Altın 6431.37 %1.39
BIST 14421.15 %0
Dolar 46.4404 %0.02
Euro 53.5097 %-0.26
Sterlin 61.54 %0.11

Yozgat Kahveciler ve Lokantacılar Odası Başkanı Eyüp Coşgun: Yozgat Valiliği evimiz gibi oldu

Yozgat Kahveciler ve Lokantacılar Odası Başkanı Eyüp Coşgun: Yozgat Valiliği evimiz gibi oldu

Yozgat Kahveciler ve Lokantacılar Odası Başkanı Eyüp Coşgun, Yozgat’ta pandemi döneminden en fazla etkilenen sektörlerin başında kahveciler ve lokantacıların geldiğini söyledi.

Yozgat Kahveciler ve Lokantacılar Odası Başkanı Eyüp Coşgun, Yozgat’ta pandemi döneminden en fazla etkilenen sektörlerin başında kahveciler ve lokantacıların geldiğini söyledi. Pandemi döneminin ilk yarısını sıkıntılı geçirdiklerini dile getiren Coşgun, “Bu soğuk günlerde devletin sıcak yüzünü gördük. Sayın Valimiz bize çok büyük desteklerde bulundu” dedi.

EN ÇOK ETKİLENEN SEKTÖR

Yozgat Kahveciler ve Lokantacılar Odası’nın Yozgat merkezde toplamda 370 üyesi olduğunu dile getiren Coşgun, “Pandemi sürecini en zor geçiren esnaflardanız” dedi. Coşgun, 13 Mart 2020 tarihinden itibaren kısıtlamaların yaşandığını anımsattı. Bu zor süreci en zor geçiren grup olarak kahvehane kantin gibi mekanların yaklaşık 10 aydır kapalı olduğuna değinen Coşgun, “Bizim meslek grubumuz bizler günü birlik yaşamıyoruz. Bu gün işimiz olmazsa açız. Düşünün böyle bir grubun 10 aydır işi yok. Yozgat’ta bunu nasıl üstesinden geliriz diye Mart ayında çalışmalar yaptık. Allah razı olsun o dönem Belediye Başkanımız Celal Köse yanımızda oldu. Önümüzde Ramazan vardı. Ramazan ayını rahat atlatmamızı sağladı. O dönemde İnfak Derneği yardımda bulundu. Esnafımız o dönemi atlattı. Yaz döneminde bazı kısıtlamalar kalktı ama yaklaşık 2 aydır yine kapalıyız. İkinci döneminde bizim için daha güzel geçti diyoruz. Soğuk günde devletin sıcak yüzü ile karşılaştık. Sayın Valimiz Ziya Polat yanımızda oldu. Allah razı olsun. En ufak bir şeyde dahi hemen bizim yardımımıza koştu. Şu anda Valilik binasını bizim bir evimiz olarak görüyoruz. Bize o kadar sıcak davrandı ki. 3 aydır da esnafımıza nakdi yardımlarda bulunuldu. Elinden ne geliyorsa yapıyor. Valimizden de bir kez daha Allah razı olsun diyorum” şeklinde konuştu.

İNCİTMEDEN KIRMADAN YARDIM

Yapılan yardımların kimseyi incitmeden kırmadan yapıldığını anlatan Coşgun, “Bu güne kadar bunları hiç görmemiştik. Biz esnaf sanatkâr olarak bu güne kadar hiç istemedik hep veren taraftık. Sayın Valimizin destekleri bizi çok mutlu etti. Biz esnaf olarak belki hastalanmadık ama bu dönemde bütün darbeyi yiyen taraf biz olduk. Hastalıktan çok fazla etkilendik. Sayın Valimiz hiç kimseyi incitmeden, hiç kimseyi kırmadan o kadar güzel bir şekilde bu işleri organize etmemizi sağladı ki. Bana karşı Sayın Valimizin şöyle bir tavrı olmuştu ‘Ben Yozgat’ta hiçbir esnafın doğalgazının yanmadığını, elektriğinin yanmadığını, suyunun akmadığını, ocağında aş pişmediğini duymak bilmek görmek istemiyorum. Bu konuda yetkilisiniz, kim sıkıntıdaysa bildirin. Hepsine ulaşır, dertlerine derman oluruz” dedi. Biz bu söylemlerle devletimizi yanımızda hissettik” ifadelerine yer verdi.

