Yozgat Demokrat Dernekler Federasyonu Kadın Komisyonu tarafından 8 Mart Dünya Kadınlar Günü için “Hukuk ve Şiddet” konulu söyleşi gerçekleştirildi
Yozgat Demokrat Dernekler Federasyonu Kadın Komisyonu tarafından 8 Mart Dünya Kadınlar Günü için “Hukuk ve Şiddet” konulu söyleşi gerçekleştirildi.
Yozgat Demokrat Dernekler Federasyonu Kadın Komisyonu tarafından 8 Mart Dünya Kadınlar Günü için “Hukuk ve Şiddet” konulu söyleşi gerçekleştirildi.
Söyleşinin konuğu Ankara Barosu Gelincik Merkezi Rehber Avukatı ve Türk Kadın Hareketi Yönetim Kurulu Üyesi Avukat Feyza Çerçioğlu oldu. Çerçioğlu, söyleşide kadınlara şiddet karşısında hukuki olarak neler yapabileceklerini ve Gelincik Merkezi hakkında bilgiler verdi.

8 MART’I ANLATTI
Yozgat Demokrat Dernekler Federasyonu Kadın Komisyon Başkanı Yurdagül Sevil söyleşide 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nün tarihçesi hakkında bilgi verdi. Sevil:” 8 Mart Dünya Kadınlar Günü veya 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kadınların sosyal, siyasal, ekonomik olarak gelişimi alanında farkındalık yaratmak amacıyla Birleşmiş Milletler tarafından 1977 yılında belirlenmiş olan, hukuk ve demokrasi adına belirlenmiş en önemli günlerden biridir. 8 Mart Dünya Kadınlar gününün hikayesi 1850 tarihinde ABD’nin New York kentinde bir tekstil fabrikasında çıkan trajik bir yangına dayanmaktadır. 1900‘lerin başında sosyalist organizasyonların toplantılarda kadınlar için bir gün belirlenmesinin temeli atılmıştır. Türkiye’de ise 1975’ten itibaren kutlanmaya başlanmış, ancak 1984 yılından itibaren de Dünya Kadınlar Günü daha aktif olarak, günün anlam ve önemine göre kutlanmaya başlanmıştır. Bu konuşma vesilesi ile de hepinizin Dünya Kadınlar Gününüzü kutluyorum” açıklamalarında bulundu.

GELİNCİK PROJESİ HAKKINDA BİLGİ VERDİ
Çerçioğlu, konuşmasında Gelincik Projesini tanıttı. Çerçioğlu, 2013 yılında gelincik projesine dahil olduğunu belirterek, “2002’den beri avukatlık yapıyorum. 2013 yılında Gelincik Projesine dahil oldum. 2 Nisan 2011 yılında o zamanın Ankara Barosu Başkanı Metin Feyzioğlu’nun toplumun kadından özür dileme projesi olarak lanse ettiği ve o dönem itibariyle Kadın Hakları Merkezinde mevcut bulunan avukatlarla yola çıktığı bir projeydi bu. Neden 2 Nisan 2011? Şöyle tarih olarak. O dönem kadına yönelik şiddetin çok büyük artış yaptığı ve hukuki müdahalelerde sıkıntı yaşandığı bir dönem olması sebebiyle böyle özel bir proje yürütmeye karar vermişler. Normalde bizler Gelincik projesi de dahil olmak üzere Adli Yardım Merkezi’nin alt koluyuz. Aslında bizim tüm Türkiye’de olan, tüm barolarda olan Adli Yardım Merkezleri Ankara’da da mevcut. Bizde Ankara Barosunun Adli Yardım Merkezi’nin bir alt kurulu olarak görev yapıyoruz. Sadece bizim alanımız şiddet. Yani kadına, çocuğa en son yapılan anlaşmalarla LGBT’li bireylere de, yaşlılara da, sadece bu özelliklerinden dolayı şiddet uğramalarında hukuki destek vermek amacıyla yola çıkmışlar. O dönemde gönüllü arkadaşlarımız özel bir eğitimden geçirilmiş. Özellikle toplumsal cinsiyet, mağdurla iletişim teknikleri, ilk müdahalede neler yapılması gerektiği ile ilgili eğitim almışlar ve sahada çalışmaya başlamışlar” ifadelerini kullandı. Söyleşinin devamında Çerçioğlu kadınlardan gelen soruları cevapladı.



Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.