Altın 6448.92 %1.66
BIST 14421.15 %0
Dolar 46.4331 %0.02
Euro 53.5156 %-0.23
Sterlin 61.5678 %0.15

Yozgat'ın kahraman evladı ZAPTİYE AHMET

Yozgat'ın kahraman evladı  ZAPTİYE AHMET

Yozgat’ın kahraman evladı Ahmet Ersin Yücel’in namı diğer Zaptiye Ahmet’in hayatını anlatan Zaptiye Ahmet Kitabı çıktı.

Yozgat’ın kahraman evladı Ahmet Ersin Yücel’in namı diğer Zaptiye Ahmet’in hayatını anlatan Zaptiye Ahmet Kitabı çıktı. Gazetemiz köşe yazarlarından Kenan Eroğlu da daha önce Zaptiye Ahmet’i Çamlık Gazetesi’nde ‘Kahraman Bir Yozgatlı. (Zaptiye Ahmet)’ başlıklı yazısı ile kaleme almıştı.

“Ahmet Ersin Yücel,

1942 yılında Yozgat’ta doğar. Dedesi Şeyh Ahmet Efendi’nin tedrisatında yetişir. İlk ve orta öğrenimini memleketinde tamamladıktan sonra lise öğrenimi için İstanbul’a Haydarpaşa Lisesi’ne gider. Burada Mahir İz Hoca ile tanışır ve onun sohbet halkasına dâhil olur. Liseden sonra 1960 yılında İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ne başlar, burada bir yıl okuduktan sonra Edebiyat Fakültesi Şarkiyat Bölümü’ne kaydolur. Ahmet Ersin Yücel, aynı dönemde bir süre Haydarpaşa Lisesi’nde etüt öğretmeni olarak görev yapar. Çocukluk yıllarından itibaren ciddi bir okuma disiplini kazanır. Osmanlıca öğrenir ve bu bilgilenme süreci onun Osmanlı tarihine yönelmesine sebep olur.
Haksızlıklara, ölçüsüz davranışlara asla tahammül edemeyen Ahmet Ersin Yücel, nerede sıkıntılı bir durum görse müdahale eden, haksıza haddini bildiren bir insan olarak tanınır. Yollarda, otobüslerde, tramvaylarda nerede bir haksızlık, terbiye dışı bir davranış görse müdahale eder. Bu yüzden kendisine “Zaptiye” lakabı verilir.
Zaptiye Ahmet hayatında “bahane” kelimesine yer olmayan bir insandır. Tam bir cemiyet adamıdır. Bir cemiyeti bir arada yaşatan değerlere gölge düşmemesi için elinden gelen her şeyi yapar.”

Zaptiye Ahmet için “1960’larda Vatan Kurtarma Hikayeleri” kitabında; Ahmet İyioldu şu ifadeleri kullanıyor: “Genç yaşına rağmen tarihin içinden çıkıp gelmiş hissini veren bir Osmanlı idi. Her hali ve tavrıyla farklıydı, büyük küçük herkesi etkilerdi. Maalesef 1969 yılında bir mide kanaması sonucu kaybettiğimizde henüz 28 yaşındaydı. Milliyetçiler Derneğinden, ve Marmara Kıraathanesinden müşterek arkadaşımız Vehbi Erdebil, askerliğimi yapmakta olduğum Erzurum/Aşkale’ye kadar gelerek üzücü haberi vermiş günlerce süren kanamayı durdurmak için onlarca şişe kan verilmesine ve ihtimamla yürütülen tedaviye rağmen kurtarılamayışını gözyaşlarıyla anlatmış,beni de ağlatmıştı. Onu geç bulmuş, çabuk kaybetmiştik. Ateşli bir mizacı vardı, tarihten konuşurken gerginleşir, ecdada toz kondurmazdı. Allah razı olsun, tarihe ve Osmanlı’ya bakış açımızı sağlamlaştıranlardandı. Her vesileyle “mesele geçmek” tabir ettiği tarihi olayları değerlendirirken adeta kendinden geçerdi. Marmara Kıraathanesi’ndeki hararetli tartışmaların ortasında ve daima Osmanlı tarafında, Devlet-i Aliye’nin yanında yer alırdı. Zaptiye, Osmanlıcaya hakkıyla vakıftı, eski yazıyı okur ve yazardı.”

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.