KIŞIN TİCARETİ ÖĞRENCİYMİŞ

Coşgun, Yozgat esnafının büyük firmalar gibi bol kazancı olmadığını söyledi. Yozgat’ta esnafın 4 ay kazanıp 3 ay harcadığını, geri kalan zamanın ise sıkıntı ile geçtiğini kaydeden Coşgun, “Büyük firmalar gibi bol kazançlar yok. Yozgat’ta bu dönemde şunu anladık. Yozgat gerçekten bir öğrenci şehriymiş. Öğrenci olmayınca Yozgat boşmuş. Kış aylarının ticareti öğrenciymiş. Biz bunu çok iyi anlamış olduk” dedi.

YOZGAT’TA BİRÇOK ESNAF İCRALIK

Başkan Coşgun, Yozgat’ta şuan bir çok esnafın icralık olduğunu belirterek, “11 aydır kapalı olan bir iş yeri. 19 yıllık da kiracısı. Biraz insaflı olmak gerekiyor. Esnaf birikimi bitene kadar kirasını da ödüyor. Ama tükendi artık. Esnafımız büyük sıkıntılı ama yine de şükrediyor. Gelen Allah’tandır diyoruz buna şükrediyoruz. Bulduğumuza şükrediyoruz ama içimiz yanıyor. Dükkan sahiplerinin de ihtiyaçları var ama onlardan da sabır bekliyoruz. Ev sahiplerinden dükkan sahiplerinden de sabır bekliyoruz” ifadelerine yer verdi.

Şaban Büyüksoy: Yaklaşık 35 yıldır esnafım, ben hayatımda böyle bir şey görmedim. Pandemi dolayısıyla evimize 5 kuruş götüremedik. bilmiyorum sonumuz ne olacak. Devletin verdiği 25 bin liradan yararlandık, onu da borçlarımıza dağıttık. Şu anda mağduruz.

Şu anda da devlet bize 1500 lira para veriyor, 1000 lirasını aldık 500 lirasını da ne zaman alırız Allah bilir. Ben şu anda 11 aydır kapalıyım.

Ben yarın mahkemeye gidiyorum. 35 senedir ben bu kahvede oturuyorum bir günden bir güne mal sahibinden icralık değildim ama şimdi pandemi dolayısıyla ben icralığım. Benim söyleyeceklerim bu kadar. Ben yarın mahkemeye gideceğim, hakimin karşısına çıkacağım; hakime ne diyebileceğim, hakim benim söylediğim laflara inanacak mı? Ben emekliyim 1600 lira maaş alıyorum, 750 lira ev kirası veriyorum kalan 800-1000 lirayla geçinebilirsen geçiniyorsun, geçinemezsen dilenciyi geçtik. Yani nasıl normal bir vatandaş nasıl kapıda dileniyor, biz onu da geçtik nerede bir yardım duysak koşarak gidiyoruz. Yani bu şekilde nasıl olacak ben bilmiyorum.

Valilikten, belediyemizden yardımlar ulaştı, Allah onlardan razı olsun. O yardımlar bize yeterli gelmiyor ama. Nohut, mercimek geliyor Allah razı olsun yine de en azından o masraftan kurtuldular. Valimize minnettarız Allah ondan razı olsun. 3 aydır bize 3-5 kuruş, miktarı söylemiyorum, bize yardım etti en azından kazanlarımız kaynamaya başladı. Şu anda da Valimiz sağ olsun esnafların yanında, her türlü yardımı da yapıyor.

Büyüklerimizden benim istediğim esnaf olarak, küçük esnafı daha fazla ezmesinler, büyük esnaf da daha fazla zengin olmasın. Şu anda küçük esnaf eziliyor, büyük esnaflar daha da zengin oluyorlar. Kıraathane Nuh peygamber zamanından beri var, insanlar geliyorlar burada stres atıyorlardı. Buraya gelen insanların derdi çay içmek değil, okey oynamak değil; arkadaşlarıyla bir araya geliyor, şakalaşıyor, stres atıyordu. Benim dükkanımda şu anda 13 masa var, bana desinler ki “6 masa çalıştır” çalıştırırım. Bana da hiçbir şekilde yardım yapmasın yeter ki benim iş yerimi açsın, ben helal para kazanıyım.

