Yozgat'ın kınalı kuzuları bu kez Çanakkale'ye gitti!
Zonguldak’ta izciler “Dedeciğim Ben Geldim" sloganıyla Çanakkale Milli Bilinç Kampı etkinlikleri çerçevesinde Çanakkale’ye hareket etti. Aileler, yolculuk öncesi evlatlarının saçına kına yaktı. Kına yakma merasimi Yozgat'ın vatan kahramanı Kınalı Hasan efsanesini akıllara getirdi.
10-18 yaş arası izcilere yönelik olarak; savaş dönemi Çanakkale’de yaşananlar, milli kültürün temel değerlerini öğrenmeye yönelik maddi ve manevi bilinç kazanmaları için etkinlik düzenlendi.
Uluslararası katılımcıların da yer alacağı kampa Zonguldak’tan Cıva Gençlik İzcilik Kulübü izcilerinden ve liderlerinden oluşan, 42 izci ve lider hazırlıklarını tamamlayarak Çanakkale’nin Eceabat ilçesine bağlı Kocadere Köyü yakınındaki kışla mevkiine hareket etti.

Yapılan duaların ardından izcilerin saçına kına yakıldı. Çanakkale’ye yolcu ettiği iki evladının saçına kına yakan matematik öğretmeni Azize Yılmaz Koca, “İki çocuğum var. Oğlum ve kızımı Çanakkale’ye yolcu ediyorum. Çok mutluyum ve gururluyum. Türkiye’nin şanlı tarihini evlatlarımın da yerinde görmesi gurur verici. İnşallah o maneviyatla gider o maneviyatla dönerler. Bizim tarihimizde kına yakmanın bir anlamı var. Bu dünyaya geliş amacımıza uygun evlatlarımı yetiştiriyorum. Ama inşallah vatana millete hayırlı evlatlar olarak yetişirler. Bu vatan kolay kazanılmadı. Bunun farkına varırlar. Kınayı yakarken o duyguları yaşadım” şeklinde konuştu.
Yozgatlı Kınalı Hasan ve Hikayesi Yozgatlı Hasan
Çanakkale Savaşı’nın Unutulmaz Kahramanı: Yozgatlı Kınalı Hasan’ın Hikayesi
Kınalı Hasan’ın Cesareti ve Annesinin Fedakarlığı: Bir Yozgatlı Yiğidin Çanakkale Destanı
Çanakkale Savaşı, Türk milletinin kaderini şekillendiren, tarihin en kanlı muharebelerinden biri olarak tarihe geçmiştir. Bu savaş, sadece cephede savaşan askerlerin değil, aynı zamanda onların geride bıraktıkları ailelerin de kahramanlık destanlarına sahne olmuştur. Bu kahramanlardan biri de Yozgat’ın Sarıkaya kazasından gelen Kınalı Hasan’dır. Kınalı lakabını, annesinin başına yaktığı kınadan alan Hasan, Çanakkale’de gösterdiği üstün cesaretle tanınmıştır.

Hasan, henüz genç bir delikanlıyken, Çanakkale Savaşı’nın en şiddetli günlerinde vatan savunması için cepheye katılmıştır. Yozgat’tan yaya olarak Çanakkale’ye uzanan zorlu bir yolculuktan sonra, 64. Piyade Alayı 1. Tabur 2. Bölük’e katılan Hasan, burada yüzlerce genç askerle birlikte savaşmıştır. Onun bölüğüne komuta eden Yüzbaşı Sırrı Bey, askerlerine hem bir komutan hem de bir baba gibi yaklaşmış, onların her biriyle birebir ilgilenmiş, dertleşmiş ve onları savaşa hazırlamıştır.
Yüzbaşı Sırrı Bey, Hasan'ın başındaki kınayı fark ettiğinde, bu alışılmadık durumu merak eder ve Hasan’dan bunun hikayesini öğrenmek ister. Hasan, bu kınanın annesi tarafından vatan için kurban olarak seçildiği için başına sürüldüğünü bilmediğini ifade eder. Yüzbaşı, Hasan'ın annesine mektup yazılmasını önerir. Ancak Hasan yazı yazmayı bilmediği için, bölük yazıcısı aracılığıyla mektup yazılır ve Yozgat’a gönderilir. Bu sırada, Çanakkale’deki savaş şiddetini arttırırken, Hasan ve arkadaşları düşmana karşı koyabilmek için canla başla mücadele ederler.
Mektup sonunda Yozgat’tan cepheye ulaşır. Mektupta Hasan’ın annesi Hatçe Hanım, oğlunun kendisine duyduğu sevgiyi ve kumandanına olan saygısını öğrenince duygulanır. Hasan’a olan sevgisini ve onu vatan için nasıl bir kurban olarak gördüğünü anlatır. Annesinin mektubunu okuyan Yüzbaşı Sırrı Bey, bu duygusal anı Hasan ile paylaşmak ister fakat Hasan’ın bir hafta önce Arıburnu’nda şehit düştüğü haberini alır. Hasan’ın şehadeti, Yüzbaşı’yı derinden sarsar ve Çanakkale’nin geçilmezliğinin arkasındaki manevi gücü bir kez daha hatırlatır.

Kınalı Hasan’ın hikayesi, bir annenin evladını vatan için feda etme kararlılığını ve bir askerin cesaretini simgeler. Hasan gibi binlerce genç, Çanakkale’deki gibi zorlu savaşlarda vatan için canlarını feda etmişlerdir.
Kaynak:İhlas Haber Ajansı
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.