Doğan Tufan, vatana hasret giden bir ömrün yaşanmış hikayesini dile getirdi.

Tufan, Türk Federasyon camiasında hizmetleri bulunan merhum Ethem Kıskıs’ın ardından Dr. Ali Batman, Mustafa Karahan ve Cevat Saraç’ın da kaleme aldığı duygu dolu yazıyı paylaştı.

Doğan Tufan’ın kaleminden namı diğer Hıdır…

Vatana hasret gitti.

Doğan Tufan

Bizim 40 yıl önce Almanya'da vatana hasret dergimiz vardı. İsmi hep bana benim vatana hasretliğimi vurgulardı her ay içime sızı, yüreğine korku düşerdi. Daha sonra şartlar gereği Vatana hasret dergisi kapandı yerine Anayurt dergisi çıkmaya başlamıştı. Genel yayın yönetmeni Mustafa Karahan redaksiyonda Hıdır Bey vardı. Bende kaldığım şehirde dergimizin temsilciliğini yapıyordum. Çok da abonemiz olmuştu. Haber yazar gönderirdim. rahmetli Hıdır beni arar teşekkür ve motive ederdi. Yüzü hep gülerdi. Neşe doluydu. Seneler önce son gördüğüm Frankfurt Citipazar Burak videoda olmuştu. Sessizce vatana hasret olarak Frankfurt'ta hakka yürüdüğünü duyunca çok üzüldüm. Sevdiklerimiz bir bir gidiyor Allah rahmet eylesin. Hıdır kardeşim biz seni iyi bilirdik senden razıydık, Rabbim de senden razı olsun. Haklarımız helal olsun.

Dr. Ali Batman, Mustafa Karahan ve Cevat Saraç ülküdaşlarımın kaleminden Ethem (Hıdır)

Ethem;

Yetimdi...

Babasını hiç tanımadı!

41 yıl önce kader onu vatansız bıraktı!

Sürgünde, kağıttan kimliği olmadan ama kişilikli bir hayat yaşadı!

Aynı evi paylaştık.

1 oda bir salon. Ramiz Ağabey geldikten sonra bir odayı ona ve eşine verip diğer odayı yatak odamız yaptık. Üçlü bir açılır kapanır kanepemizde aynı yastığa baş koyduk.

Vatan, anam diye sayıkladı gecelerce!

Benim için kardeşten öteydi!.

Sabır ve tevekkül sahibiydi. Dilinde hep şükür vardı. Bir gün bile şikayetini duymadım.

Hem okurduk, hem yazardık.

Teşkilât adına çıkardığımız Vatana Hasret ve Anayurt dergilerinin ben genel yayın yönetmeniydim ama birlikte hazırlardık.

Her okuduğumuz kitabı saatlerce tartışırdık. Muhakeme gücü sağlam, inançlı, enerjik, yılmaz, yorulmaz, usanmaz, gönlü geniş, merhametli, adaletli, vicdanlı, disiplinli bir ülküdaşımızdı.

Musalla taşında imamın nasıl bilirdiniz sorusuna şek ve şüphesiz bir inançla "iyi" biliriz, imanına şahadet ederiz diyeceğimiz bir kardeşimizdi.

Şartlar aramıza fiziki mesafe koydu ama gönlümüz hep birdi.

Allah rahmet eylesin kardeşim!

Mekânın cennet olsun!..

Mustafa Karahan

Muhterem Ülküdaşım,

Kardeşim gibi sevdiğim arkadaşım Ethem Kıskıs (aramızdaki adıyla Hıdır bey) bugün geçirdiği kalp krizi sonucu Almanya'nın Frankfurt şehrine yakın Dietzenbach kasabasında vefat etmiştir.

Kastamonu doğumlu, Ankara Hacettepe Üniversitesi'nde öğrenciyken, 12 Eylül öncesi âdeta iç savaş ortamında olan Türkiye'de, ismi bir olaya karıştığı iddiasından dolayı 1979’da yurtdışına çıkmak zorunda kalmıştı. Ben de tam o sıralarda Ülkücü Davanın yurtdışı teşkilatlanmalarına yardımcı olmak üzere Almanya'ya gönderilmiştim. Ethem kardeşimle o yıl yaza rast gelen Ramazan ayında, kısa bir süre aynı evde kaldık ve birlikte iftarlar yapmıştık. Daha sonra şartlar gereği biraz Almanya'da biraz Fransa'da kalmış ve sonra da tekrar Almanya'ya gelmişti. Teşkilat olarak çıkardığımız tüm yayınlarımızda isimsiz yazılar yazardı. Dergilerimizin teknik ve içerik kontrolünü ülküdaşımız Mustafa Karahan beyle birlikte yaparlardı. Çok güzel bir kritikçi, eleştirmendi. Ben de bu yönünü fark ettiğim için isimli isimsiz tüm yazılarımı, kitlelere yapacağım konuşma metinlerimi önce O'na verir incelemesini rica ederdim. O, Türkçe ve içerik yönünden düzeltmeler yapar benim de onayımı aldıktan sonra yayınlardı. Ben de kalitesine güvendiğim için en ağır eleştirilerini bile anlayışla, sabır ve soğukkanlılıkla karşılardım.