Erdal Şimşek: 11 aylık dönemde bayağı sıkıntı çektik hâlâ da çekmeye devam ediyoruz. Sağ olsun önce valimiz sonra oda başkanımız Eyüp Bey ellerinden gelen yardımları yaptılar fakat, nereye kadar bu yardımlarla dönecek? Mesela benim evim kira, işyerim kira, 25 bin lira kredi aldık onu ödeyemedik 25 bin lira borçlandık. Dükkanlarımızı açtıktan sonra bunların ödemesi var, nasıl ödeyeceğiz bilmiyoruz; insanlarla yüzgöz oluyoruz.

Şu anda 4 kişilik bir ailenin açlık sınırı 3 bin lira; devletin bize verdiği 500 lira, 1000 lira şu devirde ne işe yarar? Geçenlerde 1500 lira aldık benim 2 aylık ev kiram, 4 aylık dükkan kiram duruyor şu durumda ben evimi mi geçindireyim, borçlarımı mı ödeyeyim? Ben 2 aydır elektrik doğalgaz faturalarımı yatıramıyorum bilmiyorum ne olacak. Belediyemiz, valilik, başkanımız Eyüp Bey sağ olsun ellerinden geldiğince yardım ediyorlar ama nereye kadar? Ben 43 yaşındayım kıraathane esnafı için konuşayım neredeyse dilenciye döndük. İnsanlar şu anda asgari ücretten bahsediyor 3 bin lira, bin 500 lira az diye ama biz onu da alamıyoruz. Kapatıp gideceğiz desek iş yok, iş bulamıyoruz. Devlet büyükleri ellerinden geldiğince yardım ettiklerini zannediyorlar ama bunu yaşayana soracaksınız. Şimdi bir devlet büyüğümüz çıkıyor işte sabredin sıkıntılarımız var falan diyor ama onların hesabına yatan maaş bir de benim hesabıma yatsın bende diyeyim sabredin diye

Abdullah Koç: Bu süreçte hiçbir şey yapmadık, Allah razı olsun valimizden yardımcı oldular hâlâ daha yardımcı olmaya devam ediyorlar teşekkür ediyorum valimize. Oda başkanımız Eyüp Bey’e de çok teşekkür ediyorum yalnız bırakmadılar hiç bizi.

İşlerimizin hiç tadı tuzu yok 1 senedir kapalıyız zaten pandemiden dolayı. Şu anda 3 - 5 tane esnafımız var onlar da olmasa evimize ekmek götürecek durumumuz yok. Evlerimizin taksitlerini ödeyemedik, dükkanlarımızın kiralarını ödeyemedik. Allah razı olsun valimizden de erzak yardımları vs. yapıyor, dernek başkanımız da yine aynı şekilde. 1 senedir çok perişan durumdayız, yiyecek ekmeğe muhtaç olduk gerçekten de. Biz zaten kıraathaneler olarak kapalıydık 1 senedir, şimdi de birkaç tane esnafımız var onlara çay satıyoruz. Onlar da olmasa mendil açıp Büyük Camii’nin önünde dileneceğiz o noktaya geldik.

Yakup Başol: Pandemi biraz ağır geçti, zor bir süreç geçirdik. 3 ay dükkanlarımız kapalı kaldı. Müşterilerimizi içeri alamadık şu anda da sadece esnafa çalışıyoruz. Sıkıntılı bir süreç, inşallah bu günler geçer.

Devlet desteklerinden yararlanabildik sayın valimize çok teşekkür ediyorum, belediye başkanımız sayın Celal Köse Bey’e çok teşekkür ediyorum, Eyüp Coşgun Bey’e çok teşekkür ediyorum. Bizleri unutmayan sivil toplum örgütlerine çok teşekkür ediyorum, Allah hepsinden razı olsun. Onlar artık bizim kalbimizde. Desteklerin hepsi elimize ulaştı, bizzat arayıp da teşekkür ettik telefonla olsun, mesajla olsun. Bir an önce bu covid biter herkes işine ticaretine bakar inşallah. Bu da bize bir ders oldu, düğünlerimize gidemedik, cenazelerimize gidemedik, komşularımızı unuttuk, anne babalarımızı ziyaret edemez olduk. Allah’tan gelen bir hastalık yapacak bir şeyimiz yok.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.