Yozgat’ın Kababel köyünden Erdoğan Bektaş, 5 yıldır bakır çubukları kullanarak su buluyor
Yozgat’ın Kababel köyünde ikamet eden Erdoğan Bektaş, Yozgat ve çevre illerden gelen talep üzerine arama yaptığı bölgelerde su bulduğunu belirterek, Ankara'da beş kuyum var, beşi de hatasız, firesiz bir şekilde gösterdiği yerlerden su aldıklarını söyledi.
Yozgat’ın Kababel köyünde ikamet eden Erdoğan Bektaş, Yozgat ve çevre illerden gelen talep üzerine arama yaptığı bölgelerde su bulduğunu belirterek, Ankara'da beş kuyum var, beşi de hatasız, firesiz bir şekilde gösterdiği yerlerden su aldıklarını söyledi.
Bektaş, “Hem içme hem de sulama amaçlı su kaynakları yetersiz olan Türkiye’nin önemli tarım bölgelerinden Yozgat’ta ve çevre illerinde bakır çubuklar kullanarak yeraltı su kaynaklarını tespit edip, köylerin içme ve sulama suyu ihtiyaçlarının açılan kuyulardan karşılanmasını sağlıyorum. Ankara'da beş kuyum var, beşi de hatasız, firesiz, dediğimiz yerlerden su aldık” dedi.

Yozgat’ın Kababel Köyünde ikamet ettiğini belirten Bektaş, “5 yıldır bakır çubuklar kullanarak, sulama suyu sıkıntısı çeken ve çareyi yeraltı sularında arayan çiftçilerin imdadına yetişiyor. Çubukla yeraltı suyu bulma yönteminin M.Ö. 1300 yıllarına kadar uzandığı kaydedildi. Köy içme suyu kaynaklarını tespit etmenin yanında sulama suyu bulmak için arayış içine giren çiftçilerin de taleplerini karşılamaya çalışıyorum”
5 YILDIR SU BULMA İŞİ İLE UĞRAŞIYORUM
Yaklaşık 5 yıldır bakır çubuklarla su kaynağı aradığını belirten Erdoğan Bektaş, su arama işine bir arkadaşının önerisiyle başladığını belirterek, “Köyüme su lazım olmuştu, mühendise ölçtürmek istedik fakat paramız sıkıntılıydı. İnceçayır’dan Osman Karaca arkadaşımız; ‘ben bakırla bakıyorum, mühendise gerek yok’ dedi. Osman Bey, ‘şurada var, şurada, şurada var’ her adım attığı yerde ‘var’ dedi. Bu biraz benim kafamı kurcaladı. Ver çubuğu bir de ben bakayım, ben de çalışıyor mu? Bende çalıştığını gördü ve ‘sendeki enerji ideal, üzerinde çalış, başarılı olursun’ dedi. Beş yıldır bu suyla uğraşıyorum, bayağı bir mesafe aldım. Burada da ölçtük, şu anda sonda girmedi ama sonda girince göreceksiniz burada ana su 18 ton saatte, 63’lük ama etrafında ekstra sular var. Geçirgen bir tabakaysa 75’lik hatta 80’lik su alacağımıza inanıyorum. Geçirgen değilse saatte 18 ton suyu garanti. Sondayı vurunca da göreceğiz. 60'a yakın kuyumuz oldu, acemilik dönemlerinde beş ya da altı tane kuyuda fire verdim. Onun üzerinde çalıştım, neden fire verdim diye. Bakır yeraltındaki boşluğu da su gibi görüyor, onu fark ettim. Boşluğu atlamanın yöntemini de buldum.”

“BURADA ŞU KADAR SU VAR DİYEBİLİYORUM”
Yozgat dışından da su kaynağının yerini tespit için taleplerin geldiğini bildiren Bektaş, “Bakırın ucuna şişe, şişenin içi su dolu. Hiç boşluk olmayacak şekilde suyu dolduruyorum boşluğu atlıyor, görmüyor, su varsa suyu görüyor, yöntem bu. Bunu da iki senelik bir çalışmamla düzelttim. Şu anda sıfır hatayla gidiyor. Yeraltı sularında ölçü aldım, çubuğun kapanması bir musluktan al ki yani 200’lük 300’lük suya kadar işaret koyduğum. Yer altında gördüğüm zaman burada şu kadar su var diyebiliyorum. En son Ankara'da beş kuyum var, beşi de hatasız, firesiz, dediğimiz yerlerden su aldık. Mühendisin olabilir dediği, bizim yok dediğimiz yerden su çıkmadı” diye konuştu. Haber Merkezi

Kaynak:Haber Merkezi
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.