Ve Erdemir anlattı!-3
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Yozgat Belediye Başkan adayı Mehmet Edemir, gazetemizin sorularını yanıtladı. Hakkında merak edilenleri, bilinmeyenleri ve özellikle siyasetten uzak kaldığı yılları anlatan Erdemir, MHP’den belediye başkan adayı olmaya iten nedenleri Yozgat Çamlık Gazetesi’ne çok özel röportajımızda anlattı.
“ATLET YA DA FUTBOLCU SEÇMİYORUZ”
-Kazanmaya bu derece yoğunlaşmış olmanız takdire şayan. Ancak, -lütfen kusura bakmayın- yaşınız önemli bir handikap olarak ileri sürülüyor. Bir kesim gençliğin itici gücüne, avantajına gönderme yapıyor.
-Kusura bakmak ne kelime. Bana açıklama imkanı sunduğunuz için bilakis memnun oluyorum. Değerli kardeşim, 100 metre engelli koşucu ya da Yozgatspor’a futbolcu seçmek üzere sandığa gitmeyecek millet. Eski tabirle “şehr-ül emin” seçecek. Bu seçimde, tecrübe, deneyim, bilgi, birikim, dirayet ve liderlik çok daha önem arzedecek. Bütün dünyalık işlerden; maldan, mülkten, saltanattan sıyrılmayı, bütün enaniyetlerden, benliklerden uzaklaşmayı, gelecek endişesini bir kenara atarak yalnızca Allah rızasını gözetmeyi, herkesi sevip saymayı, herkesin kalbini kazanmayı, herkesin hayır duasını almayı gerektiren bir yaş dilimindeyim. Allah size de nasip etsin, hiçbir dünyalık beklenti, ahiret beklentisinin önüne geçemez bu yaşta. Bütün konsantrasyonum, “Baki kalan kubbede hoş bir seda” bırakmak üzerine kurguludur.
Yanlış anlaşılmasın.. Herhangi bir sağlık sıkıntım yok elhamdülillah. Hepinizle hemen her konuda yarışabilirim yani.
Öte yandan, “gençlik” beklentisine de duyarsız kalmam elbette. Bütün ekibim gençlerden kurulu. Söz, belediye meclisimi gençlerden oluşturacağım. Mesai arkadaşlarımı çoğunlukla gençler arasından belirleyeceğim. Bu şekilde, gençlikle tecrübeyi harmanlamış olacağım.
- Bilinir, tanınır olmak büyük avantaj. Lakin, deniliyor ki, “ne eski Yozgat kaldı, ne de eski Yozgatlı. Erdemir’i sevenler çoktan öldü. Yeni nesil kendisini tanımaz!” Katılır mısınız?
-Katılmam. Sevenlerimin bir kısmı rahmet-i rahmana kavuşmuş olabilir. Sayıya takılmıyorum. Tamamı da ebedî dünyaya göçmüş olabilir. Bu bana sıkıntı doğurmaz. Sevdiklerim dünya dünya değiştirdiyse, kökleri kurumadı ya. Kalanlarıyla irtibat kurarım. Mutlaka benden bir hatıra nakletmişlerdir. Ve inanıyorum ki bu hatıralar vefa içerir. Çünkü ben vefalı bir adamım. Saklamanın yeri değil, gönül dostuyumdur. Seçime endeksli değil, hayatım boyunca kimseyi yalnız, kimseyi çaresiz bırakmadım. Düğünlerde derneklerde de hazır bulundum, mevlitlerde cenazelerde de. Hastalıklarda da, afiyetlerde de aileden bir fert yakınlığında durdum hep. Bu özelliklerimi bugüne kadar muhafaza ettim. Ölünceye kadar da muhafaza edeceğim.
“HEMŞEHRİLERİMLE RAHAT KONTAKT KURARIM”
Evet.. Hemşehrilerimle kontakt kurmakta sorun yaşamam ben. Eskiden, “abla”, “teyze”, “hala”, “abi”, “dayı”, “amca”, diye hitap ediyordum, bugün, “bacı”, “kardeş”, “yeğen”, “evlat” diye değiştiririm olur biter. Eski Yozgat’ı isim isim bilirim. “Kimin oğlusun, kimin kızısın” diye sorduğumda mutlaka yakınlık kurar, mutlaka tanış çıkarım.
Yozgatlı beni sever. Kimseyi ayırt etmedim çünkü. Bana oy vermiş vermemiş, benim gibi düşünmüş düşünmemiş hiç umursamadım. Haktan, hukuktan, adaletten hiç ayrılmadım. Yanlış yapmadım mı, yaptım ama özür dilemekten, gönül almaktan asla geri durmadım.
Geçen yıllar saçımıza sakalımıza ak düşürdü, ömrümüzden götürdü ama, insan yanımızı zenginleştirdi. Sevgimizi saygımızı artırdı. İyi bir insan olabilme çabası dışında hayatın boş olduğu gerçeğini öğretti.
Mahalle mahalle, sokak sokak, ev ev gezecek, tüm hemşehrilerimle temas kuracağım. Oylarına talip olacağım. Koca Yunus’un diliyle, “Dostun evi gönüllerdir, gönüller yapmağa geldim / Gerçek erin kapısında ömrüm harcamaya geldim” diyeceğim.
Sayın Vekilimiz Ethem Sedef Bey’in katkılarıyla, Teşkilatlarımızın çok değerli yöneticilerinin katkılarıyla, velhasıl Üç Hilal’e gönül vermiş Ülküdaşlarımın katkılarıyla mutlaka ama mutlaka başaracağım.
“BU KENT’E AZ
EMEK VERMEDİM”
- “Eski” eleştirisi bunlarla sınırlı değil. “Taş Mehmet” lakabınıza atfen, “taşla döşenecek cadde ve sokak kaldı” diye yarı alaycı bir cümle kuranlara cevabınız olacak mı?
- Bugünden 20-30 yıl öncesine gönderme yaparak değerlendirmede bulunmak, hem hakkaniyetli bir yaklaşım olmaz, hem de doğru sonuç vermez. Şartlar, imkânlar, sorunlar, beklentiler, öncelikler mukayese kabul etmez. O gün yapılması gerekenleri yaptım ki, Yozgat halkı bana üç dönem yetki verdi. Yozgat halkının yüksek oranda takdirlerini kazandım ki, Ak Parti’den milletvekili listesinin birinci sırasına layık görüldüm.
Taktir edersiniz ki, her faniye nasip olmayacak bu başarı sadece insanî dokunuşlarla gelmez. Mutlaka hizmet odaklı bir çalışma gerçekleştirmek gerekir ki, ben, uzun yıllar boyu ekibimle birlikte bu zorlu görevin üstesinden gelmesini bildim. Pek çok “ilk”e imza attım.
Bu şehrin altyapısını kuran adam benim. Şehrin içmesuyu şebekesini günümüze taşıyan benim. Hükümete Et ve Süt Entegre Fabrikası kurdurarak yüzlerce insana istihdam imkanı sağlayan ilk belediye başkanı benim. Yaşlılarına sahip çıkarak huzurevi yaptıran, Ofisüstü’nü, Bilal Şahin ve Bahçeşehir Mahallesi’ni yerleşime açan benim. Bahçeşehir Mahallesi, bütün binalarıyla birlikte, caddesi, sokağı dahil baştan aşağı herşeyiyle benim eserimdir. İtfaiye Müdürlüğü diye bir birim varsa, belediye makine parkından söz ediliyorsa bugün, çabam, gayretim, emeğim gözardı edilemez.” Sürecek.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.