O, hem fikri bakımdan sağlam kafa yapısına sahip, şuurlu ve hem de çalışmalarımızda esirgemediği enerjisiyle, ülkücü hareketin 12 Eylül sonrası dönemde Avrupa'daki merkez yöneticileri olarak çalışmalarımıza -biz ve Allah'tan başka kimsenin bilmediği- çok değerli katkılarda bulunmuştur. O, 10-15 kişilik çekirdek ekibimizin bir üyesiydi. Varlığı ve çalışmalarıyla 12 Eylül 'e karşı mücadelemizde çok önemli bir moral kaynağımızdı. Direncimizi artıran bir destekçimizdi.

1992 yılında Musa Serdar Çelebi, İhsan Öner, Cevat Saraç, Mustafa Karahan, Nazım Alemdar ve Ali Batman olarak eşlerimizle birlikte O'nun ailesi olduk ve eşi, tıp dr'u Hatice hanımla evlenmelerine katkıda bulunduk.

1995' den beri de Frankfurt'ta aynı caddede seyahat acentası çalıştırarak iş komşusu olduk. Sık sık görüşüp birlikte kahve içtik ve her konuda çok güzel sohbetler yaptık. Sohbetlerimizin kalitesi ve seviyesi O'nun katkılarıyla çok daha yükseliyordu. İkimiz de iyi okuyan ve fikir geliştiren kişiler olduğumuz için gerçekten çok değerli görüşler ortaya çıkıyordu. En son 10.11 2020 Salı günü sohbet ettik, 13.11 Cuma günü de işyerinin önünden geçerken el sallayarak selam vermiştim.

Şuan çok duyguluyum. 41 yıl film şeridi gibi gözümün önünden geçti. Tüm hatıralar hafızamda canlandı. Her ülküdaşım, hele hele Vatan Hasreti çekerek yaşamak zorunda kalan tüm ülküdaşlarımın benim yanımda ayrı ve özel bir değeri vardır. Ama Ethem kardeşim benim günü birlik fikirlerimi paylaştığım, iş hayatımdaki sıkıntılarından sağlığımıza kadar özelimizi paylaştığımız; bilim, din, siyaset gibi her konuda devamlı günübirlik fikir alışverişi yaptığımız bir sohbet arkadaşımdı. O olmayınca kesinlikle hayatımda bir boşluk hissedeceğim.

Ethem kardeşim 41 yıl, bazıları 15-20 yıl şu gurbet ellerde acı, üzüntü ve çileye gark olmuş bir şekilde yaşamak zorunda kalan tüm ülküdaşlarımın çektiklerini en iyi anlayacak arkadaşlarından birisi de benim. Çünkü aynı hayatı 13 yıl da ben yaşadım. Vatan hasretini hepimiz iyi biliriz. Ülkücü Dâvâ yolunda neler yaşandı, nelere katlanıldı bilen bilir. Ama insanoğlunun unutkanlık ve vefasızlığı herkeste az çok hissedilir. Ben bu yüzden böyle durumlarda “İyi ki Allah var. Çünkü o her şeyi kaydettiriyor. İnsanlar unutsa bile Allah'ın bilmesi zaten yeter” derim.

Ethemcigim, canım kardeşim; Allah sana gâni gâni rahmet eylesin. Biz senin 41 yılını biliyoruz. Allah, senin acılarını, üzüntülerini, çektiğin vatan hasretinin bedelini sana sevap saysın. Mekanın Cennet Olsun. Biz senden razıyız, Allah da senden razı olsun inşaallah.

Ali Batman.

Ethem Kıskıs!

40 yıl ‘hasret’ nedir, bilir misiniz?

Ana hasreti, Kardeş hasreti, illaki

Vatan hasreti!

80 Darbesi’nden bu günlere, çileli

sürgün yılları, sabır, tefekkür ve mücadele ile geçti!

“Ol” deyince olduran Kudret, bugün

Ethem’e “Gel” dedi...

Biz senden razı idik, sen de inşallah bizden razı mışsındır.

Biz haklarımızı helal ettik, Ethemciğim, sende inşallah haklarını bizlere helal etmişsindir veya edersin...

Allah’ın rahmeti seninle ve bütün ülkücü şehitlerimizle olsun, Yiğit Ülküdaşım!..

Mekânın cennet olsun...

Cevat Saraç

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.