Yozgat'ın Sorgun İlçesi'nde Domates Üretimine Yenilikçi Yaklaşım: Jeotermal Serada Üretiliyor!
Yozgat'ın Sorgun ilçesinde, jeotermal enerjinin yenilikçi kullanımıyla dört mevsim boyunca organik domates üretimi yapan bir sera dikkat çekiyor. Bu serada yılda yaklaşık 800 ton domates üretiliyor ve bu domatesler Avrupa ülkelerine ihraç ediliyor.
Yozgat'ın Sorgun ilçesinde jeotermal enerjinin yenilikçi kullanımıyla dikkat çeken bir sera, dört mevsim organik domates üretimi gerçekleştiriyor. Yaklaşık 4 yıl önce kurulan bu tesis, 30 dekar alana yayılmış topraksız tarım sistemiyle yılda 800 ton salkım domates üretiyor. Hormonsuz ve tamamen organik olan bu domatesler, Avrupa ülkelerine ihraç edilerek hem yerel ekonomiye katkı sağlıyor hem de Türkiye'nin tarım ihracatını güçlendiriyor. Bölgenin zengin jeotermal kaynakları, seracılığın yanı sıra turizm tesisleri ve konut ısıtmasında da etkin rol oynuyor. Bu yenilikçi yaklaşım, geleneksel tarımı dönüştürerek sürdürülebilir bir model sunuyor.
Jeotermal Enerjiyle Yıl Boyu Verimli Üretim
Sorgun'un jeotermal potansiyeli, seranın temelini oluşturuyor. Yeraltından çıkan sıcak su, sera içindeki ısıtma ve sulama sistemlerini doğal yolla besliyor; böylece enerji maliyetleri minimuma iniyor ve çevre dostu bir üretim sağlanıyor. Topraksız tarım tekniğiyle yetiştirilen domates fideleri, hidroponik sistemlerde besin çözeltisiyle besleniyor. Bu yöntem, toprağa bağımlı hastalıkları ortadan kaldırırken su kullanımını yüzde 90 oranında azaltıyor. Kış aylarında haftada bir, yaz döneminde ise 2-3 gün yapılan hasatlar, seranın verimliliğini gözler önüne seriyor. Yılda 800 tonluk üretim kapasitesiyle sera, sadece iç pazara değil, Almanya, Hollanda ve İngiltere gibi ülkelere düzenli sevkiyat yapıyor. Bu ihracat başarısı, domateslerin lezzetli tadı ve organik sertifikasıyla açıklanıyor; Avrupa standartlarını aşan kalite, uluslararası pazarlarda yüksek talep görüyor.

Yerel Kadınlara Yeni İstihdam Kapıları
Sera, 46 çalışanıyla özellikle Sorgunlu kadınlara öncelik vererek istihdam yaratıyor. Türkan Öcal, 1,5 yıldır serada görev yapıyor ve "Burada yıl boyu domates yetiştirmek büyük bir keyif. Ürünlerimiz Avrupa'da sofraları süslüyor, bu da bizi gururlandırıyor" diyor. İşini severek yaptığını belirten Öcal, esnek çalışma saatleri sayesinde ailesine daha fazla zaman ayırabildiğini ekliyor. Fatoş Erdoğan ise 4 yıldır serada çalışıyor; "Aileme ekonomik destek sağlıyorum. Hormonsuz domateslerimizi hasat etmek, geleceğimize yatırım gibi" diye konuşuyor. Bu kadınlar gibi onlarca çalışan, seranın paketleme, sulama ve hasat birimlerinde aktif rol alıyor. Proje, yerel kalkınmayı hızlandırırken kadın istihdam oranını ilçede yüzde 20 artırdı. Eğitim programlarıyla desteklenen personel, modern tarım tekniklerini öğrenerek kariyerlerini geliştiriyor. Böylece sera, sadece ürün değil, aynı zamanda umut ve bağımsızlık üretiyor.

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.